another

ryukon
2012 yılında yayınlanmış olan ve korku türü diyerek izleyiciyi kandırmalarına rağmen bilim-kurgu olan seridir. 2012 yılının en iyi animelerinin seçildiği oylamada kendine 6. sırada yer bulmuştur. bol kan ve ölüm barındıran bir seridir. birçok izleyiciye göre korkunç olarak ifade edilse de bence izlenilesi ve kaliteli bir ahimedir
akirayamamoto
26 yıl öncesinden başlayan ve günümüze kadar süren 3-3 sınıfı lanetini anlatan bir anime. başkarakterler bu laneti durdurmaya çalışmaktadır. çizimleri ve ses efektleri şuana kadar gördüğüm en iyi kalitedeydi . bütün ottalara tavsiyemdir.
kuniedaoi
keşke devamı da olsa dediğim anime

meinin gerçekten varolduğunu öğrenince şoka girmiştim .d klasik hayalet mantığından uzak güzel bi kurgusu vardı.
rasenya
12 bölümlük tadını damağınızda bırakan harika bir animedir another. çizimleri olsun kurgusu olsun kendisini izlettiren, sevdiren bir yapım.
izledikten sonra çıkabilecek yan etkiler:
-şemsiyelerden korkma
-oyuncak bebek/kuklalardan korkma
-4. kat fobisi
...
gibi uzatılabilecek bir listeyle karşılaşabilirsiniz ^^
hinarias
ses efekti olsun çizim olsun konu olsun tam anlamıyla mükemmeldi kanlı olmasıda ayrı cazibesi tatlı karakterler olmasını saymıyorum bile her ottanın mutlaka izlemesi gereken çok güzel bir animeydi bence
heiwa
gerek cizimleri gerek muzikleri gerek kurgusu gerek de ana karakterin gizemli havasiyla muthis bi animeydi. birkac ova gelebilir ama bence 2.sezonu olma
titaniagnell
evimiz dördüncü katta asansöre binemiyorum, gök delinse kıyamet kopsa şemsiyelere dokunamam bile... hayatımı en çok etkileyen anime denilebilir sanırım
suzuki san
2012 yılında yapılmış benim için ağır korku animesidir. konusu kesinlikle korkutucu ve ilgi çekici. izlerken aklıma halka filmi geldi. izlediğim son korku filmi halka olmuştur zira o kadar etkilendim ki korku filmi hastası olan ben bir daha korku türü izlemedim.* bu animeyi görünce "ehehe bu anime ki bundan korkulmaz " diyerekten izlemeye başladım. zaten 12 bölüm olmasından mütevellit işten dönünce gece yarısı 2 gibi bitirdim. ama bak işte olay burda başlıyor. ben öyle korktum ki anime bittikten sonra günde 12 saat çalıştığım bir dönem olmasına rağmen o gece uyuyamadım ve hiç uyumadan sabah 8 de işe gittim. öyle etkilemiştir beni.
ölüm sahneleri ciddi manada korkutucu ve gerçekçidir. herkesin unutamadağı şemsiye sahnesi belli bir süre şemsiye korkusu bile yaratır. animede lanet olayı güzeldir ve lanet misaki mei adlı kızımızın etrafında geçer. sevdiğim anime kızlarından. gizemli, çok konuşmayan ama ağzını açınca hep gerekli sözcükler dökülen bir kız.
anime hep bir merakla devam ediyor. hatta tipik japon korku örneklerinden, ani ölümler, hayaletler, büyüler ve tahmin edilemez olaylar. tek sıkıntısı siyah fon yağmuru olmuştur benim gözümde. olay içinde lanet, karamsarlık ve gizem olduğu için kaçınılmaz bir fon ama.
animede hemen hemen tüm karakterler çok garip davranır. ilk izlerken sıkıcı gelebilir bu ama "lanet" ile bağlantılı olduğundan aslında mangakanın mantıklı bir karar vererek çizdiğini anlarsınız.
korku severler kesinlikle izlemeli. gerçi kimisi beğenmemiş "vasat" demiş ama ilginç bir konusu olmasından dolayı bile izlenir.
chibiotaku
bizim apartmanda şemsiyeler girişte durur üst katlara çıkmaz ne kendim çıkartırım ne kuzenlerime amcama halama çıkarttırırım ha birisi yukarı çıkarmış olsa bile merdiven boşluğundan aşağı atarım ne olur ne olmaz
yunochan
ilk başta ana karaktere çok fena sinir olmuştum son 2-3 bölümde biraz ısındım sonu hiç beklediğim gibi değildi çoğu kişi gibi misaki mei favorim
(bkz:kuudere)
senji kyomasa
anime gözüyle değerlendirdiğimde gayet başarılı ve sürükleyici bir anime. karakterler iyi oluşturulmuş, openingde mükemmel ve bitişi de uzatmadan çok uygun bitirilmiş. özellikle asansör sahnesini baya sevmiştim.
ancak korku filmi gözüyle değerlendirirsem örneklerine göre geri kaldığını söyleyebilirim. japonların korku filminde gayet başarılı oldukları aşikar ancak bu yeteneklerini animeye aktarırken bir problem olmuş bence. izlerken pek korktuğumu veya gerildiğimi söyleyemeyeceğim. sorunun anime olması çizim olması yüzünden kaynaklandığını da kabul etmiyorum sonuçta animeler çoğu zaman bize gerçeği kadar duygu yaşatıp ağlatabiliyorsa korku yönünden de bir sorun olmamalı, ayrıca f.e.a.r. oyunu da animasyon ama gayette gerilim dolu. belki sorun müziklerin seçimindedir, ya da korku animesi olması amacıyla yapılmamıştır.
floren
öncelikle sizi şöyle alalım:

evet ostları gördüğünüz gibi aşmıştır. beni o kadar korkutmadı aslında,tek korktuğum sahne mei'nin morga indiği sahne.* bunda müziğinde etkisi vardır pek tabii, bundan daha sonrası daha çok dedektiflik hikayesi gibi ilerler. olayın nasıl işlediğini çözmek üzerine kuruludur.* kuklarların çizimine hayran olmuştum. naoya teshigawara adlı karakter de animeye ayrı bir tat katmıştır.
ashthemagnificent
anime boyunca doğaüstülük var, yok ya yokmuş fakemiş,yok ya evt kötü ruh falan var lanet, yoksa yok mu olm dedirterek beni sinir krizlerine sokmuştur. bu kararsızlık benim kendi kafa karışıklığımdan da kaynaklanabilir ama nedense arkaplandak hikayeyi yetersiz buldum. lanetin başlangıcı vs. yine de çeşitli ölüm sahneleriyle çıktığı yıla izini vuran çerezlik animedir. göz bandıyla kolaylıkla cosplayi yapılabilir *yapılamadı *
0 /