confessions

boyblue

➤ - birinci nesil otta

  1. toplam giri 560
  2. takipçi 0
  3. puan 3986

infinite stratos

boyblue
1. sezonunda 9. bölüme kadar gelmiş olduğum harem-gundam animesi (senteze bak.). iyi hatırladım devam edeyim buna ben.

orimura ichika denen çocuk erkeklerin yerinde olmak istediği karakterler listesine yüksekten giriş yaptı bu animede. en klasik anime unsurlarının hepsine birden şahit olduk, çatıda yemek, erkeğin sevgi nişanı olarak kızın yaptığı yemekten yemesi, ve ecchi unsurları (ani uygunsuz durumda karşılaşmalar vs. kaldı ki hikayeye doğrudan etki etti bu unsur bu sefer), harem animesinin klasik kız kapışmaları (bu sefer gundam temalı, ne hoş ^^) ve daha saymadığım çoğu klasik anime olgusu.

ayrıca hetalia gibi her ülkeyi temsil eden karakterler var, ama türkiye sanırım ıs konusunda da bir şey yapmamış :) bu sefer "a türkiye dedi" heyecanlanması yaşamadık ._. zaten türkiye temsilcisi kız da nasıl olurdu merak konusu şimdi, animelere mutfak kültürü dışında girişimiz nadir olduğundan o kızın bentosu sağlam olurdu falan :)) neyse dağıttım konuyu -.-


sonradan giren charles karakteriyle genderbender dedektörü olduğumu bir sefer daha kanıtladım :) tüm mangakaları getirin bana, kaç adet tespitim var yani burada alayının cinsiyetini yanılmadan söylerim! neyse gaz pedalına fazla yüklendim -.-

bu biraz geçici shounen ai etkisi yaratmış olmalı ki, bir kızın bu animeyi izlemesi gibi zor bir ihtimalde ilginç bir şey olurdu düşünsenize. (ya da düşünmeyin neyse) neyse bir an sonra "bu charles kesin kız zaten eminim, ve bırak çocukluk arkadaşlarını koskoca haremde favorim charles olacak galiba" diye düşündüm resmen. bak tatlı kibar olmak nasıl etki ediyor. kızlara hint olarak bırakıyorum bunu :)



ablasına, ehem... orimura sensei'ye gelecek olursak havalı karakter yapma çabalarının sonucu olarak kasıntı olmuş gibi, kardeşini izlerken çaya şeker yerine tuz atması falan :d iyi düşünülmüş bu, "ne kadar sert olsa da abla bu" mesajı verildi :d aile bağları felan harem animesinde bahsetmesi beklenmeyen konu aslında ama bu da var bu animede. iyi şey.

geldiğim noktada alman kıza da sağlam diss atmak istiyorum, "power suitimi getir hanım" moduna da girdim en başta. klasik göz bandajı falan. durmstrang'daki karakterler hogwarts için ne ise ıs için bu kız o oldu gibi. izlemedim ama sonradan bunun hareme eklenecek olması (di mi?) feci bir şey. zayıf noktası ne bunun acaba? (spo-edit: 1 bölüm içinde aşk ateşine düştü, diğer bölümün başında da kendisini ichika'nın kocası belledi. yuh.)

şu an bunları yazarken ilk sezon kapanış şarkısı kulaklarımda yankılanıyor yine. çok enerjik bir şarkı yalnız, sözleri falan gerçekten hareketlendirici bir şey bu. tam bir ignition booster diyebiliriz :d) hareme katılan her kız kapanış temasına ekleniyor bu arada. ardından da sonraki bölümü iki adet arkaplandaki ıs akademesi öğrencisi olan kızlar anlatıyor. daha yaratıcı şeyler de konulabilirdi ama bu da olmuş.

sonuç olarak bir cümlede: kimler ichika'nın yerinde olmak ister? :)

nedense charlotte (fransız olan) favorimken hayallerime bir anda ingiliz olan damlıyor. neden? neden istemsiz dalıyor kafama bu cecilia alcott? bilmiyorum. sanırım korkunç aşçılık becerileri psikolojimde ağır izler bırakmış olabilir

edit: tamamen bitirdim bilgisayarımda tutuyorum. yine kafama eser izlerim bunu. ^^ var bazı komik sahneleri izlenesi

edit 2:esas oğlanın ablasının despotluğu efsane. kaldı ki 2.sezonda o da dalga konusu oldu.

edit 3: laura bodewig... ichika'yı etkilemek için teğmeninden yardım alan asker. kızı peluş gecelikle sağlam moe yaptılar :3 şirin bir şey, beyaz saçlı alman asker taiga gibi bir şey oldu aslında. ama oğlana "sen benim gelinimsin" ayarını çektiğinden beridir istemsiz gülüyorum :d

edit 4: -spo- tavşan kulaklı makine dahisi kız savaş sahnelerini kendisi ayarladı -spo- tamam da düşmanını kendisi çıkartan kahraman grubu nası bir şeydir ya. 2 sezondan ibaret ise bu anime, finali daha boş olamazdı.

