sternritter

saprofit89
bleach anime serisinin 366. final bölümünden sonrasını işleyen, mangada 481~686 sayıları arasını kapsayan kısımda geçen, en düşüğü kaptan seviyesinde güçte olan quincy topluluğu...

age-otori

meruemsensei
Japonların hemen hemen hepimizin yaşadığı problemi anlatmak için kullandığı bir kelime.🤣

Saçımızı kestirmek için kuaföre gideriz ve kuaförden çıktığımızda o saç daha beter hale gelmiştir ya hani.. İşte Japonlar buna age-otori diyor.😁
2

ekşi sözlükte çaylak olmak

saprofit89
içerisi bildiğin deepweb, günlük aktif en az 40k insan burada dolanıyor düşünün, solframe yerinde durmuyor, entryleri yalnızca mod ve diğer çaylaklar görmesine rağmen ortam akıyor ama (modların okuduğunu zaten sanmıyorum, takip edilemez bir durum) çaylaklar dışında bakan yok, içeride çoğunluk 0~100 arası entry sahibi yazarlar olmakla birlikte demin baktım 2k entry önceki gün baktığımda 8k entry sahibi yazar gördüm, tabii işin bir diğer tarafı da şu ki sadece yeni kayıt olup çaylaklıktan terfi bekleyenler olduğu gibi, ceza olarak çaylaklığa düşürülenler de mevcut, demin de dediğim gibi 8k entry sahibi yazarın tüm bu süreci bekleyebileceğini düşünmüyorum, %99 ceza almıştır...
1

sürekli ilgi bekleyen kız iticiliği

saprofit89
(bkz:#10899)a tam manasıyla katılmıyorum, aslında katılmıyorum diyecektim ama katıldığım noktalar var neyse kendi yorumuma geçeyim. her yaptığının magazininin döneceğini düşünen değil, her yaptığının magazini kesinlikle döner ama bu halka açık olarak yapılmaz, yüksek ihtimal kulağına gitmez magazin; iki kız arasında, iki erkek arasında veya gruplar halinde de konuşulabilir ama konu "kız"ımızın istediği yönde olmayabilir ve hatta kendisinin bile haberi olmadığı konudan olabilir...
sürekli ilgi bekleyen kız itici midir? o göreceli bir durumdur, ilgi duymadığın bir kızsa eğer itici bir durumdur fakat bir farklı bakış açısıyla ele alalım, hoşlandığın bir kız var ve sürekli ilgi bekliyor yalnız bu ilgiyi herkesten beklese bile bu sana itici gelmeyebilir, dediğim gibi bu görecelidir.

çevirimiçi

saprofit89
"çevirmeli ağlar"dan türemiş kelime, konuya tam vakıf olmasam da temelde 3 farklı kablolu (internet) ağı vardır, eskiden kullanılan (oldukça yavaş) çevirmeli ağ, dsl ve fiber optik ağ. neyse konumuza dönersek, çevirimiçi, anlık olarak internet bağlantısı olan demektir, ingilizce'de online (hat üzerinde) ile aynı anlamda kullanılır. whatsapp'ta mesaj yazdığınız sırada mavi tiki gördüğünüzde anlık olarak çevirimiçi'dir, muhtemel biçimde karşı tarafın telefon ya da PC karşısında olduğunu belirtir.
ayrıca (bkz:çevirimdışı)
ayrıca (bkz:afk)

pikachuzan'a açık mektubumdur

fratellofansub
"Sevgili pikachuzan, tanışıklığımız ve hoşbeş etme şansımız olmadı. Temennim olması yönündedir.
Anime, manga dünyasında hatrı sayılır bir geçmişiniz, anime izleyicisi olmanız sebebiyle bu mektubu şahsınıza yazıyorum.
Zat-ı hâlim yaklaşık 12 yıldır iyisiyle kötüsüyle anime, manga çevirisi yapmakta ve çeşitli platformlarda gerek bağımsız gerek "fratello fansub" adına paylaşmaktayım. Fansublarla ilgili yazdıklarınızı görünce üzüldüm. Üzülmemin asli sebebi az-çok bu durumu bilip yine de "tekel" diyebileceğimiz sitelerin alkışını tutmanız. Sözü fazla da uzatmak istemiyorum. Bu mektubu okuyanları da sizin girdinize yönlendirmeden yazdıklarınızı paylaşıp altına cevaplarımı iliştireceğim. Sonunda da girdinizi paylaşacağım. Hemen konuya giriyorum:

