amidamaru

owencem
asakura yoh'un savaşçı ruhu. 600 yıl önce yaşamış olan usta bir samurai. yoh'la karşılaşıncaya kadar, emrinde olduğu imparatorun 50 adamını öldürdüğü için, acımasız bir katil olduğu düşünülür. ancak en iyi dostunun hayatını kurtarabilmek için imparatora karşı gelmiş ve o savaşın sonunda hayatını yitirmiştir. bir samurai için en affadilmez suçtur, sadakatini sunduğu imparatora ihanet etmek. ancak amidamaru, hain bir imparator yerine, dostuna sadık kalmayı seçmiştir.

kuroko no basuke

rasenya
mangakası fujimaki tadatoshi olan kuroko no basuke final yaptı.
275 bölümlük, basketbol ve takım ruhu üzerine kurulu bir manga serisi, animesi de hala devam ediyor.
çoğu zaman basketbol maçından ziyade doğa üstü güçlerin kol gezdiği bir meydan muharebesi izliyor gibi olsam da gerçekten sevdiğim bir manga/anime.
pek çok kez "ana karakter kuroko mu yoksa taiga mı? kaiga kurokodan rol çalıyor bence" demiş, içimden geçirmişimdir ama kurokonun doğası gereği bu sitemim boşa gitmiştir zira kuroko tetsuya kendi hikayesinde yardımcı karakter gibi görünebilmeyi başarabilen bir "gölge","takımın hayalet 6 numarasıdır"... böyle dedim diye kagamiden hoşlanmadığımı düşünmeyin, aksine onu çok severim ama kurokonun geri planda kalması beni üzüyor işte.:)

epica

eosav
böyle simone'nin sesini duyarsın büyük hayranlık beslersin, böyle duygulanırsın, sonra tam zamanında death metal araya girer yani mark jansen'in sesini duyarsın, seni başka diyarlara götürür falan. sonra o senfonik metal ritimler seni iyice kendinden geçirir... böyle bir grup işte

visual kei

lynettebhelliom
lisedeyim, eski bi sony ericsson telefonum vardı vk şarkıları ve grup üyelerinin resimleriyle dolu falan.bi arkadaş grubum vardı sınıfta işte, önlü arkalı oturan 6 kişiden oluşan. benim telefon biraz ortalık malıydı grup içinde o ara, çünkü o zaman internet paketi olayı çok yaygın değildi sadece bende olurdu. işte bi gün yine internet bahanesiyle telefonumu aldıklarında görmüşler benim vk fotolarımı. tabi bi şaşırma işte "ne bu emo tipler" falanlar önce, dalga geçmeler vs. sonra hizakiyi gördüler "aa bak bu güzelmiş, bi bu normal" derken "erkek o" dememle telefonu elinden atmalar bi tiksinme cümleleri falanlar havada uçuşmuş idi.

