2003-2004 yılları arasında 51 bölüm olarak yayınlanan fakat mangadan bir takım kopukluk ve farklılıkları olan full metal alchmist animesinin, 2009-2010 yılları arasında yeniden ve mangaya bağlı kalarak yayınlanmış olan remake serisidir.
güzel, sürükleyici ve soluksuz izleyeceğiniz bir seridir. yıllardır imdb'deki animeler arasındaki sıralamada birinciliği kimseye kaptırmamaktadır. uzun yıllar anime izleyen kişiler, anime önerisinde bulunduklarında mutlaka listelerinin içerisinde yer alan serilerden birisidir. izlemeyenler varsa izlemeleri şiddetle önerilir.
Hiromu Arakawa tarafından çizilen ve aylık olarak çıkan mangası 2001-2010 yılları arasında toplam 27 cilt olarak yayınlanmıştır. serinin animesi ilk olarak 2003-2004 yılları arasında 51 bölüm olarak yayınlanmıştır. Aradan geçen 5 yılın ardından seri en baştan tekrar animeye dönüştürülmüş ve 2009-2010 yılları arasında 64 bölüm olarak full metal alchemist brotherhood serisi yayınlanmıştır.
konusu: elric kardeşler (edward elric ve alphonso elric), küçük yaştayken babalarının onları terkederek evden ayrılması ve annelerinin ölmesi sonucu yalnız kalmışlardır. Annelerini kaybetmenin acısına daha fazla dayanamayan kardeşler, onu simya ile diriltmeye karar verirler. Gerekli tüm malzemeleri ayarladıktan sonra deneye başlarlar fakat deney başarısız olur. Deney sırasında edward bir bacağını, alphonse ise tüm bedenini kaybeder. edward, elindeki son çare olarak kolunu feda eder ve kardeşinin ruhunu bir zırha bağlar. Yaşanan bu olay sonrası elric kardeşler bir gerçeğin farkına varırlar. bir şeyi elde etmek istiyorsan. onunla aynı değerde bir şey vermen gerekmektedir. bu simyanın temeli olan eşit takastır ve insan ruhuyla değiştirilecek eş değer bir şey yoktur. Bu durumu kabullenen kardeşlerin artık tek bir amacı vardır. Simyayı daha iyi öğrenerek ve kaybettikleri Bedenlerini geri almak.

otakuturk.net/foto
opening 1
Hiromu Arakawa tarafından çizilen ve aylık olarak çıkan mangası 2001-2010 yılları arasında toplam 27 cilt olarak yayınlanmıştır. serinin animesi ilk olarak 2003-2004 yılları arasında 51 bölüm olarak yayınlanmıştır. Aradan geçen 5 yılın ardından seri en baştan tekrar animeye dönüştürülmüş ve 2009-2010 yılları arasında 64 bölüm olarak full metal alchemist brotherhood serisi yayınlanmıştır.
konusu: elric kardeşler (edward elric ve alphonso elric), küçük yaştayken babalarının onları terkederek evden ayrılması ve annelerinin ölmesi sonucu yalnız kalmışlardır. Annelerini kaybetmenin acısına daha fazla dayanamayan kardeşler, onu simya ile diriltmeye karar verirler. Gerekli tüm malzemeleri ayarladıktan sonra deneye başlarlar fakat deney başarısız olur. Deney sırasında edward bir bacağını, alphonse ise tüm bedenini kaybeder. edward, elindeki son çare olarak kolunu feda eder ve kardeşinin ruhunu bir zırha bağlar. Yaşanan bu olay sonrası elric kardeşler bir gerçeğin farkına varırlar. bir şeyi elde etmek istiyorsan. onunla aynı değerde bir şey vermen gerekmektedir. bu simyanın temeli olan eşit takastır ve insan ruhuyla değiştirilecek eş değer bir şey yoktur. Bu durumu kabullenen kardeşlerin artık tek bir amacı vardır. Simyayı daha iyi öğrenerek ve kaybettikleri Bedenlerini geri almak.