"- her fansub'ın sitesi olmayabiliyor, ya da bireysel çevirmenler direk olarak çevrim içi izleme sitelerine yükleyebiliyor. onlar erken yüklerken diğerleri geç yüklerse eminim ki insanlardan haklı/haksız tepki alacaklardır."

Bugün bir blogspot, wordpress sitesi açmak sadece 1-2 saatinizi almaktadır. Varsın estetiği olmasın. İçeriklerinizin duracağı bir site açmak çok da zor olmasa gerek. Vaktiyle bireysel çevirmenlik de yaptım. Altyazıyı planetdb-o zamanlar divxplanet- vidyoyu da mail.ru, sibnet gibi online izleme platformlarına yükledim. "T**rkanime olmazsa hâlim necedir? Beni kimse bilmez!" gibi derdim tasam da olmadı. Beklediğim izlenme, indirme oranları aldım. hakeza zaten torrent sürümlerine göre altyazıyı paylaştığımız da bir gerçekti. Burada da şöyle bir ikilem olduğunu varsayma kafanızı karıştırabilir: "Eee kardeşim t--rkanime tekel de diğerleri değil mi?" aslında bir nevi haklılık payı var. Fakat sibnet veya planetdb'den iletişime geçmek isteyen izleyicilerin hiçbiri "planetdb eline sağlık" "sibnet yeni bölümün devamını bekliyoruz" gibi bir algıya kapılmadı, gaflete düşmedi. Gönderinin altına yapılan iyi kötü yorumlar direkt şahsımaydı.

"- fansub'ların site durumları hiç iç açıcı değildi, yeni yeni güzel ve kullanışlı arayüzleri oldu birçoğunun. ayrıca kendi sitelerinde bulunan video oynatıcılar/alternatifler genelde iyi olmuyor. zaten çevrim içi izleme sitelerindeki video oynatıcılardan iğrendiğim için indirmekle uğraşıyorum, çoğu fansub'dakini kullanmak zorunda kalsam dellenirdim."

Efendim, fansubların site dizaynı, arayüzü kullanışlı olmak zorunda değil. İlgili içeriğe ulaşmanız ve peşine yorum bırakmanız kafi. Bu arada vidyo oynatıcılar/ alternatifler malum tekel sitesinde de silinebiliyor, iyi olmayabiliyor. Denk gelmemiş olabilirsiniz tabii.

"- fansub'larda yorum yazmak için her zaman disqus gibi aktif olarak çok kullanılan yorum yapma araçları bulunmuyor, birçok fansub üyelik ve yorum yapmayı zorunlu istiyor. haklı olarak görüyorum ama bu çoğu insanı iten bir özellik. kapanıp gitmiş fansub'lar da dahil yirmi-otuz fansub'a üyeliğim var, eğer istesem hiç uğraşmazdım. verilen emeğe aşırı saygı duymasam ve indirmek için alternatif torrent sitelerini kullansam hiçbir üyelik olmadan da devam edebilirdim, çok daha pratik. işte insanları iten en büyük şeylerden biri bu."

Efendim, 5 dakikaya bir üyelik açıp "şifreyi kaydet" demek nasıl oluyor da insanların çoğunu itebiliyor? Günümüz dünyası pratikçilik, kolaycılık üzerinedir. Fakat bedava bir içeriğe "yapanın elinden" ulaşma fırsatını tepip 50 tane reklam kapattığınız sayfaya mı tercih ediyorsunuz? Takdir sizin.

