confessions

alovesinceforgotten

➤ - birinci nesil otta

  1. toplam giri 57
  2. takipçi 0
  3. puan 860

death note'u siz bulsanız

alovesinceforgotten
ben birkaç kişiyi öldürürdüm diye düşünüyorum.
biliyorum çoğu kişi light'ın, yani kira'nın düşünce şekline karşı. ama ben bazı açılardan kira'yı haklı bulmaktan kendimi alıkoyamıyorum. düşünsenize, sadece ismini yazarak birini öldürebiliyorsunuz. adını bildiğiniz tüm kanun kaçaklarını, tecavüzcüleri, teröristleri bu yolla öldürebilirsiniz.
ama elbette başka bir amaçla kullanmaya kalkmazdım. buna başkalarının/kendimin kaderini değiştirmek de dahil.

sims 4

alovesinceforgotten
sims 3 ile kıyaslayınca, the sims serisi için bir gerileme sayılabilecek oyundur.
the sims'ten sonra, sims 2'de sayılamayacak kadar yenilik vardı. en başta cas (create a sim) ekranı inanılmaz geliştirilmişti. oyun içine eklentisiz olarak 3 kasaba eklenmişti. pek çok aile, pek çok hikaye vardı. istekler/korkular ve aspiration sistemi getirilmişti. kısacası, oyun geliştirilmişti.
sims 3'te, cas daha da geliştirildi. burç olayını bırakıp trait(yetenek) odaklı kişilik getirilmişti. simler çok daha kendine özgü olabiliyordu. vücutları sims 2 deki gibi şişman/zayıf olarak değil, kayan barlarla ayarlanıyordu.
en güzeli, en harikası; sims 3'te dışarıda yaşayan bir şehir vardı. eve kapalı değildik. hatta yönettiğimiz simler gece uyurken biz kamerayı şehirde gezdirip milletin özel hayatına burnumuzu sokabiliyorduk (kamerayı iyice yaklaştırıp pencereden milletin evinin içine bakmışlığım bile var :d hayır, röntgenci değilim. en azından gerçek hayatta :d her neyse)
peki ya sims 4? ben size söyleyim, tek ilerleme simlerin vücudu. yok mouse ile yüz ayarlıyormuşuz da, bilmem ne. ee, başka? hani simlerin boyları farklı olacaktı? "yok," dedi paşam ea, "animasyonlarda sıkıntı çıkıyor simlerin boyları farklı olunca." yok ya? mood getirmişler. aman ne büyük yenilik. mood olayı sims 2'de de vardı, sims 3'te de. sims 2yi baştan yapmışsınız be!
ea games bir efsaneyi batırma yolunda. ek paket, stuff paketi, bok paketi püsür paketi derken iyi para kazanıyorlar. işin yolunu buldular.
neyse oturdum destan gibi entry yazdım, yaram derinse demek ki. gideyim bari ben.

otomatik portakal

alovesinceforgotten
a clockwork orange olarak da bilinir.
romanını okuduğum ancak filmini izleme fırsatını -henüz- bulamadığım eser.
okumamış olan ottalara şiddetle tavsiye edilir.
alex adında bir genci konu alır. alex gelecekte, gençlerin ahlaki ve toplumsal değerleri sıfır saydığı bir çağda yaşar. böyle söyleyince eğlenceli bir anarşi gibi gelse de aslında bayağı tüyler ürperticidir. alex davranışlarından ötürü türlü olaylar yaşar... ve yaşadıkları insanı etik ikilemler içinde bırakır.

assassin's creed

alovesinceforgotten
dost kayaoğlu sağolsun, iyiden iyiye soğuduğum seridir.
ben genellikle bir şeyleri abartarak sevmeyi severim. ac de öyleydi, özelllikle brotherhood'a bayılmıştım.
sonra nereden bulduysam, dost kayaoğlu'nu takip etmeye başladım, kendisi kılı kırk yarmaya bayılan çok eğlenceli bir youtuber. ancak dediğim gibi, adam her şeyi o kadar inceden inceye eleştiriyor ki ister istemez etkileniyorsunuz.

aynı youtuberın bir başka iddeası da skyrim'deki kılıçların vuruş hissinin boşluğa vurmakla aynı olduğu. o nedenle skyrim incelemelerine pek takılmıyorum. bırak bari skyrim'i rahatça körü körüne sevelim be dost kayaoğlu.

