arlong

trao
one piece serisindeki kötü karakterlerden biri. Kendisi balık adamdır. Güneş korsanlarından ayrıldıktan sonra kizaru tarafından yakalanıp impel down'a mahkum edilmiştir. Savaş lordu Jinbei sayesinde ise serbest bırakılmıştır. Serbest bırakıldıktan sonra doğu mavi'ye gidip korsanlık yapmaya devam etmiştir. İnsanlara karşı acımasızdır. Bunun nedeni insanların deniz halkını (deniz kızları ve balık adamları) hor görmeleri ve canavar/hayvan muamelesi yapmalarıdır.

yaoicilerin ve korecanların linçleme alışkanlığı

suzuki san
sanırım sorun tam olarak böyle başlıklar. birilerini kalıba sokmak. o kalıba sığdırmak, bu şekilde kişiyi belki de rencide etmek. kişiyi manipüle edip belkide hiç düşünmediği bir biçime yönlendirmek. en büyük sorunumuz insanı insan olarak görememek. bireyin psikososyal ve psikoseksüel gelişim basamaklarını bilmemek ve kendi düşünce yapımızı aşırı doğru buluyor olmamız. hoşgörünün bulunmaması.

olayın yaoici veya korecancı olmakla alakası olduğunu sanmıyorum.
örnekler vereyim.
-35 yaşına gelip 15 yaşında davranan insan var. yaşadıklarını ben bilemem, belki travması var. nasıl düşünüp, davranacağını eleştirmek bana mı düştü?
-12-13 yaşında henüz ergenlikte. doğru şu desem inadına yanlışı seçecek yaşta, benim sevdiğim animeyi nasıl kötülersin diye ana bacı sövenini gördüm, ne kadar anlatsam anlamayacak. o dönemi hiç mi yaşamadın?
-sabahtan akşama ailesinden, çevresinden ya da içsel olarak şiddet gören insanlar var. sosyal medya bunlar için adeta duygu selini akıttığı, gerçekte ağzını açıp söyleyemeyeceği, savunamayacağı şeyleri özgürce ifade edebildiği bir mecra. tek özgürlük alanında canhıraş sevdiği bir şeyi savunmasının neresi garip ki? fangirl mü? evet. rahatsız edici mi? evet. ama o bu durumu anlayacak psikolojide değil ya da anlamasına rağmen böyle davranarak rahatlamak istiyor.
işte böyle psikolojideki ya da dönemdeki birini eleştirdiğinde alacağın cevaba hazır olacaksın. herkes üstün insan değil, herkes kendini gerçekleştiremiyor.
bahsedilen tüm sorunlar film sever, dizi sever, oyun sever v.b. gibi gruplar için de geçerli.
sosyal medya çoğu kişinin ego mastürbasyonu yaptığı bir yerken, çoluk çocuğun yazdığını eleştiremiyorum bile. yaş dönemi bunu gerektiriyor diyip geçiyorum.

Not: bu girdi bir fujoshi tarafından yazılmıştır ve korecan değildir. hatta yaoi okumayı seven çoğu insanın yaoi anime izleyemediğini, sevmediğini, hoşlanmadığını biliyor muydunuz? asıl sorun birilerini kalıba sokmak demiş miydim?

hataraku saibou black

ryukon
hataraku saibou serisinin karanlık versiyonudur. içki, sigara, stres, cinsel yolla bulaşan hastalıklar vs'nin insan vücuduna olan etkileri ve vücuttaki hücrelerin bunlara karşı nasıl tepki verdikleri anlatılmaktadır.

bu versiyonunu orjinal versiyona göre daha çok beğendim fakat biraz daha karanlık olsa çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum. ancak tv'de yayınlanan bir seri olduğu için buna da şükür demeden de edemiyorum. seriyle ilgili tek sevmediğim nokta ise, orjinal serideki psikopat nötrofil reis yerine bu seride büyük göğüslü bir hanım ablamızın yer alması. aslında hanım ablamızın göğüsler standart boyutlarda olsa yine eyvallah ama yapımcılar maaşallah abarttıkça abartmışlar. bu kısmı saymazsak gayet başarılı bir seri olduğunu söyleyebilirim
1

kılıç ustası kadın karakterlerin büyük memeli çizilmesi

ryukon
çoğu seride kılıç ustası olan kadın karakterler büyük memeli çiziliyor. neden?

erza scarlett --- fairy tail
saeko busujima --- high school of the dead
aya natsume --- tenjou tenge
kirigakure shura --- ao no exorcist
esdeath --- akame ga kill

vs. hep büyük memeli çizilmiş karakterler. ee... bu tribünlere oynamak değilde nedir?
şu olaydan mutlu olanlar var mı çok merak ediyorum

playstation 5

ryukon
2020 yılının kasım ayında piyasa sürülen yeni nesil oyun konsoludur.

ilk çıktığı dönem de türkiye satışı fiyatı 8299tl olarak açıklanmasına rağmen, ülkemin fırsatçıları sağolsun piyasası 13-14bin liralara kadar çıkmış fakat geçtiğimiz günlerde dijital sürümünün 5999 liradan piyasaya sürülmesi ve normal ps5'in yeni fiyatının 7499tl olarak açıklanmasıyla birlikte fiyatlar bir anda düşmüş ve piyasa biraz olsun rahatlamıştır.

