sosyal medya

saprofit89
bilgi kirliliğinin kol gezdiği, insanların bordo klavye ile dolaştığı; siyaset, futbol gibi alanlarda aşırı fanatizm sergilediği ve ara ara siteler arası moda olduğu yerlerdir.

teknoloji geliştikçe her şeyin akıllı olduğu ama kullanıcılarının aptallaşmasının sonucu kendilerini aptallaştıran ve köle haline gelmesini sağlamaktadır...

ikilem oyunu

chibidii
Kışın sıcacık ve ağır bir yorganın altında uyumak.

Hayatının geri kalanında çok sevdiğin tek bir işi en iyi şekilde yapmak mı yoksa istediğin her şeyi yapabilip hiçbirini en iyi şekilde yapamamak mı?
1

shuumatsu no valkyrie

trao
Monthly Comic Zenon'da çıkan seinen manga.
Konusu; tanrıların(yunan, iskandinav, hint... vb.), insanların varlığını artık gereksiz olduğunu düşünüp insanlığını yok etme kararı alırlar. Bu karara engel olmak isteyen bir valkür, tanrılara bir öneride bulunur. Bu öneriye göre seçilmiş 13 tanrı ve en güçlü 13 insan sırayla teke tek dövüşecektir. Eğer insanlar bu 13 dövüşün çoğunluğunu (yani en az 7 dövüşü) kazanırlarsa insanlık 1000 yıl daha var olacak.

Bu yıl animesinin de çıkacağı duyurulan serinin açılış müziği ise - death note'tan bildiğimiz maximum the hormone grubunun - kamigami şarkısıdır.

sosyal medya

kittencat
İnsanların kendilerini farklı şekillerde göstermeye çalıştığı, kendilerine küçük dünyalar kurup o sanallığın içinde yaşadıkları eğlence platformlarıdır. İnsanların ve büyük kitlelerin zevkleri ve keyifleri o platformların onlara dayattığı reklamlarca belirlenir fakat kullanan kişiler takip ettikleri sayfaları kendilerinin seçebildiği illüzyonu ile özgür olduklarını zannederler. Ancak sizin seçtiğiniz, sizin belirlediğiniz sayfalar da özünde medya tarafından size dayatılan sayfalardır.

Bakmayın böyle karamsar konuştuğuma, bunun farkındalığı ile kullanan insanlar sosyal medyadan daha efektif bir şekilde yararlanırlar. O yüzden bilinç ve farkındalık ile kullanıldığı sürece, biraz da kişinin iradesi varsa yararlı olabilecek yerlerdir.

pathologic

kittencat
İlginç bir oyundur. Aslında şu pandemi sürecinde de tadından yenmeyecek bir oyundur. Konusu Rusya'da bir ücra köyde başlayan bir salgın hastalığı anlatır. Tıpkı günümüzdeki gibi salgın hastalığın haberini alan herkes bir anda fiyatları arttırır. İnsanlar evlerine kapanır ama açlar, çalışamayıp da parasız kalanlar sokaklara dökülür. İnsanlar hastalığa karşı folklorik hikayeler oluşturur ve ondan dualarla, ayinlerle korunmaya çalışırlar.

