confessions

ryukon

gold - Admin

  1. toplam giri 376
  2. takipçi 10
  3. puan 4079

birini takip etme

ryukon
herhangi bir ottamızın profiline girip, takip et butonuna basarak, o ottamızı takip edebilirsiniz. Ayrıca takip ettiklerim butonuna bastığınızda sadece takip ettiğiniz kişilere ait olan başlık ve entryleri görürsünüz.

death stranding

ryukon
hideo kojima tarafından yapılmış olan ve ülkemizde 8 kasımda playstation 4 için yayınlanmış olan oyundur. oyunun gelecek yıl pc versiyonu da çıkacağı duyurulmuş ve ön satışa çıkarılmıştır.

oyun içerisinde Norman Reedus, Mads Mikkelsen, Lea Seydoux, Margaret Qualley vs. gibi dünyaca ünlü yıldızlar da kendi yüzleri ve sesleriyle yer almaktadır. Ayrıca oyunun müziklerinin de Hideo Kojima tarafından bizzat seçildiği belirtilmiştir.

gerek grafikleri gerekse de oynanışı olarak neredeyse herkesten büyük beğeni toplayan oyun, satış sayısıyla da rekorlara imza atmaktadır.

buraya kadar her şeyin çok güzel olmasına ve ülkemizdeki birçok oyuncu, büyük bir heyecan ile bu oyunu oynamak için can atsa da, maalesef oyunun ülkemizdeki satış fiyatının 399tl olması oyuncuları üzmüştür.

kişisel yorum: ben de büyük bir heves ve heyecan ile bu oyunu oynamak isteyen oyunculardan birisiydim. ancak o fiyatı gördükten sonra açıkcası şimdilik vazgeçtim, diyebilirim. eğer yakın zamanda zengin olmazsam ya da birisi hayrına bu oyunu bana hediye etmezse, birkaç yıl sonra oyunun modası geçerse ya da büyük bir indirim olursa oynayabileceğim gibi duruyor. gerçi bu ülke ekonomisiyle birgün oynayabilecek olmamıza bile şüfredecek hale geldik ama elden gelen bir şey yok. oynayan ve oynayacak olan ottalarımıza iyi eğlenceler diliyorum.


otakuturk.net/foto

türkçe altyazılı trailer



pubg mobile'i bilgisayardan oynamak

ryukon
ülkemizde çoğu kişinin yaptığı eylemdir. hatta youtube'a bakarsanız, mobile versiyonu pc'den oynayarak video çekenlerin sayısının, pc versiyonunu oynayanlara göre daha fazla olduğunu görürsünüz. ancak neden böyle bir şey yapılıyor anlamış değilim. hani pc versiyonu olmasa bir nebze bu durumu anlayabilirim ama bu şekilde hiçbir anlam veremiyorum.

oyun fiyatlarının cep yakması

ryukon
döviz fiyatlarının uçmasıyla birlikte her şeyin fiyatlarında yükseliş olduğu gibi oyun fiyatlarında da bir hayli yükseliş var. piyasaya sürülmesinin üzerinden 5-6 yıl hatta daha fazla geçen birçok oyunun fiyatları bile maalesef 100tl bandında bulunuyor. bu oyunların fiyatları indirim döneminde bile 60-70 liradan aşağı düşmüyor.

yeni çıkan oyunlara gelecek olursak, death stranding: 399tl, red dead redemption 2: 449tl, borderlands 3: 599tl gibi fiyatlardan satılıyor. hal böyle olunca fiyatlar cep yakıyor ve bazı oyunları oynamak, birçok oyuncu için sadece hayal olarak kalıyor.

avrupada ya da amerikada yaşayan bir oyuncu, yeni çıkan bu oyunların herhangi birine, 50-60 birim paraya sahip olurken bizler, 400-500 birim paraya ancak sahip olabiliyoruz ve tüm bunlar akla şu soruyor getiriyor "coğrafya kader midir?"

the witcher

ryukon
dinamiklerine alışana kadar çile çektiren fakat alıştıktan sonra vazgeçilmez haline gelerek büyük bir zevk ve heyecan ile oynanan oyundur. oyun sever birçok kişi bu oyunu öyle ya da böyle bir şekilde bitirmiştir. oyunu oynarken verdiğimiz kararlar oyunun sonunu etkilemekte ve verdiğimiz her karar bizi farklı bir sona götürmektedir. bu yüzden birçok oyuncunun, oyunu bitirmelerine rağmen farklı bir son görmek için tekrar tekrar oynadığı bilinmektedir. oynamayan varsa çok şey kaçırıyor demektir.