otakuturk.net/foto
opening 1
son 4-5 senede böyle anime severler, daha doğrusu anime sever olduğunu iddaa edenler türedi. "görüntü kalitesi kötüyse o seriyi izlemem" diyorlar. kötü görüntü kalitesi anlayışları ise "hd kalitenin altı tüm görüntü kaliteleri kötüdür" şeklinde, sanki doğdular doğalı yüksek kalite izliyorlamış gibi davranıyorlar. Ayrıca bu kişilerden bir çoğu, eski serileri hiç izlemeden, "hd kalite videosu yoksa o seri kötüdür" diyorlar.
bundan 7-8 sene evvele kadar, bırak hd kalteyi 480p kaliteyi bile zor buluyorduk. hele hele dragon ball, one piece, naruto gibi serilerin birçok bölümünü 360p izlediğimiz zamanlar vardı. Hatta bazı animelerin hala 480p kaliteden yüksek kalite videosu mevcut değil.
Bundan 5-6 sene evvele kadar ülkede hd tv denilen şey ateş pahasıydı. evlerin %90'ında hd tv yoktu. hatta bir çok evde tv bile yoktu. milyarlık bütçeleri olan kanallar bile hd yayın yapamıyorlardı. Yani evinde hd tv bile olsa hd yayın izleyemiyordun. Hd denilen şey zaten ülkemizde 5-6 senedir var. Ancak gel de bunu, bu gerizekalılara anlat.
asıl üzücü kısım ise, çevrimiçi anime izleme sitelerinde gördüğüm yorumlar. bir izleyici, eski serilerden birini 1 bölüm izlemiş. hatta o 1 bölümü bile tamamen izlemediğine eminim. Eski dediğime de bakmayın, seri 2006 yılında yayınlanmış. Neyse bu izleyici, İzlediği 1 bölümün ardından seriye düşük puan vermiş. düşük puan vermesinin sebebini ise şöyle açıklamış; "görüntü kalitesi berbat", serinin görüntü kalitesine bakıyorum 480p, seriye bakıyorum gerek görüntü gerekse konu olarak 10 numara seri, verilen puana bakıyorum düşük, tüm bunların ardından izleyiciye bakıyorum ve Senin beynini s....m, diyorum...
bundan 7-8 sene evvele kadar, bırak hd kalteyi 480p kaliteyi bile zor buluyorduk. hele hele dragon ball, one piece, naruto gibi serilerin birçok bölümünü 360p izlediğimiz zamanlar vardı. Hatta bazı animelerin hala 480p kaliteden yüksek kalite videosu mevcut değil.
Bundan 5-6 sene evvele kadar ülkede hd tv denilen şey ateş pahasıydı. evlerin %90'ında hd tv yoktu. hatta bir çok evde tv bile yoktu. milyarlık bütçeleri olan kanallar bile hd yayın yapamıyorlardı. Yani evinde hd tv bile olsa hd yayın izleyemiyordun. Hd denilen şey zaten ülkemizde 5-6 senedir var. Ancak gel de bunu, bu gerizekalılara anlat.
asıl üzücü kısım ise, çevrimiçi anime izleme sitelerinde gördüğüm yorumlar. bir izleyici, eski serilerden birini 1 bölüm izlemiş. hatta o 1 bölümü bile tamamen izlemediğine eminim. Eski dediğime de bakmayın, seri 2006 yılında yayınlanmış. Neyse bu izleyici, İzlediği 1 bölümün ardından seriye düşük puan vermiş. düşük puan vermesinin sebebini ise şöyle açıklamış; "görüntü kalitesi berbat", serinin görüntü kalitesine bakıyorum 480p, seriye bakıyorum gerek görüntü gerekse konu olarak 10 numara seri, verilen puana bakıyorum düşük, tüm bunların ardından izleyiciye bakıyorum ve Senin beynini s....m, diyorum...
durarara serisi karakterlerinden birisidir. her türlü bilgiye istediği gibi ulaşabilen ve karşılığını ödeyen herkese istediği bilgiyi satan bir muhbirdir. seride, nerede bir olay çıksa %99 ihtimalle bu karakterin o olayda bir parmağı vardır. insanlarla neden bu kadar çok uğraştığını sorduklarında ise insanları çok sevdiği için onlarla uğraştığını söyler.
seride kullanamadığı, ne yapacağını tam olarak kestiremediği ve her seferinde onu şaşırtan tek kişi heiwajima shizuo olduğu için ondan nefret eder ve onu öldürmeye çalışır.

otakuturk.net/foto
seride kullanamadığı, ne yapacağını tam olarak kestiremediği ve her seferinde onu şaşırtan tek kişi heiwajima shizuo olduğu için ondan nefret eder ve onu öldürmeye çalışır.

otakuturk.net/foto
durarara animesi karakterlerinden birisi olup serideki en güçlü ve en çok korkulan karakterdir.
çoçukken ona ait yiyeceğin kardeşi tarafından yenilmesine sinirlenmiş ve buzdolabını sırtlamıştır. o günden itibaren insan üstü bir güce sahip olduğu ortaya çıkmıştır. şiddetten nefret eder. ancak sinirlendiğinde istem dışı olarak sinirlendiği kişilerin ağzını yüzünü kırar. güçlü olmasına rağmen zayıf kemikleri olduğundan dolayı sürekli kavga ettikten sonra kazansa bile sakatlanmış ve hastanelik olmuştur. bir gün market sahibi bir kadının süt ikram etmesiyle süt içmeye başlamış ve kemiklerinin güçlenmesiyle artık sakatlıklardan da uzaklaşmıştır. O günden itibaren yenilmez ve insanüstü güce sahip bir canavar haline gelmiştir.
orihara izaya'dan nefret eder ve onu gördüğü yerde öldürmeyi amaçlar.
shizuo, sinirlendiğinde o an elinde ne varsa kırar ve kavgaya girişir. çocukken lolipop, şimdilerde ise sigarayı kırıp ezer ve trafık tabelası, otomat, otomobil ne bulursa düşmanının üzerine savurarak dövüşür.
kendisi çok güçlü ve havalı bir karakter olup anime ve manga serilerindeki favori karakterlerimden birisidir.

otakuturk.net/foto
çoçukken ona ait yiyeceğin kardeşi tarafından yenilmesine sinirlenmiş ve buzdolabını sırtlamıştır. o günden itibaren insan üstü bir güce sahip olduğu ortaya çıkmıştır. şiddetten nefret eder. ancak sinirlendiğinde istem dışı olarak sinirlendiği kişilerin ağzını yüzünü kırar. güçlü olmasına rağmen zayıf kemikleri olduğundan dolayı sürekli kavga ettikten sonra kazansa bile sakatlanmış ve hastanelik olmuştur. bir gün market sahibi bir kadının süt ikram etmesiyle süt içmeye başlamış ve kemiklerinin güçlenmesiyle artık sakatlıklardan da uzaklaşmıştır. O günden itibaren yenilmez ve insanüstü güce sahip bir canavar haline gelmiştir.
orihara izaya'dan nefret eder ve onu gördüğü yerde öldürmeyi amaçlar.
shizuo, sinirlendiğinde o an elinde ne varsa kırar ve kavgaya girişir. çocukken lolipop, şimdilerde ise sigarayı kırıp ezer ve trafık tabelası, otomat, otomobil ne bulursa düşmanının üzerine savurarak dövüşür.
kendisi çok güçlü ve havalı bir karakter olup anime ve manga serilerindeki favori karakterlerimden birisidir.