visual kei ile ilgili entry... visual kei hakkında sözlükte muhtemelen en çok geçmişi olan ve en çok bilgi sahibi olanlardan biriyim ve bununla ilgili eski dostum vk ya karşı bir sorumluluk hissediyorum, hani özellikle burda konusunu falan da görünce bi dürtü oldu illa hakkında birşeyler söylemem gerekiyormuş gibi. ama cidden çok zor birşey benim için şu an bu konuyla ilgili konuşmak. visual kei cidden ağır bi tarz. ağırlıktan kastım melodi, enstruman kullanımı, teknik vs. değil sadece, o açıdan bakıldığında sayılabilecek birçok tür var ve belki o satanizm kafasındaki anglosakson death metal gruplarının samimiyetsiz ağırlığı da değil onlarınki ama gördüğümüz ilginç apachi model rengarenk saçları ve lensleri olan kadın kıyafetleri giymiş o adamlar insanı öyle büyük bi karanlığa sokabilecek depresiflikte şarkılar yapıyorlar ki, progresif, psychedelic,punk, goth,death, doom,power, brutal her türlü müzik türüyle ilgilendim bu güne kadar ve hiçbiri beni psikolojik olarak visual kei kadar yaralamamıştır eminim ki. tam olarak mantıklı bir şekilde açıklayabileceğim birşey değil bu sanırım çünkü ciddi anlamda bu müzikle ilgilenerek geçirdiğiniz belli bir zaman diliminden sonra bu tarz etkileri olduğunu farkediyorsunuz ve ben açıp dinlemeye cesaret edemiyorum şu anda bu adamları çünkü eğer yaparsam o depresifliğin tekrar geri geleceğini hissediyom. intihar eden birçok elemanı vardır mesela bu grupların. neredeyse hiçbir sektörde yok bu adamlardaki kadar intihar ve ölüm. ishii, daisuke, jasmine you, hide, taiji en bilinen örnekleri. geçenlerde yaklaşık 73 kişilik bir liste görmüştüm yine en bilinen gruplardan intihar eden vk üyeleri hakkında. hele bi the piass olayı vardır mesela chihiro hiroshi ve yoshio adlı 3 üyesi intihar sebebiyle ölmüştür chihiro ve hiroshi bi klip çekimi sırasında köprüden atlayarak ölmüş yoshio da bu olaydan birkaç yıl sonra intihar etmiş ve bu olayın da yine bi klip çekimi sırasında olduğu iddiaları vardı mesela. ve öyle bi şey ki visual kei, ölüm tüm dünyada nasıl ses getiren bi olaydır bilirsiniz, biri öldüğü anda tüm medya ayağı kalkar, albüm satışları patlar, adını bilmeyen insanlar bile fan olur vs. vs. ama visul kei'de o kadar çok dramatik olay yaşanmış bir çok ünlü yetenekli sevilen grup üyesi son derece genç yaşlarda oldukça dramatik şekillerde intihar etmiş olmasına rağmen değil aynı ilgilinin yaşanması adamların ölümleri hakkında bilgi sahibi dahi olamıyorsunuz. birileri ölüp gidiyor sadece. hele ki japon fanlar benim gördüğüm kadarıyla tınlamıyolar bile bunların ölümlerini falan. internette araştırmaya kalktığımda sadece yabancı fanların olaylarla ilgilendiğine şahit oldum çok kez. hani değil yaşarken, öldüğünüzde bile değerli olamadığınız bi sektörün içinde kadın kıyafetleri içinde adeta bir sirk hayvanı gibisiniz bu sektörde, köpek gibi çalışsanız da inanılmaz yetenekli olsanız da etrafınızda sizin gibi yüzlercesi var yerinizde gözü olan ve şirketiniz de fanlarınız da farkında bunun ve o adamların yaşadıkları içinde bulundukları psikoloji doğrudan yansıyor yaptıkları müziğe. bu kadar ağır olma sebebi de bu psikolojidir diye düşünüyorum.

neyse girdim bi konuya çıkamadım toparlayamadım ama cidden sayfalarca tez falan bile yazılabilecek kadar kapsamlı bi konudur esasen visual kei zaten, kolay kolay özetlenemez bu sebeple. bi ara düzgün kafayla adam gibi oturup uzun uzun yazmak istiyorum bu konu hakkında ciddi anlamda

ren ai shinan

rasenya
takatsuki noboru senseinin yaoi mangadı.
hatanonun patronu honjou son derece pejmürde ve başkalarına tuhaf gelen davranışları nedeniyle temkinle yaklaşılan bir tiptir. honjou çevresindekilerin "evlilik yaşın geldi" tipi cümleleri sebebiyle oldukça popüler olan hatanodan yardım ister. hatano kendi yardımıyla son derece çekici hale gelse de utangaçlığından eksilmeyen honjouya hamle yapmadan duramayacaktır tabii.
ayrıca bu hikayenin ardında 2 adet one shot da yer almakta.