o kadar kızın arasından "en iyi doğum günü kutlaması hizmetçi kıyafeti giyip bana dondurma yediren ablamındı" demen objektif oldu tamam da o dayağı da hakettin :d (yalnız o baskın kişilikli kadın imajı hizmetçi kıyafeti içinde... nası bir hareketttir bu, klasik japon hayalleri herhalde)
kızlar kendilerini fark etmeyen erkeklere bağlanırlar peşlerinden koşarlar gibi yanlış bir önerme doğru gözüktü bana resmen o bölümde

watch dogs

boyblue
ubisoft'un person of interest temalı oyunu. aiden pearce karakteri hem harold finch hem de mr. reese karakterlerini kapsayan, hem hack hem de çatışma konusunda deneyimi olan bir adam. güzel oyun ama eksik yanları da var. mesela koskoca chicago'da tek motosiklet sürenin aiden olması gibi. yaşayan bir şehir yapılmaya çalışılsa da renk yok gibi. gta ile karşılaştırılması abes olsa da kendi tadı var diyor oynayanlar. online modu da aşırı zevkli ve heyecanlıymış. trailerı aşırı ses getirmişti, bu yüzden beklentileri yüksek olanlar saydı sövdü ama gayet başarılı bir oyun olduğu kesin.

self defeating personality disorder

boyblue
mazoşistliğin bir sorun olarak vücut bulmuş halidir. fantezi anlamından uzak şekilde hayatı kendisine zehir eden arkadaşları tanımlarken kullanılır. bu arkadaşlar kendi dünyalarında büyük savaşları dışarıdaki basit işler için veriyorlardır çoğu zaman. insanların düz gördüğü yollar bu insanlar için dolambaçlı, zor ve anlamsızdır.
kendilerini bilerek (nadiren bilmeyerek de) zora sokarlar çoğu zaman. rahatlıkla yapabilecekleri işlerde ne yapar eder tökezlemeyi başarırlar. başarı onlar için acıdır.

iradelerini yoksayarlar. ironik olarak kontrol manyağı ve kıskanç olan bir alt türleri de vardır.

kendilerine iyi davranan insanları ya pişman ederler ya da onlara kayıtsız kalarak uzanan yardım elini havada bırakırlar.

haklarında yazılacak çoook uzun paragraflar var. şu an neye benzedikleri ve ne yaptıkları ile ilgilendim. bu yaygın ve derin sorunu çözmek önemli.
neler kaydediliyor bir onlar bilmiyor değil.

catherine

boyblue
sağlam bir xbox oyunuydu yanlış hatırlamıyorsam. içindeki orlando karakterini ingilizce seslendiren adam aynı zamanda naruto'daki gaara'yı da ingilizce seslendirmiş. oyun kadın-erkek ilişkilerini konu alan bir hikayede ilerliyor. sevgililerini aldatan erkekler rüyalarında küpleri tırmanarak canavarlardan kaçmak gibi bir şeyle lanetleniyorlar. yani oyun aslında küpleri tırmanarak canavarlardan kaçtığınız bir zeka-beceri oyunu kategorisinde. tuhaf bir oyun doğrusu :d 8 farklı sonu var imiş, çok komedi sonlara da sahip ama freedom true ending'e bakacak olursanız, vincent'in bu ending'de başını alıp cowboy bebop'un ana hikayesine gittiğini görebilirsiniz :d catherine true ending favorim. vincent bir şeytan imparatora dönüşüyor. komedi bir son.

katherine true ending'i izlerken gözümden kaçmış ama yorumlarda takıldım... erica adlı kızıl saçlı garson kızın transeksüel olduğu da bu ending'de açıklanmış. hatta onla ilk seferini yaşayan toby de bu durumu öğrenince şahane şaşkınlık yaşıyor. (ama kimse de benim kadar şaşırmış olamaz... toby, evladım biz ekranın arkasındaki yerimizden anlayamadık tatlı kızımızın bir zamanlar "eric" adında bir delikanlı olduğunu sen de hem söylentilerden hem de ilk deneyiminden de mi anlayamadın ki... neyse erica ablamız da "once that hole's punched there's no refund" diyerek noktayı koyuyor meseleye.


edit: kendisine amanto demediğim için pişmanım...

