gungrave

ryukon
millenion adında bir örgütün dağıttığı küçük bir çetenin üyesi olan 2 arkadaş harry ve brandon bir takım durumlardan ötürü millenion'a katılmak zorunda kalmıştır ancak bu örgütte giriş vardır çıkış yoktur tabi baş karakter çılgın olacak zaten örgüte katılam nedeni sevdiği kız olan brandon sevdiği kız ile beraber örgütten ayrılmak isterken sonuç o örgütten ayrılmadan örgüt onu aradan çıkartmıştır ancak brandon yeniden dirilir ve yeni adı ile beraber çetenin kökünü kurutmayı amaç edinir ancak bir sorun vardır oda eski dostu harry'nin artık örgütün lideri konumunda olmasıdır acaba karakterimiz neler yapacaktır işte olaylar böyle başlar...

hikayenin olay örgüsü böyle. benim düşüncemi soracak olursanız, ben vurdulu kırdılı, kanlı falan anime olunca, heyecanın dibine vuruyorum. hele bilim-kurgu, polisiye, düşündüren tarzlar tam benlik oluyor. bu anime de o tarzlara giriyor. bence izlenilesi bir baş yapıt. hellsing ile benzetenler de var. izlemenizi tavsiye ederim, pişman olmazsınız...

faster than a kiss

rasenya
pek bir sevdiğim shoujo mangadır. okuduktan sonra onun gibi öğrenci-öğretmen aşkını anlatan mangalar aramaya başlamış onun kadar olmasa da sevdiğim birkaç manga bulmuştum. zamanla da shounen ai/yaoi de olduğu gibi insanların temkinli yaklaştığı bir başka türe hayran olmaya başladım.
@1in ellerine sağlık, tamamına katıldığım şeyler yazmış.
eski serseri kazumanın öğrenci tehditleri aklımdan çıkmayacak sahnelere imza atmıştır, ne karizmatik ne havalı bir şeysin öyle? benim de öyle bir öğretmenim olsaydı yaa dedirtti bana. fumino da çok tatlıdır, genelde shoujoların esas kızlarına antipati duymaya meyilliyimdir ama fuminoya antipati duyulur mu?ben onu da çok sevdim.

faster than a kiss

axsyv
tanaka meca senseimizin eseri bir shoujo. konuyu özet geçelim.
kaji fumino ve kardeşi teppei, anne babalarının ölümünden sonra bir o akrabalarında bir bu akrabalarında kalmaktadırlar. son akrabalarının evinden de atıldıktan sonra sokakta kalırlar, bir bankta otururken fumino'nun öğretmeni ojiro kazuma bunları bulur, sahiplenmeye kalkar, kız da bağırır "benimle evlenecek misin?" diye. ojiro sensei de gaza gelip evet der. sonra sensei ciddi ciddi bunları evine alıp bakar, fumino'dan istediği sadece bir şey vardır: işten her gelişinde onu bir cosplay kıyafetiyle karşılaması. tabi okulda gayet mesafeliler, zaten ikisi de evde farklı okulda farklı karakterlere bürünüyorlar bence. neyse çok anlatmayayım hevesiniz kaçmasın.

eğer öğrenci-öğretmen aşkı konusunda bir önyargınız yoksa teppei'nin sevimliliği, kazuma ile fumino'nun tatlı aşkı ve mangadaki sıcacık hava için okunması gereken bir manga. teppei-kazuma-fumino üçlüsünün bir arada olduğu her sahnede çok tatlı bir aile havası oluyor. ayrıca karşılama cosplaylerinde fumino'dan çok teppei dikkat çekiyor. shoujo seviyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir seri. zaten öneri listelerine bakıyorsanız mutlaka denk gelmişsinizdir.

akihabara fall in love

suzuki san
uvaa çok sevdiğim mangalardan biri. konusu, konunun işlenişi, içerisindeki çizimler çok güzeldir bence. çizimler biraz karalama gibi gelebilir ama değil, inanın değil.

ben en çok iki kardeşin manga için çekim yapmaya çalışırken hasegawa ya yakalanması sahnesine gülmüşümdür herhalde. sonrasında devam eden yanlış anlaşılmalar silsilesi daha da komik bir hale getirip "beni oku, beni oku" diyerekten başından kaldırtmaz. ama kısacıktır. bu sene başlamış ve hemen bitmiştir. bittiğin de "yok canım" falan dediysem de "gayetten var canım" yapıp beni dumurlara sürüklemiş, böyle güzel bir hikaye neden erken bitirilmiştir hala anlam verememişimdir.
soft yaoi dir. genelde olaylar ve durumlar okursunuz.

akihabara fall in love

yumit
kısacık, yaoi manga

hasegawa evin egiderken birkaç serseri tarafından rahatsız edilen bir adam görür ve dayanamayıp ona yardım eder yalnız bunun sonucunda iyi bir dayak yer ve gözlerini bilmediği bir yerde açar. uyandığı yeri gezerken kurtardığımadamla bir başka erkeği pek de uygun olmayan bir pozisyonda görür ve çeşitli yanlış anlamalar baş gösterir. bakalım akihabara sokaklarında sık sık rast geldiği gence aşık olmadan durabilecek midir?

