cowboy bebop

senji kyomasa
2 yıl önce çok eğlenerek izlediğim bir seriydi. sıkılmadan izleyebileceğiniz fazla uzun olmayan bir seri.
--önce uzay gemisi “bebop” ın tayfasının ilginç olaylarla bir araya gelmesini, sonra da bu tayfanın güneş sitemini dolaşarak başına ödül konmuş suçluların peşine düşmesi şeklinde bir plot söz konusu. genelde bölümler bu ödül avlarının üzerine olmakla beraber, asıl hikâye karakterler ve derin geçmişlerinin ortaya çıkması olarak nitelenebilir--alıntı
izleyin derim az bölümü olduğundan beğenmezseniz çok bir zaman kaybı olmaz
juracule mihawk
müzikleriyle aşmış klasik animelerden biri.

26 bölümdür,diğer animelerin aksine biterken aklınızda soru işaretleri falan bırakmaz

ama finalini sever misiniz o ayrı.

kapanış şarkısı ayrı güzeldir:

spike'ın gitmeden önce yaptığı son konuşmayı hep sevmişimdir.

"spike:şöyle bir hikaye var bilir misin? bir zamanlar çizgili bir kedi varmış. milyonlarca kez ölmüş, miyonlarca kez de dirilmiş. hiç umursamadığı, çok sayıda sahibi olmuş.bu kedi ölümden korkmazmış.bir gün gelmiş ki artık bu kedi başıboş, sahipsiz kalmış. beyaz dişi bir kedi ile kaynaşmış ve ikisi beraberce mutlu yaşamışlar.

yıllar geçmiş, beyaz dişi kedi yaşlandığı için ölmüş.çizgili kedi milyonlarca kez gözyaşı dökmüş, sonra da ölmüş.bir daha da dirilmemiş.

jet: güzel bir hikaye.

spike: bu hikayeden nefret ederim. kedilerden de nefret ederim."
greenmustang
en sevdiğim yapımlardan biridir. eski yapımlar daima daha iyidir bana göre ve cb de bunun en büyük kanıtlarından birisi. ostleri zamanın en iyisidir belkide. karizma abidesi spike spiegel abimizin vsleri üst düzeydir,izlenmesi elzemdir. özellikle de vicious vssi. green bird'ün girişi ve spike'ın pencereden düşüşü... izleyin bu seriyi aksi büyük bir kayıp olur.
ryukon
bu anime için denilecek fazla bir şey yok. siz hala cowboy bebop izlemediniz mi? ne yapıyorsanız bırakın ve hemen bu animeyi izleyin...
heiwa
spike spiegel gibi anime tarihinin en karizmatik karakterlerinden birini ve julia gibi mükemmel bir kadını içinde bulunduran, izlerken hiç ama hiç sıkılmadığım animedir. her karakterin kendine ait birbirinden güzel hikayeleri vardır geçmişlerinde. müzikleri harikadır, sanırım 125 şarkılık bir soundtrack listesi vardır. finalinden sonra yarım saat ekrana boş boş bakarsınız.
insan nasıl iki karakterin haşlanmış yumurta yediği bir sahnede duygulanabilir arkadaş.
kyouran no kikoushi
ne kadar güzel olduğundan herkes bahsetmiş zaten. ama bi sahne aklıma geldikçe hala gülüyorum. spike'ın aradıkları adamın ismini (appledelhi siniz hesap lütfen) okuduğu sahne. önceki bölümlerden birinde de ince belli bardakta çay içmişlerdi. merak ediyorum yazan kişi türkiyeyi gezmişti de ordan mı aklında kaldı yoksa umut sarıkaya karikatüründeki gibi sırf biz sevinelim diye mi koydular animeye?
ashthemagnificent
soundtrack albümü şaheser olan, çizim kurgu karakter her şeyiyle 10 numara 5 yıldız bir animedir. öyle sahneler içerir ki kalbiniz acır teninize iğneler batar gibi olur, gözleriniz yaşarır.

ağlattığı doğrudur, diyaloglarıyla gerçekçiliğiyle ve gerçek olmasına duyulan korkuyla bütün karakterlere bağlanırsın, spike diye feryat edersin ama gidenler gelmez.

bu animeyi izlemeyen biri bir animenin ne kadar etkileyici olabileceğinden bihaberdir bence.

(bkz:bang)