otakuturk.net/foto
ilk gördüğünüzde aklınıza one piece serisinden bir karakterin gülüş tarzı gibi gelse de durarara bir animedir ve güzel de bir seridir. ikebukuro'da geçen hikayemizde, seri boyunca fırtına estirecek kişilerin ve ekiplerin çoğu daha ilk bölümde gösterilir. anlayacağınız gizemlerle dolu ve bol aksiyonlu bir seridir. tüm bunların yanında bolca güleceğiniz de garanti edilir. Ayrıca seride, her an, herhangi bir yerde bir kavga çıkabilir. her yerde kavga eden birilerine, uçan otomatlara ve yol tabelalarına, size karşı sürekli gülen birine, hatta zenci bir rus'la bile karşılaşabilirsiniz. 10 numara seridir. mutlaka izlenmelidir diye düşünüyorum. ayrıca favori serilerimden birisi olduğunu da belirtmek istiyorum.
mangası 2009 yılından beri devam eden, anime olarak ise ilk kez 2010 yılında 26 bölüm olarak yayınlanmış olan seridir. serinin ikinci sezonu ocak 2015-mart 2016 arasında 3 parça ve 36 bölüm olarak yayınlanmıştır.
konusu: mikado ryugamine, liseyi okumak için ikebukuro şehrine gelmiştir. yeni ve büyük bir şehire gelmekten dolayı heyecanlı olan mikado'yu arkadaşı kida masaomi, tren istasyonunda karşılamış ve ona şehir hakkında bilgi vermiştir.
Şehir hakkında konuşmaya devam ederken kida, mikado'ya şehirdeki birçok çetenin varlığından bahseder. her çetenin bir rengi olduğunu ve bu çeteler arasında çok ciddi savaşlar olduğunu söyler. Ayrıca şehirde bu çetelerden daha çok dikkat etmesi gereken kişiler ve gruplar olduğu konusunda onu uyarır ve bu kişilere asla bulaşmamasını söyler.
bu kişiler ve gruplar; barmen elbisesi giyen ve şehirdeki en güçlü kişi olan Heiwajima Shizuo, her türlü bilgiye istediği gibi ulaşabilen ve karşılığını ödeyen herkese istediği bilgiyi satan muhbir orihara izaya, şehirdeki en büyük ve en tehlikeli çete olan dollars ve doğaüstü bir yaratık olan başsız sürücü celty sturluson'dur.
Ancak mikado, ne yaparsa yapsın bir şekilde bulaşmaması gereken herkese bulaşacak ve kendisini içinden çıkılmaz birçok durumun ortasında bulacaktır.
izleme sırası:
-durarara
-durarara x2 shou
-durarara x2 ten
-durarara x2 ketsu

otakuturk.net/foto
opening 1
mangası 2009 yılından beri devam eden, anime olarak ise ilk kez 2010 yılında 26 bölüm olarak yayınlanmış olan seridir. serinin ikinci sezonu ocak 2015-mart 2016 arasında 3 parça ve 36 bölüm olarak yayınlanmıştır.
konusu: mikado ryugamine, liseyi okumak için ikebukuro şehrine gelmiştir. yeni ve büyük bir şehire gelmekten dolayı heyecanlı olan mikado'yu arkadaşı kida masaomi, tren istasyonunda karşılamış ve ona şehir hakkında bilgi vermiştir.
Şehir hakkında konuşmaya devam ederken kida, mikado'ya şehirdeki birçok çetenin varlığından bahseder. her çetenin bir rengi olduğunu ve bu çeteler arasında çok ciddi savaşlar olduğunu söyler. Ayrıca şehirde bu çetelerden daha çok dikkat etmesi gereken kişiler ve gruplar olduğu konusunda onu uyarır ve bu kişilere asla bulaşmamasını söyler.
bu kişiler ve gruplar; barmen elbisesi giyen ve şehirdeki en güçlü kişi olan Heiwajima Shizuo, her türlü bilgiye istediği gibi ulaşabilen ve karşılığını ödeyen herkese istediği bilgiyi satan muhbir orihara izaya, şehirdeki en büyük ve en tehlikeli çete olan dollars ve doğaüstü bir yaratık olan başsız sürücü celty sturluson'dur.
Ancak mikado, ne yaparsa yapsın bir şekilde bulaşmaması gereken herkese bulaşacak ve kendisini içinden çıkılmaz birçok durumun ortasında bulacaktır.
izleme sırası:
-durarara
-durarara x2 shou
-durarara x2 ten
-durarara x2 ketsu

otakuturk.net/foto
opening 1
basilisk kouga ninpou chou (basilisk) animesinin ikinci ve devam sezonu olup, ilk sezondaki hikayenin 10 yıl sonrasını anlatmaktadır.
zamanında mtv türkiye kanalında yayınlanan anime gecesi programının bizlere tanıtmış olduğu güzel ve sürükleyici bir seridir. ayrıca ülkemizde animez kanalında da yayınlanmıştır.
seri her türlü kendini izletir. samuray ve ninjaların savaşının anlatıldığı bir seri olmasına rağmen benzer konuyu işleyen birçok seriden daha fazla şiddet, savaş, cinsellik ve kan içeren seinen bir seridir. izleyip, beğenmeme ihtimaliniz yok denecek kadar azdır. Ayrıca türkçe dublaj seçeneği de vardır. Hem altyazılı hemde dublajlı olarak seyretmiş biri olarak söyleyebilirim ki türkçe dublajı da iyidir.
konusu: iga ve kouga klanları arasında yüzyıllardır süren bir savaş vardır. her iki tarafta bu savaşta sayısız kayıp vermiş ve birçok kişi bu savaş yüzünden acı çekmiştir. Şimdilerde ise iki klan arasında bir barış hakimdir. iga klanından oboro ile kouga klanından kouga gennousuke birbirlerine aşıklardır ve evlenerek bu savaşa tamamen bir son vermek istemektedirler. Ancak İki klandan da bu evliliğin önüne geçmek isteyenler vardır.
shogun tokugawa'nın iki tane oğlu vardır ve kendinden sonra ülkenin başına geçecek varisi belirlemek için bu iki klanın yöneticisini yanına çağırır. onlardan klanlarından 10'ar kişi seçerek ölümüne savaşmalarını ister ve kazanan tarafın kim olacağına bağlı olarak oğullarından birinin varis olarak atanacağını, kazanan klana da sınırsız refah ve huzur bağışlayacağı vaadinde bulunur. Bu durum üzerine iki klan arasındaki barış sona erer ve savaş başlar.
basilisk izleme sırası:
-basilisk kouga ninpou chou
-basilisk ouka ninpou chou

