serenad

rutsama
zülfü livaneli'nin eseridir zat-ı muhterem. aslında çağdaş türk edebiyatından çok fazla kitap okumasam da seranadı okumuş ve beğenmiştim. kitap gerek konusu gerekse anlatımı bakımından gayet akıcı ve sürükleyiciydi. okurken insanı sıkmayan, gereksiz ayrıntılara, bilgilere ve tasvirlere girmeyen bir anlatımı vardı, bu da kitabın en büyük artılarından. zülfü livanelinin okuduğum tek kitabı oldu serenad fakat bu kitaptan sonra diğer eserlerini de okuma düşüncesini oluşturdu bende, ki bu da elif şafak gibi yazarların popüler olduğu şu dönemde bir kitap için büyük başarı sayılabilir.

konusuna gelince; 2001 yılının şubat ayında ist. üni. çalışan maya duran'a 1930lu yıllarda ist. üni. hocalık yapmış alman bir profesörü karşılaması için görev verilir. bir nevi rehber görevi olan bu işte profesör, maya'dan kendisini şiliye götürmesi ister ve olaylar ondan sonra başlar. kitapta nazi almanyasındaki yahudi soykırımı, soykırımdan kaçan yahudilerin o dönem istanbulda görev yapmaları, mavi alay, dönemin siyasi ortamına ilişkin epey konu geçse de asıl hikaye kendisi bir alman olan profesörle ile yahudi karısının aşkını anlatıyor(spoiler vermemek için uzatmıyorum). (bkz:für nadya)