Oyunu 3 tane doktor gözünden oynuyorsunuz, ilki dışarıdan gelen bir doktor. İkincisi köyün içindeki bir doktor. Üçüncüsü ise -oyunu bitirince gelen- doğaüstü yeteneklere sahip bir "doktor" olarak oynuyorsunuz. Her birine göre hikaye değişiyor, insanların yaklaşımları da değişiyor. Mesela dışarıdan gelen kişiye bir çok şeyi açıklarken, hali hazırda köyde yaşayan doktora "ya sen zaten biliyorsun bunları" tavrıyla bir şey anlatmıyorlar. 12 gün o kıyamet şartları içinde hayatta kalıp salgın hastalık ile savaşmanız gerekiyor. Ayrıca açlık, yorgunluk, bağışıklık gibi parametreleri de gözetmeniz gerekiyor. Tıpkı gerçek hayattaki gibi gidiyor bu parametreler, mesela limon yiyince bağışıklık kazanıyorsunuz. İlaçlar bağışıklığınızı arttırırken canınızı azaltıyor. 24 saatte 6 saat uyku gerekiyor. Fakat bu uyku süreçlerinde, oyun içindeki olaylar sizi beklemiyor. Hala akmaya devam ediyor. Mesela bir yan questte akşam 22.00'da tren garında ol mu diyor? Eğer o saatte orada olmazsanız oradaki bütün olaylar çoktan yaşanmış ve bitmiş oluyor. Küçük detaylar ile bezenmiş kısacası, hikayesi de güzel örülmüş. Ama bolca okumak gerekiyor, hafif kırık bir ingilizcesi var rusçadan çeviri olduğu için.

Gidişhatı yavaştır. O yüzden herkesin oynayabileceği bir oyun değildir ama internette hikayeyi açıkça anlatarak oyunu güzelce anlatan videolar mevcuttur. Herkesin deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum bu korku oyununu.

Ayrıca daha çok şey anlatmak isterim ama bundan sonra ne söylersem spoiler olacağından da çok insanlara anlatmak istemiyorum. Sadece bir bakın derim.

Şayet olur da ilkini çok ilkel bulursanız, 2019'un ortalarına doğru birinci oyunun hikayesini alarak yeniden düzenlemiş versiyonu olan Pathologic 2 de var. O daha renkli, daha detaylı ve daha canlı.

çoğu eski üyemizin ölmüş olması

kittencat
Çoğu insan için aslında bir "ergenlik dönemi" arayışı oluyor bu tarz topluluklar, birliktelikler, platformlar. O yüzden bu süreci unutup gidiyor insanlar, geriye bakmak istemiyorlar. Hayat bu. Karşılarına ne getireceğini bilemezler sonuçta. O yüzden fazla kızmamak lazım bana göre.

sürekli çevirmen ve editör arayan fansublar

ryukon
bazı fansublar var. yılın her döneminde çevirmen ve editör arıyorlar. anime ve manga ile ilgili hangi siteye girersem gireyim mutlaka bunların ilanlarını görüyorum. bir de fansub yetkilileri, tüm sitelerde istikrarlı ve düzenli bir şekilde sürekli yeni ilan yayınlıyorlar. ya bu kadar çabaya ve ilana rağmen gelen giden yok ya da gelen çevirmen ve editörlere bir şey yapıp kaçırıyorlar. başka açıklaması olamaz.

yaoicilerin ve korecanların linçleme alışkanlığı

ryukon
yaoiciler ve korecanlar, ilk bakışta iki farklı grup gibi gözükselerde aslında tek grupturlar. çünkü yaoicilerin büyük bir çoğunluğu korecan ve korecanların da büyük bir çoğunluğu yaoicidir. bu iki grup, sosyal medyada ve özellikle twitter'da bir hayli kalabalıktırlar. yaoi ya da kore ile ilgili herhangi bir konu hakkında bir eleştiri yaptığınızda hemen ortaya çıkarlar ve çok yüksek ihtimalle ağzınıza ederler. peki bu insanlar bu alışkanlığı neden ve nasıl kazanmıştır? bu insanlar, en ufak bir eleştiride neden aşırı ve gereksiz tepki vermektedirler? binlerce yıldır var olan insanlık nasıl bu hale gelmiştir? maalesef henüz bilim insanları bu konuda bir sonuca ulaşamamıştır. yıllardır araştırmama rağmen, henüz mantıklı bir sonuca ben de ulaşamadım. sonuç olarak bu konuda herhangi bir mantıklı sonuca ulaşabilen varsa gelsin hepimizi aydınlatsın.

