#ithaki yayınları bilim kurgu klasikleri dizisi

kıyamete bir milyar yıl

ryukon
arkadi ve boris strugatski kardeşler tarafından yazılan ve ilk kez 1977 yılında yayınlanan bilim kurgu romanının ismidir.

ayrıca kitap, ithaki yayınları bilim kurgu klasikleri dizisi'nin 2. kitabıdır.

konusu: dimitri malyanov isimli bir bilim adamı, bilimsel bir proje üzerinde çalışıyor ve bu projenin kendisine nobel ödülünü kazandıracağına inanıyor. çalışırken rahatsız edilmemek ve çalışmasına daha fazla odaklanabilmek için ailesini bir süreliğe kayınvalidesinin evine yolluyor. Ancak evde yalnız kalmasına rağmen sürekli rahatsız ediliyor. zırt pırt telefon ve zil çalıyor, derken kendisi hiç sipariş vermemesine rağmen eve parası ödenmiş bir koli alkol ve yiyecek geliyor. bununla da bitmiyor ve kendisini eşinin bir arkadaşı olarak tanıtan, tüm erkeklerin peşinde koştuğu, güzel fizikli ve alımlı bir kadın misafir olarak geliyor. tam rahatladğını düşündüğü sırada ise başka bir takım olaylar oluyor ve asla çalışmasına devam edemiyor. Acaba bu olaylar bir tesadüf mü yoksa birileri bu projenin tamamlanmasına engel mi olmak istiyor?

kişisel yorumum: öncelikle kitabın 150 sayfa olduğunu ve normal koşullarda 150 sayfa bir kitabı başladığım gün bitirdiğimi belirtmek isterim. Ancak bu kitabı bitirmem 2 günümü aldı. gerçekten güzel ve sürükleyici bir girişi olmasına rağmen ilerleyen sayfalarda bir yığın bilimsel ifade ve birçok bilim dalından farklı bilgilerin karmakarışık bir şekilde sunulması yüzünden, kitabın ortalarına doğru biraz sıktı ve ara vermek mecburiyetinde kaldım. ancak kitabın sonu da başlangıcı gibi sürükleyici bittiği için mutlu oldum.

kitabın bir diğer sıkıntısı da rusların hitap şekilleri, hangi rus edebiyatı eserini okursam okuyayım, karakterlere birçok farklı şekilde hitap etme olayı beni bitiriyor. örnek vermek gerekirse kitabın ana karakterinin ismi dimitri malyanov fakat kitap içerisinde karaktere dimitri, malyanov, dimka, dimkin, dimoçka, mitya, mitka vs. diye birçok farklı şekilde hitap ediliyor. Hikayenin diğer ana ve Yan karakterlerinde de durum böyle olunca kitap içerisinde tam bir curcuna var diyebilirim.

son olarak hikayede birçok proje ve bilim adamı var ama bu projelere çok az değiniliyor. bu projeler çok önemli hatta nobel değeri olan projeler olarak gösteriliyor ama projelerden çok çok az bahsediliyor. bahsedildiklerinde ise o kadar çok bilimsel ifade kullanılmış ki anlamak için bir kimyager ya da fizikçi olmak gerekiyor. hatta o bile tam yeterli gelmeyebilir diye düşünüyorum.

Kitabın bana, bilim kurgu eserinden ziyade dönemsel olarak üstü kapalı eleştiri ve birazda felsefi bir kitapmış gibi geldiğine de değinmeden edemeyeğim. yine de kitabın güzel olduğunu belirtmek isterim.

neyse şimdilik burada bırakayım yoksa kısacık kitap hakkında bilmem kaç sayfa yazı yazacakmışım gibi hissediyorum. kitapların güzel yanı da bu işte...

son olarak kitabı okumanızı öneririm fakat bu kitabın herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. başlayıp yarım bırakmanızdansa çoğunuzun hiç başlamamasını tavsiye ederim. Ancak aranızda rus edebiyatı sevenler varsa hiç tereddütsüz başlasınlar derim. çünkü tam onlara uygun bir kitap olduğu kanaatindeyim.


