confessions

undertakersss

➤ - birinci nesil otta

  1. toplam giri 146
  2. takipçi 1
  3. puan 1255

8d müzik

undertakersss
severim ama kafa şişiriyor bir süre sonra. bazı kanallarda filtrelileri var onlar çok güzel oluyor. genelde yağmur efekti verdikleri favorilerim oluyor. hele gece geç saatte, karanlıkta, uykusuzca yatarken ayrı bir güzel oluyor ^^

okulların tatil olmasıyla birlikte fansub çevirmen ve editör sayısında hızla artış olması

undertakersss
fansubların dikkatsizliği. öncelikle bu insanlar bu konuda yeterli değiller. normal zamanda bile çeviri yapan birinin basic japonca bilmesi taraftarıyımdır. böylece ingizlice çeviride insanın kafasına yatmayan bir şey olunca orijinal kaynağa gidip kontrol edebilir, ama tabii şart değil bu farklı ingilizce kaynaklara bakarak halledilebilir bir sorun bu. yinede daha kesin çeviri yapılması için bunu savunabilirim. (şimdi diyeceksiniz ki temel japonca bilen adam çeviri mi yapar, ama şunu belirtmeliyim ki japoncaya ilgi duyan ve hiraganayla katakana bilen o kadar çok kişi görüyorum ki bana imkansız gibi gelmiyor. gerçi ben sadece çevremi biliyorum, belki de sandığım kadar kişi bilmiyordur.) fakat bu insanlar bırak temel japoncayı doğru düzgün ingilizce bile bilmiyor. bu fansublar neden bu insanları kontrol etmiyor. bir zamanlar facebook sayfalarında adminlik yapmak için belli bir yeterliliğe sahip olman gerekiyordu. belli bir arşivin, belli bir sayının üstünde anime izlemiş, manga okumuş olman gerekiyordu. yeri geliyordu yabancı kaynaklardan yararlanabilmen için az buçuk dil bilmen gerekiyordu. bırakın çevirmenliği, adminlik için gerekenlerdi bunlar. iki gün sonra bu insanlar kendi hayatlarına geri dönecek, bu serileri bir kenara atacaklar. fansublar da ne kadar çok seri o kadar iyi diy düşünerek mi bunları alıyor bilmiyorum.

yıllar önce türkçe kaynaktan manga okumayı bırakmıştım aynı baştan savma çevirmenlik yüzünden ama gördüm ki pek bir şey değişmemiş. yazık ne diyim. milletin ciddiye alarak yaptığı işi baştan savma yapıp ego kasıyorlar sadece. yarın bir gün çıkar "ben şu şu fansub da çevirmenlik yaptım/yapıyorum" da derler artık.

ikilem oyunu

undertakersss
boş bir arazide bağırarak şarkı söylemek ( zaman zaman gece gezmelerimde gittiğim, güzel kampüs gölümüzde yaptığım bir şey zaten bu)

çok sevdiğin bir sanatçının konserine ön sıradan biletle gitmek mi, yoksa en sevdiğin filmi müthiş konforlu bir sinemada rahatsız edilmeden izlemek mi? (covid-19'u denkleme sokmuyoruz, hiç yokmuş gibi davranalım dfghjkl)

bir kişinin 100'den fazla anime izleyebileceğine inanmayan kitle

undertakersss
bunun movie'si var, ova'sı var, bölümü 5 dakika çerezlik olanı var, 12 bölümlük olanı var. bunlara hiç bakmadan tane hesabı baktığında 100 tane animeyi 6 ayda rahat bitirirsin :p türk dizisi değil bu bir bölümü 2 saat sürsün -,- bu ülkede bilmem kaç bölümlük arka sokaklar dizisinin her bölümü izlemiş insanlar var, 100 tane anime ne ki peh

#susamam

undertakersss
hala dinlerim, hala güzeldir. bu tür konularda hassaslaşmaya başladığım bir anda karşıma çıkıp beni daha da gaza getirmişti. o zamandan bu zamana kadar daha da bilinçli bir tüketici olmaya başladım. çevreme karşı daha duyarlıyım şu an, inanın eski halimden daha hafif ve rahat hissediyorum bu şekilde yaşayarak. ne var ki başlığı açarken dediğim gibi oldu gerçekten. bir anda ilgi toplayıp sonra unutuldu. belliydi zaten böyle olacağı. güzel ülkemin güzel insanının daha önemli endişeleri var maalesef, böyle bir konuya kafa yormaya vakitleri yok.

bts

undertakersss
2013 yılında çıkış yapmış, güney kore'li grup. her ne kadar k-pop sanatçısı olarak geçseler dahi bir çok türde parçaları bulunduğu için şahsen k-pop grubu olarak tanıtmak istemiyorum. toplam 7 kişilik bir grup ve her birinin birbirinden yetenekli olduğunu düşünüyorum. beni tekrar kore müziğine aşık ettiler.

küçük bir şirketten çıkış yaptıkları için zamanında bir çok kişi tarafından küçük görülmüş, televizyon programlarında görüntüleri kesilmiş, hem kendilerinden yaşça büyük hemde küçük diğer gruplar tarafından hor görülmüş, katıldıkları programlarda kaile alınmadıkları için kendilerine soyunma odası bile verilmediği için tuvaletlerde yada koridorlarda üstlerini değiştirmişler. sosyal medyada her bir üyesi ayrı linç edilmiş ve ölüm tehditleri almış. buna rağmen gözlerini karartıp kariyerlerine devam etmeye karar vermişler.