otakuturk.net/foto
opening 1
seri her türlü kendini izletir. samuray ve ninjaların savaşının anlatıldığı bir seri olmasına rağmen benzer konuyu işleyen birçok seriden daha fazla şiddet, savaş, cinsellik ve kan içeren seinen bir seridir. izleyip, beğenmeme ihtimaliniz yok denecek kadar azdır. Ayrıca türkçe dublaj seçeneği de vardır. Hem altyazılı hemde dublajlı olarak seyretmiş biri olarak söyleyebilirim ki türkçe dublajı da iyidir.
konusu: iga ve kouga klanları arasında yüzyıllardır süren bir savaş vardır. her iki tarafta bu savaşta sayısız kayıp vermiş ve birçok kişi bu savaş yüzünden acı çekmiştir. Şimdilerde ise iki klan arasında bir barış hakimdir. iga klanından oboro ile kouga klanından kouga gennousuke birbirlerine aşıklardır ve evlenerek bu savaşa tamamen bir son vermek istemektedirler. Ancak İki klandan da bu evliliğin önüne geçmek isteyenler vardır.
shogun tokugawa'nın iki tane oğlu vardır ve kendinden sonra ülkenin başına geçecek varisi belirlemek için bu iki klanın yöneticisini yanına çağırır. onlardan klanlarından 10'ar kişi seçerek ölümüne savaşmalarını ister ve kazanan tarafın kim olacağına bağlı olarak oğullarından birinin varis olarak atanacağını, kazanan klana da sınırsız refah ve huzur bağışlayacağı vaadinde bulunur. Bu durum üzerine iki klan arasındaki barış sona erer ve savaş başlar.
basilisk izleme sırası:
-basilisk kouga ninpou chou
-basilisk ouka ninpou chou

otakuturk.net/foto
opening 1
bol güldüren, eğlenceli, izlerken sıkılmayacağınız ve klasik shounenlerden farklı tarzda bir shounen seri arıyorsanız, beelzebub serisi tam size göre demektir.
Ryuhei Tamura tarafından çizilen, mangası 2008-2015 yılları arasında 28 cilt, animesi ise 2011-2012 yılları arasında 60 bölüm olarak yayınlanmıştır.
konusu: ishiyama lisesi öğrencilerinden birisi olan oga tatsumi, okuldaki en belalı öğrencidir ve lakabı şeytandır. Okulu astığı ve ırmak kenarında kavga ettiği bir gün bir bebek bulur. Ancak bu bebek öyle sıradan bir bebek değildir. iblisler kralı tarafından dünyayı yok etmesi için gönderilmiş olan oğlu beelzebub'tır.
beelzebub (baby beel), henüz bir bebek olduğu için, büyüyüp dünyayı yok edeceği vakit gelene kadar ona bir bakıcı gerekmektedir ve Bu bakıcı, ya saf kötü ya da çok güçlü birisi olmalıdır. oga, hem saf kötü hemde çok güçlü birisi olduğu için, daha durumun ne olduğunu anlamadan baby beel çoktan ona bağlanmıştır.
bir takım olaylar sonucunda durumu öğrenen oga, baby beel'den kurtulmak için kendisinden daha güçlü ve daha kötü olan birisini bulup bu bebekten kurtulmak için, her biri birbirinden güçlü bir sürü kişiye meydan okur ve onlara karşı savaşır. Acaba, Oga kendisinden daha kötü veya daha güçlü birisini bulabilecek midir?

otakuturk.net/foto
opening 1
Ryuhei Tamura tarafından çizilen, mangası 2008-2015 yılları arasında 28 cilt, animesi ise 2011-2012 yılları arasında 60 bölüm olarak yayınlanmıştır.
konusu: ishiyama lisesi öğrencilerinden birisi olan oga tatsumi, okuldaki en belalı öğrencidir ve lakabı şeytandır. Okulu astığı ve ırmak kenarında kavga ettiği bir gün bir bebek bulur. Ancak bu bebek öyle sıradan bir bebek değildir. iblisler kralı tarafından dünyayı yok etmesi için gönderilmiş olan oğlu beelzebub'tır.
beelzebub (baby beel), henüz bir bebek olduğu için, büyüyüp dünyayı yok edeceği vakit gelene kadar ona bir bakıcı gerekmektedir ve Bu bakıcı, ya saf kötü ya da çok güçlü birisi olmalıdır. oga, hem saf kötü hemde çok güçlü birisi olduğu için, daha durumun ne olduğunu anlamadan baby beel çoktan ona bağlanmıştır.
bir takım olaylar sonucunda durumu öğrenen oga, baby beel'den kurtulmak için kendisinden daha güçlü ve daha kötü olan birisini bulup bu bebekten kurtulmak için, her biri birbirinden güçlü bir sürü kişiye meydan okur ve onlara karşı savaşır. Acaba, Oga kendisinden daha kötü veya daha güçlü birisini bulabilecek midir?

