confessions

boyblue

➤ - birinci nesil otta

  1. toplam giri 560
  2. takipçi 0
  3. puan 3986

yamazaki sagaru

boyblue
karalama-san'ın japon çöreğiyle özdeşeleştirmiş olduğu süper karakter. tip olarak az biraz hei'ye benzetilebilir. ya da ben herkesi ona benzetmeye başladım -.- (bkz:darker than black)

kesinlikle shinsengumi denen kahkaha bombasının en süper şarapnellerindendir, öksürene kadar güldürtür, arada bir diğer kimselerden de dayak yer. başlarda shinpachi ile karıştırılması bile olasıdır aslında

kelebek etkisi

boyblue
böyle bir film vardı :)

"dünyanın öbür ucunda bir kelebek kanat çırpsa, dalgalanmasıyla fırtına çıkabilir, her şey değişebilir en küçük bir detayda." derler. (öyle bi şeydi sanki)

ve de (bkz:steins gate)

ayrıca kriptografi algoritmalarında "çığ etkisi olarak isimlendirilir. bir harfin büyük veya küçük yazılması sonucun değerlerini %50'den fazla değiştirebili

shadow

boyblue
1. ing. gölge.
2. başlığa girdiğimde shadow the hedgehog hakkında bir şey görmeseydim hayal kırıklığına uğrardım doğrusu dediğim siyah-kırmızı kirpi. sonic the hedgehog gibi ince eleyip sık dokunmamış, azıcık aksiyon çokça point dolu ve çocuksu evrene (ki bolca linkin park kullanarak biraz ergenlik katıldığını falan da gözden kaçırmadan söylüyorum) çok hardcore kaçmıştır. kendisi sonic adventure 2 ile ortaya çıkmış ve bir süre sonra kendi oyununa kavuşmuştur. sega, sonic'i her ne kadar super mario bros 'a karşı bir antitez olarak çıkartmış olsa da mario ve saz arkadaşları mantar kemirmeye devam ederken sega sonic ve evrenine gençlik adına bir adım attırmak istemiş ve sonic adventure ile hikayeyi derinleştirerek shadow the hedgehog oyununda alayımıza bir "oha" çektirmiştir: oyunda bildiğin kirpinin biri uzaylılara tam otomatik tüfeklerle ateş etmekte, chopper motosiklet kullanarak adam ezmekte ve o zamanın abd ordusu mensuplarının kafalarına kafalarına rpg sıkmaktadır. ama tüm bu aksiyonun arkasında dramatik bir hikâye vardır, ilgilenen bir kimsenin çok çabuk bulabileceği bir konudur.
oyunun birçok farklı sonunda dr. eggman'i tepeler ve "ı'm shadow the hedgehog! ı am blahblah" diye kendisinin ortaya çıkış hikayesine nokta koyar. oyunun tüm endingleri açılınca esas tasarlanan son görülebilir.

shadow hardcore'un alası bir karakterdir ve şimdiye kadar bulunduğu her oyunda ayarsız derecede aşırı güçlü olması ile eleştirilir. sonic the hedgehog'dan daha hızlı koşabilir, daha yükseğe sıçrayabilir, zamanı ve mekanı manipüle edebilir, dövüş oyunlarında da über avanajlıdır. e daha ne olsundur.

super smash bros 'ta assist trophy olarak yer bulabilmiştir kendine. oynanabilir karakter olsa tüm dengeleri bozabileceği söylenmektedir.

sega'nın oyun endüstrisine anlaşılmamış bir isyanıdır kendisi.

kötü kedi şerafettin

boyblue
filmin afişini görüp çocuklarını götürme gafletinde bulunan cahil ebeveynlerin kendisine saydırdığı film. insan bir araştırır nedir neyin nesidir bu diye, gitmiş çocuğunu götürmüş bir de.

80'li kuşağın sevdiği çizgi romandır aslında. varlığından haberdarım bu kuşağın küçük kardeşlerinden biri olarak ama bu denli sağlam ve köklü bir olay olduğunu bilmiyordum ben bunun. filmi de animasyon anlamında gayet güzel olmuş. iyi gişe yapmıştır bu şimdi (cahil ebeveyn bonusu)

seitokai yakuindomo

boyblue
tsuda takatoshi'nin daha yeni karma liseye geçen bir okula geçişi ve öğrenci kuruluna girişi ile başlayan seri. kızlara eğitimden karmaya geçen bu okul daha kızların çevrelerinde erkeklere pek alışık olmaması ile tuhaf olaylara sahne oluyor

baka

boyblue
yüz kızarmış, yerine göre gözler hafif yaşlı, surat sağa-sola çevrilerek ardı ardına söylenmesi çok fena olan, jpn. "aptal" anlamındaki tsundere deyişi. bazı seiyuu'lar çok iyi söyler bunu

mikasa ackerman

boyblue
çoğu animeseverin sevgisini kazanmış shingeki no kyojin karakteri. ortalama bir cosplay etkinliğinde bu cosplayden bir tabur kız görebilirsiniz.