otakuturk.net/foto

ayrıca serinin aynı isimli kitabı da vardır.


otakuturk.net/foto

tüm bunlara ek olarak, serinin netflix tarafından çekilen ve başrolde henry cavill'in oynadığı dizisi, tarihinde bir değişiklik olmazsa 20 aralıkta yayınlanacaktır.


otakuturk.net/foto

çeviri ekibine ve çevrimiçi anime izleme platformuna gelen tepkiler

ryukon
bakın yıllardır söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim. verilen emeklere ve harcanan zamanlara gerçekten yazık oluyor ve ben bu duruma çok üzülüyorum. yıllardır "ryu konuşuyorsun ama kim okuyor? kim sallıyor? ancak kendi kendine konuşuyorsun." diyenlerin sesini bir kez daha duyar gibiyim. zira 7 yıldır burada bir farkındalık yaratmaya çalışıyoruz ama bir b*ka yaramıyor. ancak yine de tepkisiz kalamıyor, haksızlık karşısında susamıyorum. neyse çok uzattım konuya geliyorum.

çok kısa bir süre önce bir animenin bölümü, bir çeviri ekibi tarafından türkçe'ye çevrilip, editlenerek, hem fansub'un kendi sitesinde hem de çevrimiçi anime izleme platformlarından birinde yayınlandı. buraya kadar hiçbir sorun yok. fansub işini, düzgün, hızlı ve zamanında yaparak kocaman bir teşekkürü haketti. Öncelikle şahsım ile ekbimiz adına kendilerine teşekkür ederim. Daha sonra ben biraz meraklı ve olumlu olumsuz gelen tüm tepkileri dikkate alan birisi olduğum için, fansubun sitesinden gelen yorumlara bakayım dedim.

işte fansubun sitesinde gelen tepkiler ve yorumlar:


otakuturk.net/foto

bir de ne göreyim. tepki yok, yorum yok, beğeni yok... nasıl olur? dedim. kimse mi tepki vermez? kimse mi yorum yapmaz? diye düşündüm ve hemen çevrimiçi anime izleme platformunda aynı bölümü açtım ve gelen tepkileri ve yorumları görmek için hızlıca aşağı kaydırdım.

bu da çevrimiçi anime izleme platformunda bölüme gelen tepkiler ve yorumlar:


otakuturk.net/foto

kişileri ifşa etmemek adına yorumları vs. paylaşmadım ama oturdum tek tek gelen yorumların hepsini okudum ve bazılarını sizler için derledim.

"bölüm ertelendi mi?"

"çeviri için teşekkürler"

"elinize sağlık"

iki kişinin konuşması:
+"yarın beklerken bugün geldi."
-"işte çevrimiçi anime izleme platformunun ayrıcalıkları bunlar hep"

"Sırf bu anime için başka sitede 300 tane reklama katlandım söyleseydiniz beklerdik :("

bu yorumlar fansub'a değil, çevrimiçi anime izleme platformuna yazılmış. sonra da diyorlar ki; "türkçe çeviri kötü", "türkçe çeviriye gereken önem verilmiyor." "bizim görüşlerimiz neden dikkate alınmıyor" vs. vs.

sözün özü, işi yapanlara ve çalışanlara bir teşekkür bile çok görüldüğü için, kaliteli fansublar günden güne bir bir kapanırken, sırf popüler sitelerde ilgi çekip beğeni kasmaya çalışanlar sağolsun. birileri yattıkları yerden ceplerini dolduruyor. sonra da diyorsunuz ki; "ryu neden küfrediyor."

fansubları da anlamıyorum. tüm bunlara rağmen hala neden başka sitelere de yüklüyorlar. yüklemeyin kardeşim başka sitelere, izlemek isteyen gelsin sizin sitenizden izlesin. ha illa yükleyecekseniz de kendi sitenize yükledikten 15 gün sonra yükleyin, 1 ay sonra yükleyin. onuda mı ben söyleyeyim..

black clover serisindeki elfler ile olan savaş

ryukon
serinin yapımcıları, "seriyi uzatalımda nasıl uzarsa uzasın" mottosunu benimsedikleri için, en zayıf elf savaşçısına karşı yapılan dövüşün bile 1 bölüm sürdüğü savaştır.