otakuturk.net/foto
opening 1
güzel ve bir oturuşta sıkılmadan izleyeceğiniz bir seri olup bittiğinde, "devamı yok mu?" diyeceğiniz ya da hemen mangasını okumaya başlayacağınız bir seridir. bol argo, küfür, şiddet ve kan içerir. kaliteli bir yapımdır ve izlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
mangası 2007-2013 yılları arasında 13 cilt olarak, animesi ise 2011 yılında 12 bölüm olarak yayınlanmıştır ve seinen bir seridir.
konusu: okuluna yapılan bir saldırı sonucunda, sınıfındaki tüm arkadaşları ölen ve tek başına hayatta kalan ganta igarashi isimli bir genç, saldırıdan ve tüm arkadaşlarının ölümünden sorumlu tutulmaktadır. yaşanan olaylardan dolayı büyük bir üzüntü ve şok geçiren ganta, hiçbir suçu olmamasına rağmen, avukatı tarafından kandırılarak tüm suçu o işlemiş gibi gösterilir. Mahkeme kararı doğrultusunda idam cezası alan ganta, dünyanın en ilginç hapishanelerınden birisi olan ve idam suçlularının insanları eğlendirmesi için ölümüne yarıştırıldığı ya da dövüştürüldüğü bir hapishaneye yani deadman wonderland'e gönderilir. Ganta, suçsuz olduğunu ispat edebilecek mi? ya da suçsuz olduğunu kanıtlayamadan canice bir şekilde infaz mı edilecek? izleyip öğreneceğiz...

otakuturk.net/foto
opening 1
mangası 2007-2013 yılları arasında 13 cilt olarak, animesi ise 2011 yılında 12 bölüm olarak yayınlanmıştır ve seinen bir seridir.
konusu: okuluna yapılan bir saldırı sonucunda, sınıfındaki tüm arkadaşları ölen ve tek başına hayatta kalan ganta igarashi isimli bir genç, saldırıdan ve tüm arkadaşlarının ölümünden sorumlu tutulmaktadır. yaşanan olaylardan dolayı büyük bir üzüntü ve şok geçiren ganta, hiçbir suçu olmamasına rağmen, avukatı tarafından kandırılarak tüm suçu o işlemiş gibi gösterilir. Mahkeme kararı doğrultusunda idam cezası alan ganta, dünyanın en ilginç hapishanelerınden birisi olan ve idam suçlularının insanları eğlendirmesi için ölümüne yarıştırıldığı ya da dövüştürüldüğü bir hapishaneye yani deadman wonderland'e gönderilir. Ganta, suçsuz olduğunu ispat edebilecek mi? ya da suçsuz olduğunu kanıtlayamadan canice bir şekilde infaz mı edilecek? izleyip öğreneceğiz...

otakuturk.net/foto
opening 1
arkadi ve boris strugatski kardeşler tarafından yazılan ve ilk kez 1977 yılında yayınlanan bilim kurgu romanının ismidir.
ayrıca kitap, ithaki yayınları bilim kurgu klasikleri dizisi'nin 2. kitabıdır.
konusu: dimitri malyanov isimli bir bilim adamı, bilimsel bir proje üzerinde çalışıyor ve bu projenin kendisine nobel ödülünü kazandıracağına inanıyor. çalışırken rahatsız edilmemek ve çalışmasına daha fazla odaklanabilmek için ailesini bir süreliğe kayınvalidesinin evine yolluyor. Ancak evde yalnız kalmasına rağmen sürekli rahatsız ediliyor. zırt pırt telefon ve zil çalıyor, derken kendisi hiç sipariş vermemesine rağmen eve parası ödenmiş bir koli alkol ve yiyecek geliyor. bununla da bitmiyor ve kendisini eşinin bir arkadaşı olarak tanıtan, tüm erkeklerin peşinde koştuğu, güzel fizikli ve alımlı bir kadın misafir olarak geliyor. tam rahatladğını düşündüğü sırada ise başka bir takım olaylar oluyor ve asla çalışmasına devam edemiyor. Acaba bu olaylar bir tesadüf mü yoksa birileri bu projenin tamamlanmasına engel mi olmak istiyor?
kişisel yorumum: öncelikle kitabın 150 sayfa olduğunu ve normal koşullarda 150 sayfa bir kitabı başladığım gün bitirdiğimi belirtmek isterim. Ancak bu kitabı bitirmem 2 günümü aldı. gerçekten güzel ve sürükleyici bir girişi olmasına rağmen ilerleyen sayfalarda bir yığın bilimsel ifade ve birçok bilim dalından farklı bilgilerin karmakarışık bir şekilde sunulması yüzünden, kitabın ortalarına doğru biraz sıktı ve ara vermek mecburiyetinde kaldım. ancak kitabın sonu da başlangıcı gibi sürükleyici bittiği için mutlu oldum.
kitabın bir diğer sıkıntısı da rusların hitap şekilleri, hangi rus edebiyatı eserini okursam okuyayım, karakterlere birçok farklı şekilde hitap etme olayı beni bitiriyor. örnek vermek gerekirse kitabın ana karakterinin ismi dimitri malyanov fakat kitap içerisinde karaktere dimitri, malyanov, dimka, dimkin, dimoçka, mitya, mitka vs. diye birçok farklı şekilde hitap ediliyor. Hikayenin diğer ana ve Yan karakterlerinde de durum böyle olunca kitap içerisinde tam bir curcuna var diyebilirim.
son olarak hikayede birçok proje ve bilim adamı var ama bu projelere çok az değiniliyor. bu projeler çok önemli hatta nobel değeri olan projeler olarak gösteriliyor ama projelerden çok çok az bahsediliyor. bahsedildiklerinde ise o kadar çok bilimsel ifade kullanılmış ki anlamak için bir kimyager ya da fizikçi olmak gerekiyor. hatta o bile tam yeterli gelmeyebilir diye düşünüyorum.
Kitabın bana, bilim kurgu eserinden ziyade dönemsel olarak üstü kapalı eleştiri ve birazda felsefi bir kitapmış gibi geldiğine de değinmeden edemeyeğim. yine de kitabın güzel olduğunu belirtmek isterim.
neyse şimdilik burada bırakayım yoksa kısacık kitap hakkında bilmem kaç sayfa yazı yazacakmışım gibi hissediyorum. kitapların güzel yanı da bu işte...
son olarak kitabı okumanızı öneririm fakat bu kitabın herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. başlayıp yarım bırakmanızdansa çoğunuzun hiç başlamamasını tavsiye ederim. Ancak aranızda rus edebiyatı sevenler varsa hiç tereddütsüz başlasınlar derim. çünkü tam onlara uygun bir kitap olduğu kanaatindeyim.