"- bir animenin güncelde nereye geldiğini takip etmek aşırı zor olurdu, bir veya iki çevrim içi izleme platformunu rahatlıkla takip edebilirim ama tüm fansubları haftada bir bile kontrol etmek çok büyük işkence olurdu. takip ettiğim serileri geçtim, yeni seri keşfetmem bile zorlaşırdı. fansub'ların konulara dair e-posta atma özelliği var, bu konuda bir nebze yardımcı olsa da anime izleyen kitlenin ne kadarı aktif olarak e-posta kullandığı ayrı bir şüphe. üstelik bu e-posta özelliği konunun güncellenmesinden (yeni bölüm geldi vs.) ziyade konuya gelen yorumları vs. bildiriyor size. gereksiz e-posta çöplüğümüze hoş geldiniz."

Efendim, forumu kastediyorsak eğer beğendiğiniz konuları takip etme seçeneği var. Kendi adıma konuşmam gerekirse zaten sosyal medyada güncel bölümleri paylaşıyorum. "Güncel bölümlere ulaşamıyorum. Karışık" demek yerine bazı anahtar kelimeleri Google'a yazarak da sorununuzu çözebilirsiniz. İsterseniz sitemizde buna dair rehberlik niteliği taşıyan bir yazı da paylaştık. Okuyabilirsiniz. Anime izleyen kitle e-posta kullanacaktır. En kötü üniversitede okul bir e-posta temin eder. Hocalar e-posta ile öğrencileriyle haberleşir. E-posta'ya "tarihi geçmiş" muamelesi yapmak için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum.

"ayrıca şahsi düşüncem olarak, bir teşekkür ederim demek ne kadar basit ve güzel bir şeyse fansub'lardan veya seride çalışan birinden gelen bir "rica ederiz." cevabı da o kadar basit ve güzel bir şey. bu konuda isim vermekten çekinmeden unmeii'yi çok beğeniyorum. unmeii fansub dışında bu zamana kadar attığım yüzlerce yorumlardan bi' origamisubs'tan bu tip bir mesaj alabildim."

Şahsi düşünceniz dediğiniz için pek de fazla bir şey söylemem yersiz. Bugün bakkala da "kolay gelsin" dediğimizde bir şey demeyebilir. Kalkıp da bakkalın üslubunu sorguluyor muyuz? Üslup konusunda herkes herkesi beğenmeyebilir. Fakat tüketilen içeriğin sahibine minnet- eleştiri de olabilir- eşyanın tabiatı gereğidir.

Son bir-iki cümle ekleyip mektubu bitireceğim. Amiral veya tekel dediğimiz siteler; fansublar için "reklam panosu" , "gösteri alanıdır". Zorlu center'daki her konsere sırf zorlu center'da olduğu için mi gidiyorsunuz? Yoksa zorlu center'a beğendiğiniz bir grup geldiğinde mi gidiyorsunuz? Okuyucuların, izleyicilerin lümpence, bilgisizce hareket etmesi fansubları kulluğa doğru itmemeli. Bu kulluktan zevk alan, duyan varsa da zaten karakterinin gereğince şüphe ederim. Fansublar kötü çeviri yapabilir fakat emeğini başkalarına peşkeş çektirmemeli. Fansubları yutmaya çalışan - ya alttan alta ya da bariz bir şekilde bunu ifade eden- tekelleşen online okuma/izleme siteleri Fansublara zarar vermektedir. Mektubumu burada noktalarken şahsınızla hiçbir alıp veremediğimin olmadığının altını çizer, esenlikler dilerim. Sasaki Endo"

Pikachuzan'ın ilgili yazısına buradan ulaşabilirsiniz:
https://otakuturk.net/ceviri-ekibine-ve-cevrimici-anime-izleme-platformuna-gelen-tepkiler_471
2

hala anime izlediğini söylemeye utanan anime severler olması

meruemsensei
Utanmak değil ama aşırı yorucu bir hâl alıyor bir süre sonra... 😅Çünkü anime ne? Diye soru gelince ister istemez açıklama yapma gereği duyuyorsunuz. Sonra peşine "çizgi film yaneeee?"diye tepkiler alma ihtimaliniz çok oluyor. Sonra ben sinirleniyorum gir google-sensei'ye anime yaz ve araştır diyorum. Utanılacak bir yanı yok. Nasıl insanlar spor yapmak, kitap okumak gibi hobileri varsa bizim içinde manga ve animeler. Ha insanlara açıklama işi bir tık uzun sürüyor.🤣

Not:Bu arada yanlış olmasın kitap manyağıyımdır.🤭

erkek sayısı arttıkça ortamın kalitesi düşer

boyblue
Buram buram erkek düşmanlığı kokan önerme. Çok popüler oldu bu aralar bu erkek gömme olayı ama herkesin bir sebebi oluyor bunlar için tabii. Canı yanan genelleme yapıp sataşıyor.