wreck this journal

alovesinceforgotten
wreck this journal, türkçe adıyla "bu günlüğü mahvet", keri smith adında yaratıcı bir ablamızın kitabıdır. aslında ne tam olarak kitap, ne de tam olarak defter; "wreck this journal"ın her sayfasında yerine getirilmesi gereken bir emir yazıyor. anlayacağınız üzere emirler defteri parçalamaya yönelik. amaç, sanatsal yolla veya içinizden geldiği gibi stres atmak. emirlerin bazıları şöyle:
♣bu sayfaya zarar ver (genelde yakarak zarar verenleri gördüm)
♣bu sayfaya tüylü şeyler yapıştır
♣bu sayfaya kahve dök
♣bu sayfaya boya fırlat
♣bu sayfayı yüksek bir yerden aşağı at
♣bu sayfayı kamuya açık bir alanda insanlara ver ve doldurmalarını iste
... vb.
defteri doldururken yaptığınız çılgınca şeyler sayesinde garip anılar edinebiliyorsunuz. vakit geçirmeye birebir.



(linkteki tamamlanmış bir defter, videonun başındaki ilk haliyle kıyaslayınca defterin sahibi ablanın "wreck" sözünü ne kadar ciddiye aldığını görebilirsiniz :)

tyrion lannister

alovesinceforgotten
komik, zeki, gerçekte çevresindekilerden çok daha merhametli ve adil olup yine de kimseye yaranamamış bir got karakteridir.
dünyanın ve westeros'un adil olmadığını kanıtlamak için yaşıyor gibidir.
ayrıca raistlin majere'den sonra en sevdiğim kurgusal karakterdir.

amulet of mara

alovesinceforgotten
elder scrolls evreninin dokuz kutsal ilahından, aşkın tanrıçası olan mara'yı sembolize eder. tılsımlı bir nesnedir (iyileştirme büyülerine %10 daha az güç harcamanızı sağlıyor).
ancak amulet of mara'nın asıl önemi başkadır. nirn'de (en azından skyrim'de diyeyim) evlenmek istiyorsanız bu kolyeyi takmanız şart. böylece etrafınızdakiler evlenmek istediğinizi anlıyor, uygun taliplerinize * niyetinizi açık etmiş oluyorsunuz.
kendi adıma, bunun çok mantıklı bir uygulama olduğunu düşünüyorum :d bence reddedilme/yanlış anlaşılma durumlarını engellemeye ve evlilik programı oluşumunu ortadan kaldırmaya birebir. hem bu amulet'i satan rahiplerin de cebine iki üç kuruş para girmiş oluyor, ekonomiye de faydalı. fakirsen her türlü gene evde kaldın ama :d tam zamanı, hemen imzamı atayım şuraya (bkz:money money money)

wikihow

alovesinceforgotten
neyin nasıl yapılacağını adım adım, resimlerle ele alan eğlenceli ve faydalı sitedir. içerdiği kategoriler fazlasıyla çeşitlidir. bir konuda ne yapacağınıza dair en ufak bir fikriniz olmadığında yardım almak için idealdir, ancak sadece eğlence amaçlı okunabilecek kadar da basit makalelerden oluşur.
sitesi için: https://m.wikihow.com/Main-Page

pixel people

alovesinceforgotten
lambdamu tarafından geliştirilmiş, chillingo tarafından piyasaya sürülmüş eğlenceli ve değişik bir mobil oyundur.
oyunda amaç gökyüzüne en baştan bir şehir bina etmektir, şehrimizin adı da ütopyadır.
ilginç olan, şehirdeki insanları bizim "üretmemiz". oyunun en başından beri var olan laboratuvarda genleri karıştırarak insan üretiyoruz. farklı mesleklerden insanların genlerini bir anlamda hibridleyip yeni mesleklerden insanlar elde ediyoruz.
örneğin, bir mühendisle hemşirenin genlerini birleştirince doktor üretmiş oluyorsunuz.
böyle böyle gökyüzündeki barışçıl şehrinizi büyütüp, kalkındırıyorsunuz (: şehriniz büyüdükçe güzelleşiyor.
[en çok hoşuma giden, oyun süresince alttan geçen "ütopya haberleri" oldu :) ]

patch cipriano

alovesinceforgotten
insanın bir türlü iç dünyasını çözemediği şu garip karakterlerdendir. oysa bir edward öyle mi azizim? adamı anlamak çok kolay. sanırım bu nedenle, bu patch'e bir türlü ısınamamıştım ben. bana anlaşılmaz gelmişti. tabii asıl havalı tarafı odur, ayrı konu

world of warcraft

alovesinceforgotten
filmini izlediğim. oyun/kitap, kısacası efsane. oyununu oynamış değilim, ama oynayanlardan filmle oyunun farklı seyrettiğini öğrendim.
film her ne kadar tahmin edilebilir sahnelerle doldurulmuş olsa da efektleri ve bahsi geçen evrenin malum etkileyiciliği sayesinde gerçekten güzeldi.