tamam anlıyorum ana karakterlerin savaş tecrübesi kazanarak güçlenmesi ve en güçlü elf savaşçılarına karşı kazanması için bu gücü kullanmaları lazım eyvallah ama nasıl olsa son savaşlarda yine power up alacaklar. Yani her arc, her ana karaktere 2-3 kere power up yaptıracaksanız yandık. valla bleach serisindeki karakterler bile bu kadar power up almadı.

sözün özü, şu orta segment elf savaşçılarını bir salın da sırf ana karakterler power up alacaklar diye filler tadında uzatılmış bölümler izlemeyelim.

bakuman

ryukon
yıllar önce severek ve büyük bir heyecanla izlediğim. ayrıca favori serilerimden birisi olan yapımdır. konusu, işlenişi ve çizimleri 10 numara 5 yıldızdır. izledikçe kendine daha fazla bağımlı hale getiren ve karakterler seri içerisinde acele edip koşuştururken, sanki sizde oradaymış gibi heyecana kapılarak "acaba ne olacak", "bitecek mi?", "çabuk", "hadi ama" vs. gibi tepkiler vermenize neden olan bir seridir. eğer izlemediyseniz çok şey kaybediyorsunuz demektir. şiddetle tavsiye ediyor, izlemeye başlayacak olanlara şimdiden iyi seyiler, iyi eğlenceler diliyorum.

seriden biraz bahsedecek olursak, mangaka tsugami ohba tarafından yazılıp çizilen serinin mangası 2008 - 2012 yılları arasında 20 cilt olarak yayınlanmıştır. Serinin animesi ise 2010 - 2013 yılları arasında, her biri 25'er bölümden oluşan 3 sezon ve toplamda 75 bölüm olarak yayınlanmıştır.

konusu: mashiro moritaka, bir ortaokul öğrencisidir ve hayali, yıllar önce ölen amcası gibi mangaka olabilmektedir fakat amcasının manga uğrunda harcadığı yılları ve ünlü bir mangaka olamadan ölmesini gördükten sonra, mangaka olma hayalini bir kenara bırakmış ve derslerine odaklanmıştır. Ancak gayet başarılı bir çizer olan Mashiro, tüm bunlara rağmen çizim yapmayı bırakmamış daha doğrusu bırakamamıştır. Tüm bunların yanı sıra Mashiro, onunla aynı sınıftaki Azuki Miho'dan hoşlanmakta fakat bir türlü ona açılamamaktadır.

Birgün çizimlerini yaptığı defteri okulda unutan mashiro, defteri geri almaya geldiğinde, defterin sınıfın en zeki ve en sosyal öğrencilerinden birisi olan Takagi Akito'da olduğunu görür. Defteri, mashiro'ya versede Takagi mashiro'nun çizimlerini görmüştür ve ona hikayeler yazdığını ancak bu hikayelerin çizimini yapıp birlikte manga haline getirebileceği birini aradığını söyleyerek ona ortaklık teklif eder. mashiro bu teklifi hemen reddetse de takagi hemen pes edecek bir tip değildir. Mashiro'ya Miho'nun da anime ve mangaları sevdiğini hatta hayalinin bir seslendirme sanatçısı olmak olduğunu söyler. Böylece Takagi, hayalleri için küçük bir oyun oynar.

Akşam Mashiro'yu da alarak miho'nun evinin kapısına giderler. miho'nun hayalini duyan Mashiro, kendini tutamayarak ve haykırarak Takagi ile birlikte resimlerini kendisinin çizeceği bir manga yapacaklarını söyler. Bu manganın anime uyarlamasında ise ana kadın karakterin seslendirmesini miho'nun yapmasını ister. Bunu duyduğuna çok sevinen ve büyük bir heyecana kapılan Azuki, hiç tereddüt etmeden ve ikiletmeden teklifi hemen kabul eder. ancak Mashiro'nun bir isteği daha vardır. mashiro, Azuki'ye "ikimizin de hayalleri gerçekleştiğinde benimle evlenir misin?" diye sorar. yanıt ise beklenmedik ve hızlı bir şekilde gelen "evet"tir. böylece macera başlar...