the world god only knows

boyblue
bir şeytan temizlik görevlisinin ana karaktere dating sim oyunlarındaki harika performansı yüzünden bir iş teklif etmesiyle başlıyor; bazı insanların (hepsi kız) içlerinde bulunan hapishane kaçkını gibi serbest ruhların yakalanması gerekmektedir, bunun için de konak olarak kullandığı kızın kalbindeki boşluğun giderilmesi lazımdır. basitçe kız aşık olmalıdır ki kalpte o ruha yer kalmasın ve ruh da yakalanılabilsin. tabii bizimki dating sim'lerde iyidir ama gerçek hayatta bir kızla konuşmuşluğu yoktur. olaylar komedi bir biçimde gelişir...

sucker punch

boyblue
1.) ing. teknik yönü zayıf yumruk. öyle eğitilmemiş hâlde dövüşmeye çalışanlar atar falan
madde 1'e edit, karşıdakinin gardı düşükken atılan haince yumrukmuş, tişikkirlir urban dictionary

2.) seveceğinizi düşündüğüm bir 2011 yapımı film. aksiyon sahneleri efektler vs. seviyorsanız bu filmde doyarsınız bunlara. hikâye kısmı biraz beyni kasıyor, bunu deliler hastanesini gördüğünüzde anlayabilirsiniz. çok da belli etmek istemiyorum hikâyeyi ama her bir sahnede dikkatle bakmak isteyeceğiniz unsurlar var, çünkü foreshadowing bolca kullanılmış. ama detay değil bunlar, çok belli ettikleri durumlar için kullanmışlar film yapımcıları.

soundtranck eşsiz, gayet güzeldi. sesi açın, kaptırın kendinizi aksiyon sahnelerine zira müziklerle çok iyi gitmiş.

inception'u gören bünyelere zayıf gelebilir ama neyin ne olduğu hakkında düşündüğünüz kısımlar olacaktır.

steampunk severler için de bir ziyafet.

tavsiye ederim (y) *

anime izleyen anime karakterleri

boyblue
"neyse boşver, ben anime izlemeye gidiyorum" repliğiyle sahneyi terk edişleri dillere destan olan karakterler. anime içinde anime, bir nevi animeception.

infinite stratos'tan bir kız bu başlığı açtırdı. eklemeliyim, anime içindeki animeler çok tırt. valla.

darker than black'teki pembe saçlı dedektif kız da bir romantik animeye sardıydı. hatta yin'i alıp o animeye göre baştan yaratmıştı diye hatırlıyorum.

dipnot: tabii otaku karakterler de var ama asıl etki bence öyle ortada bir karakterin bir anda anime izlemeye/manga okumaya başlamasından doğuyor.

serial experiments lain

boyblue
izlemeyi bitirdiğimde açık kalan ağzımı kapatmak için bazı noktalarına tekrar değinerek tekrar izlediğim bir seri oldu bu. çoğu seri bunu yaptırmaz.
bence opening'i kadar sonlara doğru ortaya çıkan ve bütün bu fikirlere noktayı koyan konuşmanın arka fonu olmuş olan lain's theme de güzeldir. girişteki akustik ne de güzel:

samuray

boyblue
bunların kadın olanları sanıldığından çok daha fazla sayıdadır. bir savaşta ölen samurayların incelemesi ve dna analizi sonucu 105 savaşçının 35'i kadın çıkmıştır.
soylu japon kızları ise erkeklere öğretilenlerden farklı dövüş sanatları öğreniyorlardı.
erkekler ile benzer öğretilere sahiptir: ölüm onursuzluğa yeğdir. kendilerini asla düşmanın eline sağ bırakmazlardı.
ayrıca uzun saplı kıvrık değişik bir kılıç olan naginata'yı kullanıyorlardı.

okabe rintarou

boyblue
çılgın bilim adamı klasmanındaki en esaslı karakterlerdendir. aniden patlattığı kahkahaları, aklında oluşturduğu olgular ve reading steiner kabiliyeti ile dr. who ile birlikte en süper zaman yolcusudur.

bu başlığı hououin kyouma diye açmadığım için bana oldukça kızgın olan kimsedir bir de.

bioshock

boyblue
oynanması gereken seri. ben infinite ile tanıdım ama her oyunu altın değerinde. osmanlı temalı bir tane daha oyun ekleseler seriye ne harika olur fikrindeyim şu an.

elizabeth karakteri varolmuş en iyi npc'ler arasındadır.

hei

boyblue
darker than black'te bk-201 kod adlı yüklenici.
maddeleri moleküler düzeyde manipüle etme yeteneğine sahiptir. elektriği kontrol edebilir. yakın dövüş sanatlarında iyidir, elektrik deşarjını ve çift çatal uçlu bıçaklarını (sai değiller.) ve çelik iplerini etkin olarak kullanabilir.
çoğu kişi tıka basa yemek yemesinin bedel ödemesi olduğunu düşünse de yeteneği kardeşinden geçtiği için bedel ödeme kuralına bağımlı değildir.
popüler kültürde "çin malı batman" esprilerinin odağıdır.
10 /