otakuturk.net/foto
ayrıca kitap, ithaki yayınları bilim kurgu klasikleri dizisi'nin 2. kitabıdır.
konusu: dimitri malyanov isimli bir bilim adamı, bilimsel bir proje üzerinde çalışıyor ve bu projenin kendisine nobel ödülünü kazandıracağına inanıyor. çalışırken rahatsız edilmemek ve çalışmasına daha fazla odaklanabilmek için ailesini bir süreliğe kayınvalidesinin evine yolluyor. Ancak evde yalnız kalmasına rağmen sürekli rahatsız ediliyor. zırt pırt telefon ve zil çalıyor, derken kendisi hiç sipariş vermemesine rağmen eve parası ödenmiş bir koli alkol ve yiyecek geliyor. bununla da bitmiyor ve kendisini eşinin bir arkadaşı olarak tanıtan, tüm erkeklerin peşinde koştuğu, güzel fizikli ve alımlı bir kadın misafir olarak geliyor. tam rahatladğını düşündüğü sırada ise başka bir takım olaylar oluyor ve asla çalışmasına devam edemiyor. Acaba bu olaylar bir tesadüf mü yoksa birileri bu projenin tamamlanmasına engel mi olmak istiyor?
kişisel yorumum: öncelikle kitabın 150 sayfa olduğunu ve normal koşullarda 150 sayfa bir kitabı başladığım gün bitirdiğimi belirtmek isterim. Ancak bu kitabı bitirmem 2 günümü aldı. gerçekten güzel ve sürükleyici bir girişi olmasına rağmen ilerleyen sayfalarda bir yığın bilimsel ifade ve birçok bilim dalından farklı bilgilerin karmakarışık bir şekilde sunulması yüzünden, kitabın ortalarına doğru biraz sıktı ve ara vermek mecburiyetinde kaldım. ancak kitabın sonu da başlangıcı gibi sürükleyici bittiği için mutlu oldum.
kitabın bir diğer sıkıntısı da rusların hitap şekilleri, hangi rus edebiyatı eserini okursam okuyayım, karakterlere birçok farklı şekilde hitap etme olayı beni bitiriyor. örnek vermek gerekirse kitabın ana karakterinin ismi dimitri malyanov fakat kitap içerisinde karaktere dimitri, malyanov, dimka, dimkin, dimoçka, mitya, mitka vs. diye birçok farklı şekilde hitap ediliyor. Hikayenin diğer ana ve Yan karakterlerinde de durum böyle olunca kitap içerisinde tam bir curcuna var diyebilirim.
son olarak hikayede birçok proje ve bilim adamı var ama bu projelere çok az değiniliyor. bu projeler çok önemli hatta nobel değeri olan projeler olarak gösteriliyor ama projelerden çok çok az bahsediliyor. bahsedildiklerinde ise o kadar çok bilimsel ifade kullanılmış ki anlamak için bir kimyager ya da fizikçi olmak gerekiyor. hatta o bile tam yeterli gelmeyebilir diye düşünüyorum.
Kitabın bana, bilim kurgu eserinden ziyade dönemsel olarak üstü kapalı eleştiri ve birazda felsefi bir kitapmış gibi geldiğine de değinmeden edemeyeğim. yine de kitabın güzel olduğunu belirtmek isterim.
neyse şimdilik burada bırakayım yoksa kısacık kitap hakkında bilmem kaç sayfa yazı yazacakmışım gibi hissediyorum. kitapların güzel yanı da bu işte...
son olarak kitabı okumanızı öneririm fakat bu kitabın herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. başlayıp yarım bırakmanızdansa çoğunuzun hiç başlamamasını tavsiye ederim. Ancak aranızda rus edebiyatı sevenler varsa hiç tereddütsüz başlasınlar derim. çünkü tam onlara uygun bir kitap olduğu kanaatindeyim.

otakuturk.net/foto
çevirdikleri serileri kendi sitelerinden önce farklı platformlara yükleyen çevirmenler ve fansublar
bu aralar çevirmenlere ve çeviri ekiplerine biraz fazla yüklendim biliyorum ama yapacak bir şey yok. bazı konular maalesef göz ardı edilebilecek gibi değil ve bu konulardan birisi de çevirisini yaptıkları serileri kendi sitelerinden evvel farklı platformlara yükleyen çevirmen ve fansublar olması...
bazı çevirmen ve fansublara bakıyorum hatta bazı demeyeyim %80-90'ı böyle, manga ve/veya animeyi çevirip editliyorlar vs. sonra kendi sitelerinden önce bakıyorsun ki çevrimiçi izleme ve okuma sitelere yüklemişler. hatta bazıları var seriyi her hafta günü gününe çevirip bu sitelere yüklüyorlar ama kendi sitesine bilmem kaç gün sonra yüklüyorlar veya kendi sitelerine hiç yüklemiyorlar. çok merak ediyorum. neden??? her şeyi siz yapmanıza rağmen neden kendi sitenize yüklemiyorsunuz da başka sitelere yüklüyorsunuz? işin daha çok sinir bozan tarafı ise kimsenin bu durumu yadırgamaması ve herkesin normal bir şeymiş gibi davranması oluyor.