otakuturk.net/foto


jackie chan the adventures

ryukon
2000- 2005 yılları arasında 5 sezon ve 95 bölüm olarak yayınlanan ve başrolünde jackie chan'in kurgusal versiyonunun olduğu çizgi dizisidir. Serinin bir kısmı 2007 ve daha sonraki yıllarda, ülkemizdeki bazı tv kanallarında da yayınlanmıştır.

konusu: jackie bir arkeologtur. Arkadaşlarıyla yaptıkları araştırma sırasında bir mağara bulurlar. jackie tam arkadaşlarına "bubi tuzağı olabilir, sakın hiçbir şeye dokunmayın" diyecekken, arkadaşlarından birinin çoktan bir kılıca dokunduğunu ve bubi tuzaklarını aktif ettiğini görür. Jackie, arkadaşlarını mağaradan kurtarır fakat kendisi mağarada kapana kısılır. Ancak mağara tamamen çökmeden evvel, son anda bir kalkan bulur ve bu kalkanın yardımıyla mağaradan kaçmayı başarır. Başlangıçta bu kalkanın sıradan bir antik eser olduğunu düşünse de, kalkan yüzünden yakuza ve bir hükümet örgütü peşine takılır. Kalkanı yakuzaya kaptıran jackie, artık kalkanın çok önemli bir eser olduğunu düşünsede gerçeği daha sonra öğrenir. Önemli olan kalkan değil, üzerindeki tılsımdır.

Bu tılsımlar 12 tanedir ve her biri 12 hayvanlı takvimdeki 1 hayvanın simgesini taşır. her tılsım hız, güç, uçmak, hızlı iyileşmek, ölümsüzlük vs. gibi farklı bir güç barındırır ve tılsımı taşıyan kişi de bu güçleri kullanabilir. 12 tılsımı bir araya getiren kişi yenilmez olur. Bu gerçeği öğrenen jackie, 12 tılsımın kötü insanların eline geçmeden evvel toplanması gerektiğine karar verir ve 12 tılsımı aramak için yola koyulur.


otakuturk.net/foto

opening 1

jackie chan

ryukon
hollywood denilince aklımıza gelen ilk 3 asyalıdan birisi olup aslen çinli olan ve 150'den fazla filmde rol alıp aktör, yönetmen, yapımcı, senarist, dövüş ustası ve çok daha fazlası olarak birçok alanda çalışmış olan kişidir. ülkemizde bir nesil, bu adamın filmlerini izleyerek büyümüş olup bu filmleri gerçekten severek ve büyük bir hayranlıkla izlemiştir. Ayrıca 2000-2005 yılları arasında, başrolünde jackie chan'in olduğu, jackie chan the adventures adında amerikan yapımı bir çizgi dizide yayınlanmıştır.


otakuturk.net/foto

minecraft

ryukon
dünya düz mü, yuvarlak mı yoksa geoit mi? tartışmalarına son noktayı koyan ve "dünya küptür" diyerek, insanlarda dahil olmak üzere her şeyin küp olduğu ve bu küplerle oyuncuların ne isterlerse onu yaptıkları bir dünyada geçen, 21. yy. gençliğinin ve bir dönem youtuberların onlarca saat oynadığı oyundur.


otakuturk.net/foto

rüyasında anime karakteri gördüğünü söyleyenler

ryukon
hatta aynı rüyada anime karakteriyle aşk yaşadığını iddaa edenler var.

siz ne yaşadınız? bu nasıl bir durum? bu nasıl bir yokluk? bu nasıl bir psikoloji? bu sorularıma cevap arıyorum.

Ancak artık ben bu durumu ne anlayabiliyorum. ne de bu kişilere karşı bir empati kurabiliyorum. bu durum karşısında aklıma sadece iki şey geliyor. ya sentetik bir şeyler kullanıp dozu ayarlayamıyorlar ya da birileri mazhar osmanlık olmuş.