böylece en çok istenilen partner türünün temsilcisi olmuştur da. "mikasa gibin manita istiyorum" diye dolaşan çok kişi var yani, yalan mı.

godrobe

boyblue
kill la kill serisinde bulunan, tamamen life fiber'dan imal edilmiş über savaş giysisi. sahibinin kanını damarlarından hüpletip bünyesinde kullanarak büyük güç eldesi sağlar. kill la kill evreninde bundan teknik olarak iki adet bulunmaktadır; senketsu ve junketsu. senketsu matoi ryuuko'nun siyah üniforması iken junketsu kiryuuin satsuki'nin ihtişamlı giysisidir, senketsu konuşma yeteneğine sahiptir ama junketsu'da bu yetenek görülemez.

excalibur

boyblue
britanya kralı efsanevi arthur'un sembolik kılıcı. efsaneye göre kral arthur dev bir kayaya saplanmış ve kimsenin çekip çıkaramadığı bu kılıcı çıkararak gücünü ispatlar ve kılıcın sahibi olur. bir başka bir rivayete göre gölün leydisi adlı bir figür kılıcı arthur'a kılıcının kırılması üzerine hediye etmiştir. kayaya saplanmış kılıç rivayeti daha baskın çıkmış ve popüler kültürdeki yerini korumuştur. japonlar bu efsaneye çoğu projede yer vermiştir:

fate zero ve fate stay night serilerindeki efsanevi tarihi kişiliklerden biri kral arthur ismini taşıyan saber'dır ve excalibur bir büyü etkisi altında olduğundan dolayı görünmezdir, kılıcın uzunluğunu sadece arthur bildiğinden dolayı yakın dövüşte stratejik üstünlük sahibidir.

ayrıca soul eater'da silahların insani bir formu bulnunur fakat excalibur bu seride silindir şapka-baston ikilisi kullanan bir tür varlıktır. insana benzer bir figür değildir ve karakteristik olarak diyalogları "çok sinir bozucu" şeklinde karşılanır. uzun zaman boyunca seride diğer karakterlerin sinirini bozar, bir bölümde gücünü gösterir: ihtişamlı gücü karşısında çoğu güçlü ekip çaresizdir. fakat kendisine sahip olmayı her nasılsa başaran karakterin de sinirleri çok geçmeden bozulur ve excalibur orijinal yerinde, şelanenin arkasında yeni bir sahip beklemeye döner.

castlevania serisinde excalibur çok güçlü bir silahtır fakat espritüel olarak kılıç formu kayayı da içerir, soma cruz saldırırken el mecbur kaya ile birlikte savurur kılıcı. excalibur aria of sorrow oyunundaki en güçlü ikinci silahtır.

gilgamesh

boyblue
fate zero serisindeki 7 hizmetkardan "archer" sınıfında olan, kibiri ile anılan, böylece "bir hizmetkar nasıl kibirli olabilir ki lan?!" sorusunu her bölüm zoraki sorduran karakter.
çoğumuzun uyuduğu veya dinlemediği tarih ve edebiyat derslerinde bahsedilip geçilen "gılgamış destanı" nın ana karakteri olması beni şaşırtmıştır. (etimolojik bağlantıyı nasıl kuramamışım hayret.)
mezopotamya'nın yarı tanrı kralı olduğu mitolojide geçer. hazine düşkünüdür. kaşıkçı elması kendisine hediye edilesidir

cyborg

boyblue
sibernetik harikası bir buluş, hatta sibernetiğin kutsal amacı. organik bir vücudun adaptasyonları, sorunsuz işleme kabiliyeti ve üstün tepki kabiliyeti + metal vücudun verdiği dayanıklılık ve ekstra güç avantajlarını harika şekilde, yan etkisiz olarak birleştirdiğimiz takdirde var olabilecek; birey-eşya arasında sıkışıp kalmış varlıklar. ileride bunlar var olursa hukuk sistemleri, bilgisayar bilimi, sosyoloji ve biyoloji gibi çoğu bilim kategorisi baştan yazılmaya başlanır, bir süre boyunca da becerilemez.

böyle bayağı anime karakteri var ama haklarında yazmak metal gear rising revengeance oyununu tekrar açıp oynayınca aklıma geldi (ayrıca one punch man'deki genos da unutulmamalı, ama cyborg dediğin raiden'dır be abi :d).

bu cyborg'lar 12 yaşındaki küçük erkek kardeşlerimizin fantezilerini süslemekten çok sci-fi'ın üvey evlat muamelesi yaptığı bir konuydu aslında. çoğu zaman kötü adamdı bunlar, çünkü beyinleri 'bilgisayarlaştırılmış'tı ve kötü adam abuzettin abi bir tuşla bunlara "hikayenin kahramanlarını öldür" komutu verebilirdi. bu yüzden bilimkurgu erbabı dizi-film-çizgifilm sahnelerinde hep bunlara sopayı vermişlerdi geçmişte.