argia

ryukon
minda fansub'ın kurucusu, yöneticisi ve baş editörüdür. ayrıca pijamalı koi fansub'da da editörlük yapmaktadır. kendini, "edit yapmayı sevmeyen bir editör, yönetmeyi sevmeyen bir yönetici, para için aşiret ağasıyla evlenmek isteyen bir evde kalmış obez, üşengeçlikte sınır tanımayan bir Argi" olarak tanımlar. kendisini severiz.

aktif üye sayımızın 10 olması

ryukon
sözlük resmen yıkılıyo be... bu kadar çok aktif üyemizin olması fazla, aman diyeyim siteye çok yüklenmeyin. maazallah sunucu falan çöker, g*t gibi kalırız, demek isterdim ama maalesef 10 kişiyiz... Bu 10 kişiyi de hiç bir arada görmedim. Geçen aynı anda online olan 4 kişi gördüm, az daha heyecandan kalp krizi geçirecektim. aklım çıktı. bir anda yapmayın şöyle şeyler...

gerçi sadece 35 üyeli yorozuya ekibinin, 32 üyeli rainbow crew'in, 14 üyeli tensa zangetsu takımının ve daha onlarca üyenin aktif olduğu dönemden şimdiki döneme nasıl geldik hala anlamış değilim ama neyse hayırlısı olsun. en azından hala 10 üyemiz var hihi...

sahi bizim neden sadece 10 tane aktif üyemiz var? geriye kalanlar ne halt ediyorlar?

sözlük olarak 8.5 yıl boyunca ne yaptık

ryukon
eeeey ottalar! şimdi sizlere soruyorum. kurulduğumuzdan bu yana geçen 8.5 yılda ne yaptık?

popüler insanlarla atıştık,
iç çatışmalarla boğuştuk,
birilerinin reklam yeri olup sonra kullanılmış peçete gibi atıldık,
bazı insanları destekleyip sonra aynı insanlar tarafından eleştirildik,
yeri geldi bize b*k attılar, yeri geldi anamıza sövdüler,
popüler, yeni, eski, genç, yaşlı demeden her kesimi eleştirdik,
kimseye eyvallah deyip boynumuzu bükmedik,
en önemlisi de çizgimizi asla bozmadık.

peki tüm bunlar dışında ne yaptık?

hadi sözlüğün kurulduğu ilk yılı düşelim. benim sözlüğü bıraktığım 2.5 yıllık dönemi de düşelim. geriye kaldı 5 yıl. naptık la biz koca 5 yılda?

ulan bizim 5 yılda imparatorluk olmamız lazımdı. one piece'deki yonkoular, naruto'daki kageler gibi olmamız lazımdı. peki biz ne olduk? hiçbir şey! kimse bizi tanımıyor, bilmiyor. hem de facebook'ta 8.5k, instagram'da 3.1k, twitter'da 1k, grubumuzda 10k ve dc'mizde 40 kişi olmasına rağmen....

üyelere biz interaktif sözlüğüz diyorum, "heee... neyse video paylaş" diyorlar. biz sözlüğüz ne videosu diyorum, "hee... o zaman anime öner" diyorlar. hepinizin .q diyorum, "yeni paylaşım ne zaman gelir" diyorlar. sözlükten içerik paylaşıyorum, "bu ne admin?" diyorlar. hasbinallah....

neyse... nerede yanlış yaptık?

çoğu eski üyemizin ölmüş olması

ryukon
çoğu iyi insandı. aralarında üçkağıtçı, dolandırıcı, trol vs. olanlar da vardı ama yine de hepsini severdim. neyse toprakları bol, mekanları cennet olsun. nur içinde yatsınlar.

"şimdi öldüklerini nereden öğrendin" diye soracaklar ve "ne? nasıl?" gibi tepkiler vererek şok geçirecekler olabilir. Ancak bazı şeyleri kabullenmek ve bununla yaşamaya alışmak gerekir. Eğer ölmemiş olsalardı eminim onlarda burada olurlardı fakat burada olmadıklarına göre demek ki öldüler. Bu durumu böyle kabul edip yolumuza bakacağız. Ölen ölmüştür. Kalan sağlar bizimdir.