disco elysium

ryukon
za/um tarafından geliştirilip 2019 yılında piyasaya sürülen ve geçtiğimiz yıl itibariyle de türkçe dil desteği gelen, dedektiflik temalı rpg oyun.

güzel ve sıkmayan bir oyun. güzel de bir hikayesi var. karşılaşıp konuştuğunuz her karakter sizi bambaşka bir yere sürüklüyor. grev, devrimciler, şirketler arası çatışma, kendi iç dünyanız, mafya, liberaller vs. her türden karakter oyunda mevcut. Oyunda her şey iyi, güzel, hoş ama çok fazla konuşma var. o kadar çok konuşma var ki, okumayı seven birisi olmama rağmen, bana bile okumaktan gına geldi. ancak yine de oyun sarıyor. hala oynamamış ya da almamış olanlar varsa tereddüt etmeden alıp oynayabilirler.

split-screen gaming

kymophobia
oyunculuğun zirvesidir.
aynı ekranda, birdenb fazla oyuncunun aynı sahnede kapışması ya da yardımlaşarak ilerlemesi olayıdır.
bunu iptal eden dangalak oyun firmaları, aynı zamanda insanların sosyalleşme dürtüsünü de köreltmiştir, hayata bakışlarını yontmuştur.
lanet olsun sizin karaktersiz arzularınıza.

multiplayer

ryukon
Günümüzde birçok farklı alanda ve platformda büyük bir medya kuruluşu olarak faaliyet gösterse de benim için yeri ayrı olan ve beni oyun dünyasıyla tanıştıran programdır.

detaylı bilgi için internet siteleri; multiplayer

Multiplayer ile tanışma hikayem; sene 2010. O zamanlar 16-17 yaşlarındaydım. Bilgisayarım ve internetim yoktu. Bunlar olmadığı için de akşamları hayatım televizyondan ibaretti. O zamanlarda da anime hayranıydım. MTV Türkiye kanalında Anime Gecesi, Basilik, Hellsing, Samurai 7, Last Exile vs yayınlanırdı, onları izlerdim. Özetle salı ve cumartesi geceleri kanalın müptelasıydım. Yine bir cumartesi gecesi kanalda anime yayını bitti. Biraz müzik dinleyip yatarım dedim. Normalde anime ile ilgili kısım bitince müzik yayını başlayan kanalda bu sefer müzik yerine Multiplayer diye bir programın tekrarı başladı. Ben de bu neymiş diye oturdum meraktan izledim. Programı bayağı beğendim. Eğlenceliydi. Daha sonra da programı hafta sonları düzenli olarak izlemeye başladım. O zamana kadar ki oyun bilgim, klasik internet kafe oyunlarından ibaretti fakat bu program sayesinde oyunların bambaşka bir dünya olduğunu öğrendim. O zamanlardan beridir de sıkı takipçileriyim.

epic games'in death stranding'i bedava vermesi

jedi mind tricks
epic games'in ilk başta director's cut sürümünü verdiği, birkaç saat olmadan sitesinin çökmesi sonrası director's cut sürümünü paralıya çevirip standart sürümü bedavaya vermeye başladığı bir garip durumdur. bundandır ki ilk verilen director's cut sürümünü alamayan kullanıcılar epic'i hunharca linçlemiştir.

epic'in bu sürüm değiştirme hareketi hoş olmasa da ortada kaliteli bir beleş oyun olmasından ötürü az da olsa affı hak etmektedir. yine de kullanım ve arayüz açısından leş olması sebebiyle steam'in yanına yaklaşamayacaktır.

dipnot: epic'in 399 lira olan standart sürümü beleş yapması sonrası 49 liraymış gibi göstermesini de unutmadık.

asgari ücret

ryukon
hiçbiri asgari ücret almayan 15 kişiden oluşan komisyon tarafından belirlenen (güya) ücrettir.

insanların ölmeden çalışabilmesi için gereken ücrettir. insanı hayatta tutmaktan başka bir işe yaramaz. öldürmez ama güldürmez de.

red dead redemption 2'de valentine kasabası halkının tamamını öldüren adam

ryukon
kendisi benim bir arkadaşım olur. bu hareketiyle birlikte arkadaşlığımızı sorgulamama, bu çocuk ne oldu da 30 yaşına merdiven dayadığı dönemde bu hale geldi diye uzun uzun düşünmeme sebebiyet vermiştir.

kısaca anlatacak olursam; oyunun hemen başlarında ilk ödül avcılığı görevi olan doktor benedict'i yakalama görevi var. neyse bizimki gidip doktor'u yakalıyor ve valentine kasabası şerifine teslim ediyor. şerif de ödül olarak buna 50 dolar veriyor. 1 dolar 18.67tl olduğu için, 50 doları görünce bizimkinin gözü dönüyor. bizimki kendi kendine, bu bana 50 dolar verdiyse bunda daha fazlası da vardır diyor ve şerif'e sıkıyor. şerif ölünce bütün kasaba karakola hücum ediyor. bu da kapıdan girene sorgusuz sualsiz sıkıyor ve sadece 1 saat durmadan adam öldürüyor. çatışma bitince de bizimki karakoldan çıkmaya çalışıyor ama ceset yığını yüzünden dışarı çıkamıyor. bizimkisi de başlıyor ceset taşımaya. çatışma süresine yakın bir süre de ceset taşıyor. sonunda dışarı çıkıyor ama bir de bakıyor ki kasabada kimse yok. sonuç olarak valentine halkı artık kalbimizde yaşıyor.

işin daha komik tarafı, bu bizim arkadaşın oyunu ilk oynayışı ve daha oyunda 10 saati yeni doldurdu. şu an oyun böyle nereye gidecek hepimiz bunu merak ediyoruz. durumlardan haberdar edeceğim.

asgari ücret

kymophobia
çalışan tek bir kişinin, 4 kişilik bir aileyle sanatsal, yaşamsal, gıda ve sağlık harcamaları dahil olmak üzere 1 ay boyunca tüm ihtiyaçlarını giderebilmesi mantığı ile ortaya çıkmış en düşük yaşamsal ödemedir.
her nasıl olduysa, tüm dünyada "sürünerek de olsa yaşasın" maaşı haline gelmiştir.