otakuturk.net/foto

maymunlar gezegeni

ryukon
Pierre Boulle tarafından yazılan ve ilk kez 1963'te yayınlanan bilim kurgu romanının ismidir.

ayrıca kitap, ithaki yayınları bilim kurgu klasikleri dizisi'nin 3. kitabıdır.

ilk kez 1968 yılında, kitaptan esinlenilerek çekilen maymunlar cehennemi adıyla filmi de yayınlanmıştır. daha sonraki yıllarda da maymunlar cehennemi adıyla kitaptan esinlenerek çekilmiş birçok film mevcuttur.

kitabın konusuna gelirsek, hikaye 2500 yılında geçmektedir. Bilim bir hayli ilerlemiş ve gezegenler arasında ulaşım mümkün hale gelmiştir. bir yazar olan Ulysse Merou, profesör antelle ve bir fizikçi olan Arthur Levain ile birlikte, dünya'dan 600-700 ışık yılı uzaklıktaki, Betelguese sisteminde yer alan ve dünya'ya birçok açıdan benzeyen, soror gezegenine giderek, orayı keşfetmek ve insanlar için yaşanabilecek bir yer olup olmadığını araştırmak için uzay gemisi ile yola çıkarlar.

Dünya'dan soror'a varmaları 2 yıl sürmüştür. Gerçekten'de soror neredeyse tamamen dünya'ya benzemektedir. İlk incelemelerinin ardından gezegende insanlarında yaşadığını farkederler ve onlarla iletişim kurmaya çalışırlar. Ancak bir sorun vardır. bu gezegende yaşayan insanlar, konuşamayan, sadece hırıltılar çıkartarak anlaşan ve çıplak gezen, ilkel canlılardır. kahramanlarımız büyük bir şok yaşarlar. şokun etkisiyle Ne yapacaklarını bilemez bir durumdayken, ormanın derinliklerinden silah sesleri gelir. Soror halkının kaçışmaya başladığı sırada kahramanlarımız, gördükleri manzara karşısında ikinci bir şok yaşarlar. Gelenler, dünyadaki insanlar gibi giyinmiş, iki ayaklarının üzerinde yürüyen ve konuşabilen maymunlardır. Birbiri ardına Yaşadıkları şokların etkisiyle kahramanlarımız birbirilerinden ayrı düşer ve Ulysse Merou, maymunlar tarafından yakalanarak üzerinde deneyler yapılmak için labaratuar'a götürülür. Artık Ulysse Merou'nun tek bir amacı vardır; maymunlara başka bir gezegenden geldiğini ve düşünebilen bir canlı olduğunu ispat ederek esaretten kurtulmak ve arkadaşlarını da bularak dünya'ya geri dönebilmek...

kitap 208 sayfa ve tek oturuşta biten akıcı ve güzel bir kitap fakat daha uzun veya 3-4 cildi daha olsa her türlü okunur diye düşünüyorum. ayrıca kitap içerisinde verilen bazı gerçek bilgilerle beraber, yazar eserinin etkiliyeciliğini daha da artırmış. ayrıca kitapta sınıf farklılıkları, maddi güç ve ezberci zihniyet gibi birçok konuda da sosyal mesajlarda veriliyor. özetlemek gerekirse yazar hem bize güzel ve sürükleyici bir eser sunarken hem de maymunlar gezegeni üzerinden dünyamızda yaşanan pek çok sorunu göz önüne sererek, öz eleştiri yapmamızı sağlıyor. sözün özü, okuyun, okutun.


otakuturk.net/foto

fahrenheit 451

ryukon
Ray Bradbury'nin yazmış olduğu, ilk kez 1953 yılında kitap olarak yayınlanan, 1966 ve 2018 yıllarında da sinema filmi olarak izlediğimiz distopik eserin adıdır.

ayrıca kitap, ithaki yayınları bilim kurgu klasikleri dizisi'nin 32. kitabıdır.