otakuturk.net/foto
örnek vermek gerekirse, bir süre önce popüler bir serinin bir bölümü, her hafta yayınlandığı gün değil de 3 gün sonra yayınlandı. yayınlandığı gün, siteye yükleyen kişi, bir takım nedenlerden ötürü bölümün geç geldiğini yazdı ama bunu videoyu yüklediği çevrimiçi izleme platformuna yazdı. Tabi bunun üstüne hemen ekibin sitesine baktım ama konuyla ilgili bir açıklama göremedim.
şimdi daha ilginç bir şey yazayım. geçen bu 3 günlük süre boyunca birçok kişi, birçok farklı anime izleme platformunda, "yeni bölüm nerede kaldı" diye yorum yaparken, çeviri ekibinin sitesine gidip soran kişi sayısı bu sayının belki 10'da 1'idir, belki daha düşüktür. hatta çeviriyi, izlediği platformun yaptığını düşünen kişilerin sayısı bile fansub'un sitesine gidip soran kişi sayısından fazladır.

otakuturk.net/foto
asıl konuya dönüyorum. bundan 9-10 sene evvel yani çevrimiçi anime izleme/okuma platformlarının daha yeni yeni ortaya çıktığı zamanlardan bahsediyorum. fansublar sadece kendi sitelerine yükleme yaparlardı. serileri, fansubların sitelerinde verdikleri linklerden indirirdik. bazı fansubların ise kendi çevrimiçi izleme ve/veya çevrimiçi okuma platformları vardı oralardan okur veya izlerdik. bunlara ek olarak bazı film izleme sitelerinde de anime izleme seçeneği vardı. mesela kapanan dizifa vardı. asya ve kore dizi izleme siteleri vardı.
yukarıda anlattığım dönemlerde bu yeni yeni kurulan çevrimiçi anime izleme platformlarından bazıları, fansublardan izinsiz videolarını alıp sitelerinde paylaştığı için, o günlerde faaliyet gösteren birçok fansub tarafından protesto edilmişti. bugün platformalarda gördüğünüz fansub seçenekleri eskiden "bakın bu videoyu biz bu fansub'tan (ç)aldık" demek için kullanılırdı. birçok çevrimiçi izleme platformu kuruldu, yayından kaldırıldı. yerlerine yenileri kuruldu vs. birçok şey yaşandı derken, takribi 2013-2014 yıllarında durum şuan ki halini aldı. yani artık ne platformlar fansublardan video (ç)alıyordu ne de fansublar buna karşı çıkıyordu aksine fansublar bu sitelere animeleri ve mangaları kendileri yüklemeye başlamışlardı. aradan yıllar geçti ve durum şimdiki halini aldı. birçok fansub kendi sitesinden önce çevirilerini bu platformlarda yayınlamaya başladı.
Tüm bunların ardından yıllarca bu sektörün içinde olup sektörü yakından takip eden biri olarak bana da sormak kaldı. bu durum neden böyle bir hal aldı?

otakuturk.net/foto
bazı çevirmen ve fansublara bakıyorum hatta bazı demeyeyim %80-90'ı böyle, manga ve/veya animeyi çevirip editliyorlar vs. sonra kendi sitelerinden önce bakıyorsun ki çevrimiçi izleme ve okuma sitelere yüklemişler. hatta bazıları var seriyi her hafta günü gününe çevirip bu sitelere yüklüyorlar ama kendi sitesine bilmem kaç gün sonra yüklüyorlar veya kendi sitelerine hiç yüklemiyorlar. çok merak ediyorum. neden??? her şeyi siz yapmanıza rağmen neden kendi sitenize yüklemiyorsunuz da başka sitelere yüklüyorsunuz? işin daha çok sinir bozan tarafı ise kimsenin bu durumu yadırgamaması ve herkesin normal bir şeymiş gibi davranması oluyor.

otakuturk.net/foto
örnek vermek gerekirse, bir süre önce popüler bir serinin bir bölümü, her hafta yayınlandığı gün değil de 3 gün sonra yayınlandı. yayınlandığı gün, siteye yükleyen kişi, bir takım nedenlerden ötürü bölümün geç geldiğini yazdı ama bunu videoyu yüklediği çevrimiçi izleme platformuna yazdı. Tabi bunun üstüne hemen ekibin sitesine baktım ama konuyla ilgili bir açıklama göremedim.
şimdi daha ilginç bir şey yazayım. geçen bu 3 günlük süre boyunca birçok kişi, birçok farklı anime izleme platformunda, "yeni bölüm nerede kaldı" diye yorum yaparken, çeviri ekibinin sitesine gidip soran kişi sayısı bu sayının belki 10'da 1'idir, belki daha düşüktür. hatta çeviriyi, izlediği platformun yaptığını düşünen kişilerin sayısı bile fansub'un sitesine gidip soran kişi sayısından fazladır.

otakuturk.net/foto
asıl konuya dönüyorum. bundan 9-10 sene evvel yani çevrimiçi anime izleme/okuma platformlarının daha yeni yeni ortaya çıktığı zamanlardan bahsediyorum. fansublar sadece kendi sitelerine yükleme yaparlardı. serileri, fansubların sitelerinde verdikleri linklerden indirirdik. bazı fansubların ise kendi çevrimiçi izleme ve/veya çevrimiçi okuma platformları vardı oralardan okur veya izlerdik. bunlara ek olarak bazı film izleme sitelerinde de anime izleme seçeneği vardı. mesela kapanan dizifa vardı. asya ve kore dizi izleme siteleri vardı.
yukarıda anlattığım dönemlerde bu yeni yeni kurulan çevrimiçi anime izleme platformlarından bazıları, fansublardan izinsiz videolarını alıp sitelerinde paylaştığı için, o günlerde faaliyet gösteren birçok fansub tarafından protesto edilmişti. bugün platformalarda gördüğünüz fansub seçenekleri eskiden "bakın bu videoyu biz bu fansub'tan (ç)aldık" demek için kullanılırdı. birçok çevrimiçi izleme platformu kuruldu, yayından kaldırıldı. yerlerine yenileri kuruldu vs. birçok şey yaşandı derken, takribi 2013-2014 yıllarında durum şuan ki halini aldı. yani artık ne platformlar fansublardan video (ç)alıyordu ne de fansublar buna karşı çıkıyordu aksine fansublar bu sitelere animeleri ve mangaları kendileri yüklemeye başlamışlardı. aradan yıllar geçti ve durum şimdiki halini aldı. birçok fansub kendi sitesinden önce çevirilerini bu platformlarda yayınlamaya başladı.
Tüm bunların ardından yıllarca bu sektörün içinde olup sektörü yakından takip eden biri olarak bana da sormak kaldı. bu durum neden böyle bir hal aldı?