tabii ki o sırada iyi cyborglar vardı çünkü bilgisayarlaştırılmış beyinler neden büyük hayallerle girdiği taşra üniversitesinde bilgisayar mühendisliği okumuş, mahallemizin bilgisayarcısı ve oyun cdcisi gizli kahraman ekrem abi'nin kontrolünde olmasındı ki? ana karakteri cyborg olan filmler falan da çok vardı aslında, çünkü cyborg kahraman kötü adam karizmasını hâlâ üzerinde taşıyordu ve çok sayıda figüranı sahnede yorulmadan dövebilirdi, hem de lazerlerle, buz ışınıyla, demir yumruklarla... çok fazla özel efekt bütçesi harcanırdı ama iyi de gişe yapardı yani. yaptı da.

japonlar cyborglarla bayağı ilgilendi ama bilimkurgu kültürü olarak çok da örneğini hatırlayamıyorum. kısa bir araştırma sonucu anlatılacak çok şey bulunabileceğimden eminim, fakat ben bu entry'i vize sonrası dönem denilen gizemli ama "rahat olacak inş." dediğim döneme bırakıyorum.

can sıkıntısından irili ufaklı espriler bırakmış olabilirim, şakalar komiklikler için affola. pek komedi havası değil işte can sıkıntısı, insan öyle espriler yapmaya kasıyor.

deemo

boyblue
harika ritim oyunu. öğrenci olduğum için benden para istediği anlarda kendisinden soğuyuveriyorum ama harika parçaları ve hüzünlere gark edebilen bir hikayesi var

soma cruz

boyblue
castlevania serisinde oynadığımız birkaç ana karakterden biri. beyaz saçları ve beyaz elbisesi, ağır karizma yetenekleri ile güzel karakterdir ama ana karakter olmasından mütevellit herkes ile anlaşır, soğuk değildir yani.
gizemli yönü kendisini kendi yapan özelliğidir sadece; dracula'nın reankarnasyonudur fakat evil değildir, gücünü iyiye kullanır. sofistike yeteneği ise "power of dominance" yani canavarlar üzerinndeki hakimiyetidir; yendiği her ne tür yaratık varsa ruhlarını alır ve kendi gücü olarak kullanabilir (ör:zombi indirdi, ruhunu aldı, yanında zombi savaşçı çağırabilir. ör2:golem indirdi, ruhunu aldı, str stat'ını yükseltmek için bunu kullanabilir. ör3:azrail'i indirdi, ruhunu aldı, azrail'in kendi düşmanlarını orak yağmuruna tutmasını sağlayabilir.)

bir diğer yeteneği ise her bir silahı ustalıkla kullanbilmesidir. normal bir bıçak ya da savaş baltası olsun, muramasa olsun, hatta excalibur olsun, olmadı pozitron tüfeği olsun eline aldığı andan itibaren etkili bir şekilde kullanabilme yeteneği oyunda en işe yarar faktördür.

yani sağlam adamdır ve insanların kâbuslarına giren türden yaratıkları pataklamak kendisinin günlük işidir.

trivial bir bilgi de vereyim; soma ismi dominance faktörünü açıklar şekilde "hükmeden" anlamına gelir. "cruz" ise tamamen bir kelime oyunu, castlevania gibi vampir avcısı karakterlerle dolu oyunlarda önemli bir faktör olan "cross" yani haç kelimesinin değiştirilmiş bir hâlidir. adamın soyadı da anti-dracula, ama kendisi dracula ruhu taşıyor işte n'aparsın.

sauron

boyblue
battle for middle earth 2'de iesengard, mordor veya goblin ırkını seçip oyunda yüzük ele geçirildiğinde ortaya çıkan, kodummu oturtan, meteor yağdırabilen karakter. onu çıkartabilen elbette kazanabilirdi, karşısında son ittifak'ı andıran heybetli bir elf-men-dwarwes ordusu yoksa tabii

the god of high school

boyblue
bir başka kore menşeili webtoon. üç adet ana karakterin geldiği yerler anlatılır ve turnuva başladığında bu 3 eleman "team metropolitan"ı oluştururlar. ana karakter olan jin mo ri op'dir ama bir o kadar da kalın kafadır; bir nevi tekvando yapan naruto'dur. han dae wi ise ödülü alması gerektiğini düşündüğüm kareteci delikanlıdır, cool karakter olarak yer alır. jun mi ra ise "ay ışığı kılıç tekniği"nin taşıyıcısı bir hanım evladımızdır, amacı güçlü bir erkekle evlenip bu aile yadigarı dövüş sanatını emin ellere vererek ailesini kurtarmaktır.

komedi yönü güzeldir, farklı bir chibi çizim tarzı ile çizilir karakterler komedi sahnelerinde. dövüş sahneleri ve turnuvanın gidişatını sürükleyici sayıyorum şahsen. zaten işlerin derinleşip turnuvanın önüne geçerek bildiğin bir mortal kombat şeklini alacağını anlar her okuyan, spoiler değil de eşyanın tabiatı gereği olacak şey diye salık vereyim hikayeyi tamamen özetlemiş olurum.

not:jin mo ri'nin dedesi der ki: "doğayı koruyalım."
6 /