not: ekran kartı bulmanın zor olduğu bu dönemde oyuncular için büyük bir şans ve alternatiftir.

valheim

ryukon
bu aralar gerek ülkemizde gerekse de dünyada popüler olan hayatta kalma oyunu.

ayrıca 32 liralık fiyatı, 500mb boyutu ve düşük sistem gereksinimi istemesine rağmen yüksek görüntü kalitesi sunmasıyla da oyuncuların kalbini daha da fazla kazanan oyundur

geçtiğimiz günlerde henüz 1 aylık dahi olmamasına rağmen anlık 500 bin oyuncu barajını geçerek, steam üzerinde anlık olarak en çok kişi tarafından oynanan 2. oyun olmuştur.

açıkçası oyunun çıkışı, yükselişi ve bir anda tüm dünyada popüler olması bana fortnite'ın ilk çıktığı zamanları hatırlattı. fortnite'da böyle bir anda patlamıştı fakat şimdilerde adı sanı pek duyulmuyor. umarım bu oyunun da sonu ona benzemez

yayıncıların donanım sponsorlarının olmasını kıskanmak

ryukon
yaptıkları işi, parayı, pulu vs değil de şu olayı çok pis kıskanıyorum. düşünsenize siz evdeki ekran kartınızla acı çekerek, en düşük ayarlarda oyun oynamaya çalışıyorsunuz ama adamlara rx 3090'ı sponsor yolluyor veya siz hala ps3 ile oynuyorsunuz ya da ps4'e, ps5 çıktıktan sonra ancak sahip olabilmişsiniz ama adamlara ps5 çıkar çıkmaz sponsor tarafından yollanıyor. çok iyi değil mi ya? mesela benim kulaklığın derisi soyuldu, rengi soldu, süngerleri parçalanıyor falan yani şaftı kaydı ama ben boşuna masraf etmeyeyim diye değiştiremiyorum fakat adamlarda kablolu, kablosuz, ışıklı, ışıksız, farklı renk seçenekli vs. vs. kulaklık var. mikrofonları, kameraları, gamepadleri, ekranları, klavyeleri, mouseları vs saymıyorum. çok iyi değil mi?

assassins creed 2

ryukon
assassins creed serisinin ikinci, ezio üçlemesinin ise ilk oyunudur. 2009 yılının son çeyreğinde piyasaya sürülmüştür. çoğu assassin's creed sevdalısını seriye bağlayan ve oyunun bugünlere gelmesini sağlayan oyundur da diyebiliriz. hikayesi 1470'lerin İtalya'sında geçmektedir. ilk oyunun ardından birçok eksik giderilmiş ve getirilen yeni özellikler ile birlikte biz oyunculara daha kaliteli ve daha eğlenceli bir oyun sunulmuştur.

oyun genel olarak güzel. bir oturuşta 8-10 saat hatta daha uzun süreler sıkılmadan oynayabilirsiniz. çatılara çıkmak, hoplamak, zıplamak, sağda solda düşman öldürmek falan zevkli işler. eğlenceli, görevleri çok zor olmayan ve yan görevlerle birlikte 2-3 günde %100 olarak bitirebileceğiniz bir oyun. sadece ana göreve odaklanırsanız daha kısa sürede de bitirebilirsiniz.

oyunun kötü ve eksik yanları;
-süreye dayalı görevlerin süresinin ucu ucuna yetmesi; bazı görevlerde, özellikle suikatçi mezarı görevlerinde, az kafamda bir plan yapayım, şuradan şuraya atlarımm oradan da oraya atlasam vs. diye düşünürseniz süre bitiyor. yani sürenin bitmemesi için pata küte bölümleri geçmeniz gerekiyor. bir de düşerseniz vay halinize. sırf bu sürenin son anda bitmesi yüzünden 5dk'da yapacağım görevleri yarım saatte yaptığımı bilirim.

-tam atlamamız gereken noktaya atlamamıza rağmen, karakterin yer yer atladığımız noktaya tutunmaması; bug mıdır yoksa başka bir hata mıdır bilemiyorum ama yer yer karakterin atladığım yere tutunmaması problemiyle karşılaştım ve bu yüzden birkaç kez öldüm. yani düşmanlar öldüremedi de çatıdan çatıya atlamak öldürdü. fıstık gibi atlamışım tutunsana işte yoook, illa düşecek. canı sağolsun.

-manuel kayıt yapamama sorunu; belki de oyunun en büyük sorunu bu durumdur. oyunda manuel kayıt özelliği yok. yani kayıt için oyunun insafına kalmışsınız. süreyi zar zor yetiştirmiş ve görevi bitirmek üzeresindir. şu son atlamayı yapmadan da bir kayıt yapayım dersin ama yapamazsın. neden? çünkü manuel kayıt yoktur. yemin ediyorum, normalde ekranda sürekli "kayıt tamamlandı" yazısı yazmasından nefret ederim ama bu oyunda mumla arar oldum.

kısaca bu 3 sorun olmasa oyun çok daha eğlenceli olabilirdi. bu şekilde de eğlenceli ama bazen 5dk'da ve tek seferde yapacağınız görevleri, saçma sapan nedenlerden dolayı birkaç seferde ve 15dk'da bitirimenize neden oluyorlar. bunun dışında oyuna pek de etkileri yok.