son sahnede griffinin tepesinden taaa aşağıdaki kadınla acı acı bakışan lothar'a ve şahin gözlerine saygım sonsuz. miyobum diye mi fantastik evrenlerde yaşamıyorum yoksa olm :( gözlüksüz iki adım ötesini göremeyen birinden kahraman olmaz tabi, siz de haklısınız kardeş :'(

another

alovesinceforgotten
korku türünde izlediğim ilk animeydi. güzeldi, hele bazı sahneleri bende bir dönem acayip travmalara sebep olmuştu. biraz tırsayım ama altıma şeetmeyeyim o kadar da değil yani, diyorsanız izlenebilir.

elfen lied

alovesinceforgotten
iki defa izleyip sonunda olanları yine de anlayamadığım anime. kendimi google'lara yahoo'lara atıp harıl harıl araştırmıştım, noldu lan şimdi, diye söylenerek. bir rivayete göre mangasının sonu daha açıklayıcıymış. ben mi? ben bilemiyorum efenim, okumadım

fanservice

alovesinceforgotten
buna sadece anime ve mangalarda değil oyunlarda da rastlayabiliyoruz :d ilk aklıma gelen, heavy rain
belki de bana öyle geliyor ama ben nedense hep erkeklere yönelik olanlarına denk geliyorum. "tercihlerimi sorgulatmayın, yapmayın lütfen böyle şeyler ^-^" deyip görmezden gelmeye çalışıyorum

midorima shintaro

alovesinceforgotten
horoskop yorumlarına takıntılıdır. parmaklarını bandajlar, öyle dolaşır. yanında mutlaka o günün şanslı nesnesini taşır. takao ile ikisinin maçlarda kullandıkları strateji kagami'yle kuroko'nunkine benzer, midorima "ışık", takao "gölge"dir.
aynı zamanda mucizevi bir atmasyon kalemi vardır, bu kalemi kullanarak testlerde salladığınız sorular doğru çıkar. (cidden, öyle bir kalemim olsa işim çok kolay olabilirdi)

live fast die young

alovesinceforgotten
yaşlanmak istemeyen insanların benimsediği düşünce. kırklı yaşlardan sonra bir manada çürüğe çıkma durumu var. zihinsel olarak da bedensel olarak da artık yokuş aşağı gidiyorsunuz. o nedenle bu felsefeyi benimseyen insanlar "ne yaşayacaksam gençken yaşayayım, sonra da öleyim," şeklinde düşünüyorlar.
her yaş güzeldir muhabbetine girmeyeceğim şimdi. her yaş güzel değildir bence. yaşlanmanın güzel bir tarafı yok... ama yine de ölmekten iyidir.

satsuki momoi

alovesinceforgotten
knb'de touou akademisinin menajeridir. rakip takımlar hakkında bilgi edinmekte üzerine yoktur. bu açıdan touou için önemli bir avantajdır kendisi. pembe saçlıdır. çatıdaki rüzgarlı bir günde aomine daiki'nin beyan ettiğine göre "garip" iç çamaşırları giyer. seirin'in koçu riko'ya bir seferinde "doğru söylüyorsun, sadece bir b olsan bile," demiştir.
hakkında tarafsız olabileceğim kısmın sonuna geldik.

benim sinirlerimi hoplatmada cidden becerikli bu kız. "b olsan bile" ne lan? bir de herkesin bu kıza burnu kanar... bu da gider gider kuroko'ya yapışır. kızım kuroko'ya aşıksan çekil aomine'nin kuyruğundan.
kısacası bu karıyı günahım kadar sevemiyorum.
fanfic'in birinde bu kız için "pembe inek" yazmışlardı... nasıl zevk almıştım okurken. hehehehehhhh >:d bence de pembe inek...
0 /