Owarida'nın dediği gibi iki cins için de hemcinslerin ağırlıkta olduğu ortamlar karma ortamlardan daha sıkıntılı oluyor. %100 erkek olan sınıfta da %80'i kız olan üniversite bölümünde de bulundum, iki türlüsü de olmuyor ya. En iyisi dengeli, karma ortamlar.

inui juuzou

ryukon
no guns life serisinin baş karakteridir. extendeedlerin çıkardığı sorunları çözen ve suç işleyen extendeedleri yakalayan bir dedektif olarak çalışmaktadır. kendisi de bir extendeeddir. kafası kocaman bir silah olan cyborg bir bedene sahiptir. Geçmişe dair hiçbir anısı yoktur ve bedenini bu hale getirenin kim olduğunu da bilmemektedir. sürekli sigara içer ve bedeni cyborg olduğu için neredeyse duygularını hiç belli etmez. ayrıca kafası bir silah olduğu için yağmurdan nefret eder ve paslanmaktan korkar. en sevdiği şeylerin başında berberde kafasının yağlanması ve cilalanması gelmektedir.

inui juuzou
otakuturk.net/foto
1

no guns life

ryukon
2019 yılının son çeyreğinde yayınlanan güzel ve sevilen bir seridir. güzel başlayıp ağır ağır ilerlemiş fakat finali açık sonla bitmiştir. ancak serinin açık sonla bitmesiyle birlikte 2. sezon duyurusu da gelmiş ve böylece yapımcılar tekrar gönlümüzü kazanmıştır. konusu bakımından birazcık ghost in the shell'i andırdığı söylenebilir. güzel bir hikaye, orjinal karakterler, birçok bilinmez ve gizemin oluşu ve tüm bunlara ek olarak serinin seinen türünde olması, serinin artı yönlerinden bazıları olarak gösterilebilir. ancak aksiyon sahnelerinin az ve kısa olmasının beni üzdüğünü de belirtmek isterim. sanki aksiyon sahneleri biraz daha uzun olsa seri bambaşka yerlere gelecek ve bizleri daha fazla kendine bağlayacak gibi hissediyorum. yine de her şeye rağmen, seriyi beğendim. ancak ilk sezonun seriye giriş ve bazı konulara açıklık getirmek niyetiyle yapıldığını ve asıl aksiyonun 2. sezonda olacağını düşünüyorum. yani güzel bir seri ama benim seriden beklentim bundan çok daha fazlası diyebiliriz. bu yüzden izleyin derim.

konusu: teknolojin bir hayli ilerlediği bir zamanda, cyborg bedenler ve yapay organlar kullanılmaya başlanmış ve bunların kullanım oranları da bir hayli artmıştır. cyborg beden veya yapay organ kullanan bu insanlara ise extendeed denilmektedir. inui juuzou, extendeedlerin çıkardığı sorunları çözen ve suç işleyen extendeedleri yakalayan bir dedektif olarak çalışmaktadır. kendisi de bir extendeed olan juuzou, kafası kocaman bir silah olan cyborg bir bedene sahiptir. Ancak geçmişe dair hiçbir anısı yoktur ve bedenini bu hale getirenin kim olduğunu da bilmemektedir.

Bir gün bir çocuk kaçıran ve güvenlik güçleri tarafından kovalanan bir extendeed, juuzou'nun ofisine gelerek, ondan fazla soru sormamasını ve bu çocuğu korumasını ister. Bu teklifi kabul eden juuzou, kendini bir anda hiç beklemediği bir savaşın ortasında bulur ve macera başlar. Juuzou için çocuğu güvende tutmak pek kolay olmayacaktır.

no guns life
otakuturk.net/foto

tanıtım videosu:


opening 1