şimdiii.. seride smut sahneler yer almakta ve bana göre pek göz yumulur derecede de değil ancaaak çok tatlı bir semesi var, başlığı açmamdaki esas neden de honjou zaten. utangaç tavırlarını, aşkına sadık kalmasını, hatanonun ilgilendiği tek şeyin bedeni olduğunu ve tensel münasebetlerinin onun sandığının aksine romantik bir anlam taşımadığını öğrenince buna son vermesini falan çok sevdim ben. ayrıca son derece sağlıklı beslenmesi ve rüyasında dahi bunu mırıldanabilmesi ayrıca komiktir.:)
hatanoya gelince, normalde one-night-stand adamı öyle duygusal ilişkiler peşinde değil, yine de nihayetinde honjousuz yapamayacağını anlıyor, oldukça da dominant bir uke kendisi. sevdiğimi söyleyemem ama pek bir antipatim de yok.

kötü kedi şerafettin

cakiphan
öncelikle fragman için tıklayın:


bülent üstün'ün efsane çizgi roman karakteri “kötü kedi şerafettin”, uğur yücel'in sesiyle tozu dumana katarak beyaz perdeye aktarılmıştır.

filmin yönetmenliğini mehmet kurtuluş ve ayşe ünal yapmıştır şubat 2016'da yayınlanan film içinde adı geçen önemli isimler ise demet evgar (misket), okan yalabık, ayşen gruda, güven kıraç, ahmet mümtaz taylan, gökçe özyol, cezmi baskın, yekta kopan ve levent kazak.

şerafettin'in çizeri bülent üstün, ntv'ye verdiği röportajda “animasyonsa çocuklar içindir diyorlar, baştan söyleyeyim bu bir çocuk filmi değil kesinlikle çocuklarınızla gelmeyin” demiştir. çünkü şerafettin'in ağzı fazlası ile bozuk ve asi bir tip.

filmin hikayesiyse şöyle işliyor: sıradan bir ilkbahar sabahı, kötü kedi şerafettin ile yancıları martı rıfkı ve fare rıza akşamki mangal için hazırlıklarını sürdürmektedir. gelgelelim, aynı gün içinde şero'nun başına gelmeyen kalmaz. önce babası tonguç tarafından evden kovulur, sonra gözüne kestirdiği manitanın ölümüne sebep olur, yetmezmiş gibi düşmanlarının saldırısına uğrar, hayatı boyunca belki de ilk defa aşık olur ve nihayetinde tacettin adında bir oğlu olduğunu öğrenir.

film seslendirmeleri sırasında yaşananlar için de aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.



😼😺😸🙀

rekka no hono

otakudesu00
1995-2002 yılları arasında yayınlanan, nobuyuki anzai tarafından yazılan shonen manga.
97-98 yılları arasında yayınlanan 42 bölümlük animesi var.
2001 ve 2004 yılında oyunları da yapıldı.

rekka hanabishi isimli ninja olmayı kafaya koymuş bir gencin hikayesini anlatıyor. rekka bir ninja olarak, sadakatini adayabileceği birini bulmak için sürekli kavga eder. sonunda yanagi sakoshita isimli, iyileştirme yeteneği olan bir kıza ninja olarak hizmet etmeye başlar.
kısa süre sonra rekka alevleri kontrol etme yeteneği olduğunu keşfeder. aslında yüzyıllar önce oda nobunaga tarafından yok edilen hokage klanının altıncı nesil liderinin oğlu olduğunu öğrenir.
ölümsüzlüğe kafayı takmış biri ola kooran mori'nin yanagiyi kaçırması ile olaylar devam eder.

animeyi hentaiden ibaret sananlar

gachapin
sınıf arkadaşım anime izlediğimi duyunca üşenmemiş araştırmış google da sanırım iyi seyler bulmamış olacak ki, kötü kötü baktı bana sonra yarım saat kadar açıklamaya çalıştım yaşlara göre anime türlerini sonuc olarak pek inandırdığım söylenemez kötü seyler izlemediğime, yemedi*

bartolomeo

titaniagnell
bi insan öyle sempatik bi karakteri nasıl sevmez anlamıyorum
umursamazlığı olsun bizimkilere olan hayranlığı olsun -ki ölüp ölüp dirilme olarak empati bile kurabiliyorum kimi zamanlar- gayet hoş bence