bu grupla ilgili en sevdiğim şeylerden biri her birinin kendini ayrı olarak yansıtmasına izin veriyor olmaları. genelde bu tür gruplarda belli başlı üyeler daha fazla ilgi odağı oluyor ve bu üyeler kendi solo parçalarını çıkartabiliyor yada tek başlarına sponsorluk alıyorlar, fakat bu grupta böyle bir şey yok. üyelerin her biri ayrı ayrı şarkılarda öne çıkıyor ve hepsinin kendi solo şarkıları da çıkıyor. sanırım toplam 4 farklı albümde hepsinin kendi solo şarkıları var. buna rağmen yine de kendi müziklerini yapmak istedikleri için gruptan ayrı kendi solo şarkıları da var.

buraya bütün gün yazı yazarak bu grubu ne kadar sevdiğimi ve ne kadar başarılı oldukları yazabilirim ama buna gerek olduğunu sanmıyorum o yüzden sizlere bir sürü şarkı linki bırakıyorum. belki birisi hoşunuza gider de sizde benimle aynı çukura düşersiniz dfghjklş

öncelikle belirli albümlerden en sevdiğim grup şarkılarını atmak istiyorum dfghjkl

dark&wild albümünden "hip hop phile"


the most beautiful moment in life albümünden "butterfly" ve "silver spoon"



wings albümünden "interlude: wings" ve "am i wrong"



love yourself:her albümünden "pied piper" ve "mic drop"



love yourself tear albümünden "the truth untold", "134340" ve "tear"




map of the soul persona albümünden "mikrokosmos" ve "home"



map of the soul 7 albümünden "black swan", "louder than bombs" ve "we are bullet proof : eternal"




bu kısımdan sonra solo çıkarttıkları şarkılardan en sevdiklerimi eklemek istiyorum sdfghjkl

kim seokjin : epiphany


Kim namjoon : moonchild


jung hoseok : mama


min yoongi : seesaw


park jimin : filter


kim taehyung : winter bear


jeon jungkook : my time



bunların tamamı benim fangirl'lük yapmam sonucu saçmalamalarımdır çok ciddiye almayınız dfghjklş ama şarkıları dinlemenizi öneririm çok güzeller çünkü :p


(bu arada yazdığım ve uğraştığım en uzun girdi olabilir bu sdfghjkl)
2

kpop

undertakersss
zamanında ayıla bayıla dinler, günlerce grup üyelerine bakarak isimlerini öğrenmeye çalışırdım. sonra yaklaşık bir 4-5 yıl boyunca hatırı sayılır sayıda bir k-pop sanatçı topluluğu oldukça sıradanlaşmaya başladı. aynı tune, aynı temalar, aynı danslar, aynı işlenmiş fabrikalaşmış müzik tipi. oldukça soğuttu beni açıkçası. tabii ki önceden dinlediğim şarkıları dinlemeye devam ediyordum fakat bu müzik şirketlerinin idoller üzerindeki baskısı sonucu oluşan kimlik kaybı ve kendini yansıtamama durumu oldukça sinir bozucuydu. bu şirketlerin, bu idolleri sanatçıdan çok birer nakit para sağlayıcısı olarak görmeleri sonucu olan bir şeydi, idollerin anlaşmaları gereği bu konuda pek söz hakları olmadığı için onlara lafım yok. yine de uzunca bir süre ara vermiştim, sadece arada yeni çıkan bazı parçalara bakıyordum o kadar. sonra bir gün ( yaklaşık 1,5 ay kadar önce) izlediğim bir dizide arkada çalan müziği çok beğendim ve şarkının asıl halini, şarkıyı söyleyen sanatçıları merak ederek bu k-pop çukuruna geri düştüm.

meğersem dizide şarkıyı söyleyen kişiler BTS grubundan Kim Seokjin ve Kim Taehyung' imiş. ki bts sayesinde tekrar k-pop çukuruna düştüm. evet yaptım bunu. evet bir army olarak zor günler geçiriyorum dfghjklş ( army: bir müzik grubu olan bts'in fanlarına verilen ortak isim)

(şarkıyı merak eden varsa şöyle bir atayım şuraya, ben kendi kanallarındaki performans videosunu atıyorum ama spotify'da stüdyo kayıt hali var)



bunun dışında eskiden dinlediğim ama hala aktif olan gruplara da tekrar başladım ( exo, b.a.p )

yeni gruplar keşfettim ( mamamoo, ateez, txt, gıdle, nct, monsta x, onewe, astro)

fakat her ne kadar sanatçılar şu an kendilerini daha ili ifade edebiliyor ve istedikleri tipte müziği yapabiliyor olsa dahi hala bu şirket baskısı devam ediyormuş onu da görmüş oldum. bunun en büyük örneği blackpink. şarkıların hepsi fabrika çıkışlı gibi. sanatçılar şirketleri sebebiyle ilk zamanlardaki heveslerini kaybetmiş gibiler. umarım bu baskı dönemi biter ve kendini özgürce ifade edebilen, hevesli sanatçıları daha çok görürüz.



0 /