çocukluğunda otaku olmadığı halde otaku sanılan hasegawanın olduğundan çok daha küçük gösteren akibanın bir otaku olduğunu öğrenmesi bir kader herhalde.
akibanın abisinin fudanshi olması, bunun için çiftimizden istedikleri de komik sahneler oluşmasına neden olur.
ayy bir de cross-dressing maid kafedeki senanın erkek olduğuna inanmak hayli zor.ne güzeldi öyle?


okuyalı bayağı oldu. bu yüzden zihnimdekiler ilk günkü kadar taze değil ama çerezlik, fena sayılmayacak bir manga olduğunu söyleyebilirim. meraklısına tavsiye edilir.

love rain

yumit
severek izlediğim romantik komedi, dram türündeki güney kore dizisi...
70li ve 2010lu yıllarda geçen iki farklı dönemdeki aşk hikayesini anlatıyor love rain.70lerde birbirini seven üniversiteli aşıklarımızın pek de mutlu olmayan bir sonla ilişkilerine virgül koymalarını uzun yıllar sonrasındaysa ikilinin çocuklarının birbirlerine aşık olmasını izliyoruz.
anne/babalarla çocuklarını aynı kişilerin oynaması çok hoşuma gitmiştir, karakterleri açısından ebeveynlerine pek de benzemezler. yani 3 saniyede bir kıza körkötük aşık olan duygusal, sessiz ve romantik sanatkarımız in ha nerde, 3 saniyede kızları kendine aşık eden kibirli, egoist, umursamaz fotoğrafçımız joon nerde. annemiz yoon hee de güzeldir ama ha na yı daha çok severim ben, ne tatlı bir bahçıvandır o, ne sevimli şeker bir şeydir öyle?
genelde 70gençlerini daha utangaç ve katı görüyoruz, bizim dönem gençleriyse daha bir hovarda.
çocukların tanışması büyük bir klişe üzerine kurulmuştur (telefonların karışması), sonrasında da çeşitli klişe sahnelere denk geliriz ama sevilmez mi, bence sevilir ben sevdim yani.
sonra diziyi izlediğimden beri ne zaman sarı bir şemsiye görsem aklıma love rain gelir.
hem dönemler arasındaki farkları görmek için hem de iki tatlı aşkı okumak için gayet güzel bir örnek oluşturduğundan tavsiye ettiğim bir dizidir.
yalnız, ara sıra sıkabilir biraz sabırlı olmak gerekiyor, zaman zaman çeşitli karakterlere gıcık olup sinirlenme ihtimaliniz de vardır. baştan uyarayım da.

geçen yıl izlemiştim ama hala pek çok sahnesi aklımdadır. nedense jang geun sukun rol aldığı dizileri seviyorum.

fan fiction

rasenya
hayran kurgu. herhangi bir hikayenin fanları tarafından hikayenin karakterlerinin üzerine yazılan kurgusal hikayelerdir.
doujinshi ile benzer bir kapıya çıkar sanırım. çünkü fan fiction ların maddi bir getiri beklemeden yazılırken, doujinshilerde öyle olmayabiliyor.

angela sama

rasenya
hint kumaşlarıyla sarmalanması, pamuklara yatırılması gereken yazar. entrysine denk gelince yüzüme kocaman bir gülümseme hakim olur. annemi de animesever yapma çabalarım için nickini en çok kullandığım, örnek gösterdiğim ottam olur.

bartolomeo

titaniagnell
bi insan öyle sempatik bi karakteri nasıl sevmez anlamıyorum
umursamazlığı olsun bizimkilere olan hayranlığı olsun -ki ölüp ölüp dirilme olarak empati bile kurabiliyorum kimi zamanlar- gayet hoş bence

bartolomeo

rassvet
ne zaman hasır şapkalardan biri bir şov yapsa, adam kalp krizi geçirmenin eşiğine geliyor :) tipine bayılıyorum yaa, oda çok iyi çiziyor o fanboy anlarını

-robin senpaiiiii!!!
+chicken kun?

:)