hala anime izlediğini söylemeye utanan anime severler olması

itselkopek
Utanmak… Şöyle denilebilir mi? Ülkede hala diğerlerinin zevklerini tartışabilecek insanlar ve bunun yanında kendi kusurlarını saklamak için özgüvenliymiş gibi davranan insanlar var. Bu insanlar n'apar biliyor musunuz? Kendi özgüvensizliği açığa çıkmasın diye kusurları olsun ya da olmasın başkalarıyla dalga geçer ki bence ülkede böyle insanlardan oldukça var. Onların yanında en az onlar kadar özgüven eksikliği ve sosyal anksiyete gibi sorunlar yaşayan da oldukça insan var. Yani duruma böyle bakınca her ne kadar normal olmasa da anlaşılabilir bir durum haline geliyor. Tabi üstte de yazıldığı gibi bir de açıklama sorunu var. Şahsen bir şeyi açıklamaktansa daha iyi anlaşılması için deneyimlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

sakamoto tatsuma

karalamadefteri
gintama serisinde joui ayaklanmasında sakata gintoki, katsura kotarou ve takasugi shinsuke ile birlikte savaşmıştır.
bu savaştan sonra yolları ayrılan bu 4 arkadaştan sakamoto, kaientai ismiyle uzayda galaksiler arası ticaret yapan bir şirketin lideri olmuştur.
isimleri yanış hatırlama gibi bir huyu vardır. gintoki'ye kintoki der :d
her durumda 'a-ha-ha-ha-ha' şeklinde gülebilir. :d

seslendiren: miki shinichiro

ütopya

lenalee
ütopya olması gerekeni arama çabasındaki devletin, gelecekte nasıl bir trajediyle karşılaşacağının veya nasıl ideal seviyelere erişeceğinin, yazarlar,düşünürler, sanat adamları tarafından ele alınması, eserlerine yansıtılmasıdır. distopya ve eutopya olmak üzere ikiye ayrılır, distopya karanlık geleceğin ütopyasıdır en ünlüleri orwell'in 1984 hayvanlar çiftliği, huxley'in yeni dünyası, alan moore'un v for vandettasıdır, eutopya'da mükemmel olması gereken ütopyadır, en ünlüsü platon'un devletidir.(animelerden de sword art online, ergo proxy bana distopyaları anımsatır.)

samuray

sekiro
Samuray, eski Japonya'da soylu asker sınıfı için kullanılan bir terimdi. Samuray, eski Japoncada 'hizmet etmek' manasına gelen saburau kelimesinden türemiştir. Savaş, Japon kültüründe önemli bir yer teşkil eder.

samuray
otakuturk.net/foto

candy candy

ryukon
çocukken tv'de izleyip ilerleyen yıllarda internetten de tekrar izlediğimiz serilerden birisidir. ülkemiz kanallarında şeker kız candy ismiyle yayınlanmıştır. romantik-komedi türünde bir seri olup ülkemizde kadınlar tarafından bir hayli sevilen bir seridir.

konusu: bir yetimhanede yaşayan candy, en yakın arkadaşı annie, bir aile tarafından evlatlık alınınca yalnız kalmıştır. bu durumun üzüntüsüyle bir tepede yalnız başına ağlarken, bir prens gelerek buna bir arma vermiştir. aradan uzunca bir süre geçer ve bir gün prensin candy'e verdiği armanın aynısını taşıyan bir araç yetimhaneye gelir ve candy'i evlat edinmek istediklerini söyler. candy'de prensi yeniden görmek umuduyla bu teklifi kabul eder ve macera başlar.

özetle: adı şeker olup kendisi derbeder olan karakter

recorder to randoseru

suzuki san
seinen dir. hayatımda izlediğim en eğlenceli seinendir. biraz klasik senaryodur aslında. erkek küçük kardeştir ama yaşından çok büyük gözükür, kız büyük kardeştir ama yaşından çok küçük görünür. işte bu sebepten yaşanan trajik-komik durumları anlatır.
ayrıca 2. sezonu da vardır. recorder to randoseru mi adıyla geçer.