otakuturk.net/foto
nanatsu no taizai serisinin ikinci sezonudur ve ilk sezonun kaldığı yerden devam etmektedir.
one piece serisinde, yeni dünya olarak bilinen denizdeki en güçlü 4 korsan'a verilen isimdir. 4 imparator olarak da bilinmektedirler.
yonkou'lar ve güncel kelle ödülleri
-shanks - 4 milyar 48 milyon 900 bin belly
-charlotte linlin (big mom) - 4 milyar 388 milyon 600 bin belly
-kaido - 4 milyar 611 miyon 100 bin belly
-karasakal (marshall d. teach) - 2 milyar 247 milyon 600 bin belly
eski yonkou
-beyazsakal (edward newgate) - 5 milyar 46 milyon 600 bin belly

otakuturk.net/foto
yonkou'lar ve güncel kelle ödülleri
-shanks - 4 milyar 48 milyon 900 bin belly
-charlotte linlin (big mom) - 4 milyar 388 milyon 600 bin belly
-kaido - 4 milyar 611 miyon 100 bin belly
-karasakal (marshall d. teach) - 2 milyar 247 milyon 600 bin belly
eski yonkou
-beyazsakal (edward newgate) - 5 milyar 46 milyon 600 bin belly

otakuturk.net/foto
manga çeviri ekiplerine bakıyorum. çoğunlukla bir seriyi bir ekip çeviriyor. öyle her seriye de el atacağız demiyorlar. mesela x mangası popüler bir manga ve a ekibi çeviriyor diyelim. diğer ekipler gelip "biz de bu seriyi çevireceğiz" demiyorlar. çevirilmeyen ya da çevirisi yarım bırakılmış bir seri varsa ona el atıp onu çeviriyorlar. Ha bazen yavaş ilerleyen bir seriyi çevirmek isteyen bir ekip, çeviren ekiple konuşup anlaşarak çeviriyi devralabiliyor. Ancak kimse açgözlülük yapmıyor.
Ancak anime çeviri ekiplerine bakıyorum. Çoğunluğu nerede popüler bir anime var hemen Hepsi aynı anda üstüne atlıyor. tamam çeviren ekip sayısının fazla olması hem çeviri kalitesi hem de birden fazla seçenek olması bakımından çok iyi ama herkes popüler serilere yönelince çevirilmeyen bir yığın anime ortada kalıyor.
özetlemek gerekirse, anime çeviri ekiplerine bir düzen gerekiyor. hani tamam isteyen yine istediği seriyi çevirsin ama şöyle ekiplerin kurucuları toplansalar, deseler ki: "kardeşim bu sezon çıkacak animelerin listesi bu, popüler animeleri isteyen herkes çevirebilir ama geriye kalan animeler bunlar, hepsini düzenli ve organize şekilde çevireceğiz" diyerek, aralarında anlaşıp her biri bazı serilere el atsa, bu seriler hiç çevirilmemiş ya da yarım bırakılmasa fena olmaz mı?
anime çeviri ekipleri, hemen öyle olmaz falan demeyin. bakın manga çeviri ekipleri bunu yapabiliyorlar. bence siz de yapabilirsiniz diye düşünüyorum. bence siz de bir düşünün...
Ancak anime çeviri ekiplerine bakıyorum. Çoğunluğu nerede popüler bir anime var hemen Hepsi aynı anda üstüne atlıyor. tamam çeviren ekip sayısının fazla olması hem çeviri kalitesi hem de birden fazla seçenek olması bakımından çok iyi ama herkes popüler serilere yönelince çevirilmeyen bir yığın anime ortada kalıyor.
özetlemek gerekirse, anime çeviri ekiplerine bir düzen gerekiyor. hani tamam isteyen yine istediği seriyi çevirsin ama şöyle ekiplerin kurucuları toplansalar, deseler ki: "kardeşim bu sezon çıkacak animelerin listesi bu, popüler animeleri isteyen herkes çevirebilir ama geriye kalan animeler bunlar, hepsini düzenli ve organize şekilde çevireceğiz" diyerek, aralarında anlaşıp her biri bazı serilere el atsa, bu seriler hiç çevirilmemiş ya da yarım bırakılmasa fena olmaz mı?
anime çeviri ekipleri, hemen öyle olmaz falan demeyin. bakın manga çeviri ekipleri bunu yapabiliyorlar. bence siz de yapabilirsiniz diye düşünüyorum. bence siz de bir düşünün...
2015 yılından beridir manga çevirisi yapan ekiptir. drfiters, buzzer beater, barakamon ve hokuto no ken çevirdikleri serilerden bazılarıdır.
2013 yılından beri çeviri yapıp yayınlayan manga çeviri ekibidir. one piece, berserk ve hajime no ippo çevirdikleri mangalardan bazılarıdır. yıllardır düzgün, kaliteli ve istikrarlı bir şekilde manga çevirisi yapan bir ekiptir.