en iyi anime şudur budur diyenler

ryukon
çocukluğumuzda neredeyse her ulusal kanalda yayınlanan animeleri izlemiş, 2008-2009 yıllarındaki mtv türkiye kanalında yayınlanan, anime gecesi programını canlı yayınlandığı zamanlarda izleme şansını yakalamış ve 90'lı yıllarda çoçukluğunu yaşamış biri olsam da tüm bunları bir kenara bırakırsak, düz hesap 10 yıldır anime izliyorum. Ancak yıllardır "en iyi anime şudur" diyemedim fakat sosyal medyaya bakıyorum. insanlar birbirleriyle "en iyi anime şudur", "yok asıl budur", "sen ne anlarsın", "bunu dışlayalım", "hurraaa linç edelim" vs. gibi tartışıyorlar hatta birbirlerine ağza alınmayacak hakaretler edip küfürleşiyorlar. narutardlar mı dersin titancılar mı? yoksa haikyuu fanlarını mı seçersin. ne ararsan var. seçenekleriniz bol, seçip beğenip alın. Alın almasına ama bu anlamsız ve bitmeyen tartışma neden?

assassin's creed

ryukon
ubisoft tarafından ilk kez 2007 yılında piyasaya sürülen ve bir suikastçiyi kontrol ederek bizlere verilen görevleri yerine getirdiğimiz efsane oyundur. 2007'den günümüze kadar, hepsi birbirinden iyi ve her birinin kendi ayrı hikayesi olan birçok oyunu yayınlanmıştır. Ayrıca serinin kitapları ve filmi de vardır.


otakuturk.net/foto

bir yer hayal edin

ryukon
-nüfusu neredeyse 40000 (kırk bin) olsun.
-sosyal ve kültürel etkinlik neredeyse hiç olmasın.
-tiyatro ve sinema olmasın.
-kırtasiyeler de olmasa kitap alabileceğiniz d&r vb. kitapçılar ve/veya sahaflar olmasın.
-haftalık ve/veya aylık çıkan dergileri alabileceğiniz hiçbir yer olmasın.
-kütüphanesi insanların göremeyeceği bir yerde ve ufacık olsun. ayrıca neredeyse giden hiç olmasın.
-şahsi aracınız yoksa, akşam saat: 21.00'dan sonra şehir merkezine ulaşım olmasın.
-sahili olsun ama akşam ışıklar yanmasın ve ortalık zifiri karanlık olduğu için kimse sahilde gezmesin.
-bir sahil yeri olmasına rağmen balık ekmek yapan tek bir yer bile olmasın.
-kokoreç, köfte ekmek, midye dolma gibi sokak lezzetleri olmasın.
-burger king, mc donalds, dominos gibi ülkenin her yerinde bulunan lokantalar olmasın.
-ptt ve bir alternatif dışında, hiçbir kargo firmasının şubesi olmasın ve evlere kargo teslimatı yapılmasın.
-internet altyapısı olmasın.
-insanların aktif olarak takıldığı bir caddesi olmasın.
-avm olmasın.
-kadınların rahatsız olmadan çay, kahve vs. içebileceği bir cafe olmasın.
-adidas, nike, h&m gibi mağazaları bir kenara bırak, defacto ve lcw gibi mağazalar bile olmasın.
-kıraathaneler dışında, arkadaşlarınızla birlikte okey, tavla vb. oyunlar oynayabileceğiniz bir mekan olmasın.
-yaşlılar tarafından pub ve club tarzı yerlere kötü gözle bakılsın. Bunların şehire açılması engellensin. Ancak neredeyse pavyon sayılabilecek yerler paraya para demesin.
-istediğiniz zaman istediğiniz şehire bilet bulamayın.
-bir eşya almak istediğinizde, internet fiyatı 1, mağaza fiyatı 1.5 liraysa bu yerdeki en düşük satış fiyatı 3 lira olsun.
-iş olanağı olmasın ve insanlarının kaderi belli kişi ve zümrenin keyfine kalmış olsun.
-her 2 gençten birisi gurbetçi olup şehri terk etsin.
-yapacak bir şey olmadığı için, insanlar akşam ezanıyla evlerine gitsin ve akşam ezanından sonra sokakta neredeyse hiç insan olmasın. Sokakta kimse olmadığı için de polisler belli bir saatten sonra sizlere, "gençler hadi artık evlerinize gidin" desin.
-Yine de tüm bunlara rağmen halkın 3'te 2'si yaşadığı hayattan ve bu durumdan memnun olduğunu söylesin.

şimdi sizlere soruyorum. hayal edebildiniz mi? eğer hayal ettiyseniz, muhtemelen çoğunuz bunların korkunç bir distopya olduğunu ve böyle bir yerin olamayacağını düşünüyorsunuzdur. Ancak maalesef böyle bir yer var ve ben böyle bir yerde yaşıyorum. sorumluların .............................................................
1
0 /