hikaye distopik bir gelecekte, kitap okumanın hatta bulundurmanın dahi yasak olduğu, insanların beyin yıkayıcı şovlar izlemek ve otoyolda araç kullanırken münkün olduğunca hızlı gitmek zorunda oldukları bir gelecekte geçmektedir. bu gelecekte itfaiyecilerin işi yangın söndürmek değil kitap yakmaktır. guy montag bir itfaiyecidir ve diğer itfaiyecilerle birlikte, birisinin kitap okuduğu ya da kitap bulundurduğu yönünde bir ihbar aldıklarında, derhal olay yerini incelemeye giderler. olay yerine gittiklerinde kitap bulurlarsa buldukları kitapları yakarlar. gerekirse kitapları buldukları yeri ve hatta kitapların sahibini dahi yakarlar. guy montag, tüm bunlara rağmen yaptığı işi asla sorgulamamıştı ve işini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyordu. Ancak her şey, yaşanan bir olay sonunda, guy montag'ın kendi kendine; "kitapları bu kadar tehlikeli yapan şey ne? İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne yazıyor?" diye sormasıyla beraber değişir ve olaylar gelişir.

fahrenheit 451, sürükleyici ve bir oturuşta bitirilebilecek bir kitap olmasının yanında gerek okurken gerekse de bittikten sonra, okuyucunun kendi kendine, "acaba", "böyle bir şey olabilir mi?", "sonumuz böyle olmasın" gibi sorular sordurtacak ve insanı birçok şeyi düşünmeye itecek bir kitap ve bu kitabı okuduktan sonra kitapların ne kadar değerli olduğunu düşünürseniz düşünün, kitapların değerini daha da çok anlıyorsunuz.


otakuturk.net/foto

cesur yeni dünya

ryukon
Aldous Huxley'in ilk kez 1932 yılında yayınlanan, orjinal ismi brave new world olan, distopik bilim kurgu eseridir.

Ayrıca ithaki yayınları bilim kurgu klasikleri dizisi'nin 4. kitabıdır.

hikaye, ford'dan sonra 632 yılında yılında geçmektedir. artık tanrı diye bir şey yoktur. bu gelecekte ford tanrının yerini almıştır. insanlık sağlıklı ve teknolojik açıdan çok gelişmiştir. savaş, yoksulluk, ırkçılık gibi kavramlar tamamen sona erdirilmiş, tüm ırkların eşit ve herkesin mutlak olarak mutlu olduğu bir dünya düzeni kurulmuştur. insanlar, herkes, herkes içindir sloganıyla yaşarlar ve çok küçük yaşlardan itibaren salt zevke ulaşalabilmek için önüne gelenle sex yapmak ya da sentetik olarak üretilerek zararı en aza indirilmiş uyuşturucu olan somayı kullanmaktadırlar. doğal yollarla çocuk sahibi olmak, aile, anne ve baba gibi kavramlar iğrenç ve mide bulandırıcı olarak görülür. bu çağda insanlar, kapısında büyük harflerle Cemaat, Özdeşlik, İstikrar yazan, Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler ve alfa, beta, epsilon gibi farklı sınıflara ayrılmaktadırlar. Değişik hormon uygulamaları ve uykuda eğitim yöntemiyle, doğdukları andan itibaren insanların, hangi sınıfa mensup olacağı ve sınıflarına göre hangi ölçülerde olacağı, ne işle uğraşacağı, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmayacağı vs. zihinlerine kazınmış bir halde topluma karışırlar. kitap, böyle bir gelecekte insan hayatında meydana gelen değişiklikleri ve modern insanın yaşayış biçimini pek çok farklı açıdan gözler önüne seriyor.

cesur yeni dünya, sürükleyici ve hiç bırakmadan bir çırpıda okuyup bitirebileceğiniz bir kitap olup, gerek okurken, gerekse okuduktan sonra birçok konuyu sorgulamamızı, bazı şeylerın değerinin düşündüğümüzden daha fazla olduğunu anlamamızı sağlıyor.


otakuturk.net/foto